İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /3. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 3. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2020/597 K.2020/3468

Taraflar arasındaki istirdat davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya…

Esas2020/597Karar2020/3468Tarih25 Haziran 2020Okuma5 dk · 969 kelime

KÜNYE

3. Hukuk Dairesi 2020/597 E., 2020/3468 K.·Mahkemesi :asliye Hukuk Mahkemesi

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
25 Haziran 2020
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

969 kelime·5 dk okuma·1 bölüm

Taraflar arasındaki istirdat davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:

YARGITAY KARARI

Davacı; davalı ile aralarında imzaladıkları Sağlık Hizmetleri Satın Alma Sözleşmesi ve Sağlık Uygulama Tebliğinin ilgili maddeleri gereğince düzenlenen faturalardan 2013 yılı Nisan ayı faturasında bazı hastalara uygulanan işlemlere ilişkin olarak 01.07.2013 tarih ve 35371153-02 sayılı komisyon kararı ile işlem bedelinde kesinti yapıldığını, söz konusu komisyon kararı ile yapılan kesintinin iptaline ve 44.334,28 TL borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı, davanın reddini istemiştir.

Mahkemece; açılan davanın kabulü ile, davalı tarafından davacı şirket aleyhine 01.07.2013 tarih ve 35371153-02 sayılı komisyon kararı gereği yapılan toplam 44.344,28 TL miktarındaki kesinti işleminin iptali ile davacı şirketin dava konusu kesinti işlemi nedeniyle davalı idareye borçlu olmadığının tespitine karar verilmiş; hüküm, süresi içerisinde davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

6100 sayılı HMK' nın 266. ve devamı maddeleri uyarınca; Çözümü özel ve teknik bilgiyi gerektiren hallerde hâkim bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verir. Bilirkişi raporunu hazırlarken raporun dayanağı olan somut ve özel nedenleri bilimsel verilere uygun olarak göstermek zorundadır. HMK' nın 278-279. maddelerine göre; bilirkişi raporu, Yargıtay denetimine elverişli olacak şekilde bilgi ve belgelere dayanan gerekçe ihtiva etmelidir. Ancak, bu şekilde hazırlanmış raporun denetimi mümkün olup, hükme dayanak yapılabileceğinin gözden uzak tutulmaması gerekir.

HMK’nın 281. maddesinde tarafların, bilirkişi raporunda eksik gördükleri hususların, bilirkişiye tamamlattırılmasını, belirsizlik gösteren hususlar hakkında ise bilirkişinin açıklama yapmasının sağlanmasını veya yeni bilirkişi atanmasını mahkemeden talep edebilecekleri, mahkeme bilirkişi raporundaki eksiklik yahut belirsizliğin tamamlanması veya açıklığa kavuşturulmasını sağlamak için bilirkişiden ek rapor alabileceği ayrıca gerçeğin ortaya çıkması için gerekli görürse, yeni görevlendireceği bilirkişi aracılığıyla, tekrar inceleme de yaptırabileceği açıklanmıştır.

Bilirkişiler, raporlarını hazırlarken raporun dayanağı olan somut ve özel nedenleri bilimsel verilere uygun olarak göstermek zorundadır. Bilirkişi raporu aynı zamanda Yargıtay denetimine de elverişli olacak şekilde bilgi ve belgeye dayanan gerekçe ihtiva etmelidir. Ancak, bu şekilde hazırlanmış raporun denetimi mümkün olup, hüküm kurmaya dayanak yapılabilir.

Bilirkişi raporu kural olarak hâkimi bağlamaz. Hâkim, raporu serbestçe takdir eder. Hâkim, raporu yeterli görmezse, bilirkişiden ek rapor isteyebileceği gibi gerçeğin ortaya çıkması için önceki bilirkişi veya yeniden seçeceği bilirkişi vasıtasıyla yeniden inceleme de yaptırabilir. Bilirkişi raporları arasındaki çelişki varsa hâkim çelişkiyi gidermeden karar veremez.

Somut olayda; mahkemece, gerekçe kısmı itibariyle hükme esas alınan 23.03.2015 tarihli bilirkişi raporunun sonuç kısmında; 4 adet faturaya ilişkin olarak toplam 6.698,75 TL'lik kesintinin yerinde olmadığının, davacı tarafça asıl alacağın 44.334,28 TL olduğu belirtilmekte ise de 37.635,53 TL farkın nereden kaynaklandığına açıklık getirilmediğinin, medula faturası sunulduğu takdirde gerçek alacaklarının ne olduğu hususunda görüş belirtebileceklerini, aksi takdirde davacının toplam alacağının 6.698,75 TL olduğu belirtilmiştir.

Dairemizce söz konusu raporun ayrıntılı incelenmesinde ; sonuç kısmında belirtilen 4 adet fatura toplamının hesap hatası yapılarak 4.693,19 TL yerine 6.698,75 TL yazıldığı ve sonuç kısmına bilirkişilerce kesinti yersiz olduğundan davacı alacağı olarak kabul edilen ancak hesaplamaya dahil edilmeyen iki adet (... faturasındaki 2.312,28 TL kesinti ile ... faturasındaki 1.434,24 TL kesinti) faturanın da bulunduğu görülmüştür.

Rapora ilişkin bir diğer çelişki ise; hastalar ... ve ...'in faturalarına ilişkin olarak; davacı dava dilekçesinde, yasal düzenleme doğrultusunda adı geçen hastalara kullanılan malzemeler ihale doğrudan temin sonuç bilgileri ekranına UBB kodları girilerek KİK fiyat ortalamasının alındığını, yaptığı işlemin doğru olduğunu bu nedenle kesintinin yerinde olmadığını beyan ettiği, söz konusu raporda ise davacının GMDN kodundan KİK ekran sorgulaması yapılarak fiyat ortalaması alındığı, bu doğrultuda faturalandırmanın yapıldığı, faturalamada fazla fiyat uygulamasının bulunmadığı,

bu nedenle kesintinin yerinde olmadığı belirtilerek davacının iddiası ile çeliştiği halde davacı lehine karar verilmesi yönünde görüş bildirilmiştir. Diğer taraftan bilirkişiler raporundaki hasta Eslem İlçin'e ait faturaya ilişkin kesinti gerekçesi ile davalı kurum inceleme raporunda belirtiği kesinti gerekçeleri birbirinden farklı tespit edilmiştir.

Bahsi geçen bilirkişi raporunda çelişkiler bulunmasına ve rapora taraflarca itiraz edilmesine rağmen Mahkemece, raporda sadece hesaplama hatası yapıldığı kabul edilerek yargılamaya devam edilmiştir. Davacı tarafça 2013 yılı Nisan ayına ait faturaların dosyaya eklenmesi üzerine alacağın yeniden hesaplanması amacıyla raporu hazırlayan sosyal güvenlik uzmanından alınan 10.11.2015 tarihli bilirkişi raporu ile, davacı tarafça medula faturaları ve hasta takip listelerinin birlikte sunulması gerektiği halde sadece 2013 yılı Nisan ayına ait faturaların sunulması nedeniyle mevcut belgeler doğrultusunda davacının toplam alacağının 6.698,75 TL olduğu konusunda görüş bildirdiği anlaşılmıştır.

Bu rapor üzerine Mahkemece, 23.03.2015 tarihli bilirkişi raporunun gerekçe kısmının tespitleri doğru kabul edilip kesinti yapılan toplam 6 adet faturada davacının alacağının hesaplanması amacıyla hesap uzmanı Avukat bilirkişiden alınan 25.02.2016 tarihli raporda, faturalarda toplam 8.439,71 TL kesinti yapıldığı belirtilmiştir.

Mahkemece, kesintinin yansıma bedelinin hesaplaması amacı ile de SSK Genel Müdürlüğü Emekli Başmüfettişinden 19.04.2016 tarihli rapor alınmış, rapora göre; 8.439,71 TL kesintinin yansımasının 44.334,29 TL olduğu belirtilmiş ve bu rapor doğrultusunda davanın kabulüne karar verilmiştir.

Oysa ki 23.03.2015 tarihli raporda; medula faturalarının sunulması halinde gerçek alacağın hesaplanabileceği, sosyal güvenlik uzmanının hazırladığı 10.11.2015 tarihli ek raporda ise medula faturaları ve hasta takip listelerinin birarada sunulması halinde alacağın net olarak hesaplanacağı belirtilmiştir.

Yukarıda anlatıldığı üzere, mahkemece gerekçe kısmı itibariyle hükme esas alınan ancak gerekçe kısmı itibariyle de çelişkili bulunan rapora dayanılarak, karar verilmesi yerinde görülmemiştir.

O halde, mahkemece; yukarıda açıklanan maddi olgular çerçevesinde, davacının talebi, davalının inceleme raporu, sağlık hizmetleri satın alma sözleşmesi, konu ile ilgili genelgeler ve Sağlık Uygulama Tebliğ hükümleri birlikte değerlendirilerek, önceki bilirkişiler dışında seçilecek konusunda uzman bilirkişilerden, davacı şirkete ait faturalarda yapılan kesintilerin haklı olup olmadığı noktasında, Yargıtay ve taraf denetimine elverişli rapor alınmak suretiyle, hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken; yetersiz bilirkişi raporları hükme esas alınarak, eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince davalı yararına BOZULMASINA, 6100 sayılı HMK'nun geçici madde 3 atfıyla 1086 sayılı HUMK'nın 440.maddesi gereğince kararın tebliğinden itibaren 15 günlük süre içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 25/06/2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2020/597, K. 2020/3468, 25 Haziran 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
3. Hukuk Dairesi
Esas No
2020/597
Karar No
2020/3468
Tarih
25 Haziran 2020

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2020/597 K.2020/5255
  • Yargıtay 13. Ceza Dairesi E.2020/597 K.2020/5153
  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2020/597 K.2020/1561
  • Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2020/597 K.2020/6185
  • Yargıtay 20. Ceza Dairesi E.2020/597 K.2020/2533
  • Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2020/598 K.2020/3469

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.