KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2021/2285 E., 2021/4955 K.·Mahkemesi :asliye Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Mayıs 2021
Karar Metni
772 kelime·4 dk okuma·1 bölüm
...
Taraflar arasındaki tazminat davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen kararın, süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacılar; davalıya ait elektrik direklerinden 31/01/2014 tarihinde çıkan yangın sonucunda evlerinin içindeki eşyalarla birlikte tamamen yandığını, hayvanlarının telef olduğunu ileri sürerek; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, şimdilik 5.000 TL maddi tazminat ile davacı ... için 50.000 TL, davacı ... için 30.000 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmişler; 23/07/2020 tarihli ıslah dilekçesi ile maddi tazminat taleplerini 15.151,44 TL’ye yükseltmişlerdir.
Davalı; bölgedeki elektrik bakım, arıza, onarım işlerini dava dışı ... Elektrik İnşaat San. ve Tic. Ltd. Şirketinin yaptığını, davanın bu şirkete ihbar edilmesini, yangının davacıların iç tesisatından çıktığını, şirketlerinin meydana gelen olayda kusuru bulunmadığını savunarak; davanın reddini istemiştir.
Mahkemece; davanın reddine yönelik olarak verilen karar, davacıların temyizi üzerine Dairece verilen 25/06/2018 tarihli ve 2016/20389 E. 2018/7069 K. sayılı ilamla "mahkemece, ceza dosyasındaki delil yetersizliğinden verilen beraat kararının bağlayıcı olmadığı dikkate alınarak uzman elektrik bilirkişilerinin de içinde bulunduğu bilirkişi kurulundan rapor alınması, yangının çıkış nedeninin duraksamaya yer bırakmayacak şekilde tespit edilmesi, tarafların yangının meydana gelmesinde kusuru bulunup bulunmadığı ve dolayısı ile zarardan sorumlu olup olmadıklarının belirlenmesi, illiyet bağını kesen nedenler varsa bunların irdelenmesi sonrasında sonucuna göre karar verilmesi gerektiği’" gerekçesiyle bozulmuştur.
Mahkemece; bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulü ile; 15.151,44 TL maddi tazminatın 31/01/2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı taraftan alınarak davacıya ödenmesine; davacı ... için 10.000 TL, davacı ... için 8.000 TL manevi tazminatın 31/01/2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı taraftan alınarak davacılara ödenmesine, fazlaya dair taleplerin reddine karar verilmiş; hüküm, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve bozmanın kapsamı dışında kalarak kesinleşmiş olan yönlere ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesinin artık mümkün olmamasına göre, taraf vekillerinin sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 10. maddesinde; ''(1) Manevi tazminat davalarında avukatlık ücreti, hüküm altına alınan miktar üzerinden bu Tarifenin üçüncü kısmına göre belirlenir. (2) Davanın kısmen reddi durumunda, karşı taraf vekili yararına bu Tarifenin üçüncü kısmına göre hükmedilecek ücret, davacı vekili lehine belirlenen ücreti geçemez. (3) Bu davaların tamamının reddi durumunda avukatlık ücreti, bu Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümüne göre hükmolunur. (4) Manevi tazminat davasının, maddi tazminat veya parayla değerlendirilmesi mümkün diğer taleplerle birlikte açılması durumunda; manevi tazminat açısından avukatlık ücreti ayrı bir kalem olarak hükmedilir." düzenlemesi yer almaktadır.
Yine, aynı Tarifenin 13. maddesinde ise; "(1) Bu Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde gösterilen hukuki yardımların konusu para veya para ile değerlendirilebiliyor ise avukatlık ücreti, davanın görüldüğü mahkeme için bu Tarifenin ikinci kısmında belirtilen maktu ücretlerin altında kalmamak kaydıyla (7 nci maddenin ikinci fıkrası, 10 uncu maddenin üçüncü fıkrası ile 12 nci maddenin birinci fıkrası, 16 ncı maddenin ikinci fıkrası hükümleri saklı kalmak kaydıyla) bu Tarifenin üçüncü kısmına göre belirlenir.
(2) Ancak, hükmedilen ücret kabul veya reddedilen miktarı geçemez. (3) Maddi tazminat istemli davanın kısmen reddi durumunda, karşı taraf vekili yararına bu Tarifenin üçüncü kısmına göre hükmedilecek ücret, davacı vekili lehine belirlenen ücreti geçemez. (4) Maddi tazminat istemli davaların tamamının reddi durumunda avukatlık ücreti, bu Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümüne göre hükmolunur." denilmektedir.
Yukarıdaki açıklamalar ışığında somut olayda; davacılar tarafından manevi tazminat davası, maddi tazminat talebi ile birlikte açıldığından, bu tazminat talebi yönünden de avukatlık ücretine ayrı bir kalem olarak hükmedilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile maddi ve manevi tazminat kalemlerinin toplamı üzerinden taraflar yararına vekalet ücretlerine hükmedilmesi doğru görülmemiştir. Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanması HUMK'nın 438/7 maddesi hükmü gereğidir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2021/2285, K. 2021/4955, 17 Mayıs 2021 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama