KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2020/6066 E., 2021/8166 K.·Mahkemesi :asliye Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 9 Eylül 2021
Karar Metni
526 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tazminat davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalı tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacılar; davalının arsa sahibi ile aralarındaki kat karşılığı inşaat sözleşmesi ile ... İlçesi, ... Mahallesi, ... ada, 6 parsel sayılı taşınmaz üzerine inşaat yapmayı taahhüt ettiğini, inşaatın tamamlanması ile birlikte davalıdan ayrı ayrı daire satın aldıklarını, ancak davalının daireleri sözleşmeye ve standartlara uygun olarak imal etmediğini, ortak alanlarda ve dairelerde can ve mal güvenliğini tehlikeye atacak şekilde çok sayıda ayıplı imalat bulunduğunu ileri sürerek, ayıplı ve eksik imalat bedeli olarak fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 20.000 TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiş, ıslah ile taleplerini 43.009 TL’ye yükseltmişlerdir.
Davalı; davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, davanın kısmen kabulüne, davacı... için 3.298,00 TL, davacı Rukiye Mıcık için 3.298,00 TL, davacı ... için 1.649,00 TL, davacı ... için 1.649,00 TL, davacı ... için 4.960,00 TL, davacı ... için 4.960,00 TL ve davacı ... için 3.298,00 TL olmak üzere toplam 23.112,00 TL’nin ıslah (17/07/2012) tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı taraftan tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine, karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-5219 ve 5236 sayılı yasalar ile HUMK'nun 427. maddesinde öngörülen kesinlik sınırı 01.01.2018 tarihinden itibaren 2.590 TL'ye çıkarılmıştır.
Hüküm, karar tarihi itibariyle davacılar ... ve ... yönünden kesin niteliktedir. Kesin olan kararların temyiz istemleri hakkında mahkemece bir karar verilebileceği gibi, 01.06.1990 gün ve 1989/3 Esas 1990/4 Karar sayılı İçtihadı Birleştirme Kurulu Kararı uyarınca Yargıtay'ca da temyiz isteminin reddine karar verilebilir. Yukarıda açıklanan nedenlerle davalının, davacılar ... ve ... yönünden verilen karara yönelik temyiz isteminin miktar yönünden reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre yerinde olmayan davalının temyiz itirazlarının reddine karar verilmesi gerekmiştir.
3- Yargılama harçları ve giderleri, kural olarak davada haksız çıkan (aleyhine hüküm verilen) tarafa yükletilir. (HMK’nın 326. maddesi) Davada haksız çıkan tarafa yükletilecek olan yargılama harç ve giderleri hem davayı kazanan tarafın daha önce peşin olarak ödediği, hem de (karar ve ilam harcı ve Devlet Hazinesi tarafından peşin olarak ödenen giderler gibi) devlete ödenmesi gereken harçlar ve giderlerdir.
Dava, niteliği itibariyle nispi harca tabi olup, hüküm altına alınan miktar üzerinden ilam harcının davalıdan tahsiline karar verilmesi gerekirken, mahkemece anılan yönde bir karar verilmemiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyip kararın düzeltilerek onanması HUMK'un 438/7 maddesi hükmü gereğidir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2020/6066, K. 2021/8166, 9 Eylül 2021 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama