İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /3. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 3. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2023/2105 K.2023/3880

Taraflar arasında birleştirilerek görülen menfi tespit ve alacak davalarından dolayı yapılan yargılama sonunda, asıl davanın reddine birleşen davanın kabulüne karar verilmiştir. Mahkeme kararı asıl davada tereke temsilcisi tarafından temyiz edilmekle;…

Esas2023/2105Karar2023/3880Tarih21 Aralık 2023Okuma7 dk · 1.408 kelime

KÜNYE

3. Hukuk Dairesi 2023/2105 E., 2023/3880 K.·Davalı/birleşen Davada

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
21 Aralık 2023
Mahkemesi
Asliye Hukuk Mahkemesi
Sayısı
2020/38 E., 2023/5 K.
Dava tarihi
07.07.2011
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.408 kelime·7 dk okuma·12 bölüm

Taraflar arasında birleştirilerek görülen menfi tespit ve alacak davalarından dolayı yapılan yargılama sonunda, asıl davanın reddine birleşen davanın kabulüne karar verilmiştir. Mahkeme kararı asıl davada tereke temsilcisi tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacılar vekili, davalının, müvekkilerinin murisleri ...'ün de içinde yer aldığı toplam üç kişi hakkında icra takibi yaptığını, murisin ölümü üzerine mirasçılarının takibe dahil edildiklerini, murislerinin usulsüz tebliğ nedeniyle icraya itiraz ederek takibi durduramadığını, icra takibinin dayanağı taşınmaz satışına ilişkin belge olup, resmi şekil şartına uygun olmaması nedeniyle sözleşmenin ve sözleşmede kararlaştırılan cezai şartın geçerli olmadığını, ayrıca sözleşmedeki imza ve parmak izinin kendileri ve murislerine ait olmadığı gibi sözleşmede muhtar ve iki azanın imzasının bulunmadığını,

sözleşmenin geçersiz olduğunu ve geçersiz sözleşmeye dayalı cezai şart talep edilemeyeceğini iddia ederek. Kumru İcra Müdürlüğü'nün 2009/5 esaslı dosysında borçlu olmadıklarının tespiti ile takibin iptaline karar verilmesini istemiştir.

II. CEVAP

Davalı, sözleşmenin geçerli olduğunu savunarak, davanın reddini dilemiş, ilk bozma ilamından sonra birleşen davasında ise davalı ... ile yapılan harici sözleşme ile taşınmaz satın aldığını, taşınmazdan kadastro geçtiğini, ancak davalının itirazı üzerine adına tescil görmediğini, taşınmazın mülkiyetinin verilmemesi nedeniyle sözleşmeye göre ödediği bedeli ve cezai şart bedelini tahsil etmek üzere icra takibi yaptığını, takibe davalı ...'in haksız itiraz edilerek takibin durduğunu, süresinde itirazın iptali davası açamadığından eldeki davayı alacak davası olarak açtığını ileri sürerek; Kumru İcra Müdürlüğü'nün 2009/5 esas sayılı dosyası ile tahsilde tekerrür olmamak üzere 18.720,00 TL'nin 10.02.2009 tarihinden itibaren yasal faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.

III. MAHKEME KARARI

Mahkemenin 21.11.2012 tarih ve 2011/110 E.- 2012/158 K. sayılı kararı ile; asıl davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

A. Birinci Bozma Kararı

1. Mahkeme kararına karşı süresi içinde davalı vekilince temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Yargıtay (Kapatılan) 13. Hukuk Dairesinin 02.03.2015 tarihli ve 2014/26842 E., 2015/6253 K. sayılı ilamı ile; sair temyiz itirazlarının incelenmesine bu aşamada gerek görülmediğine karar verildikten sonra, harici satış sözleşmesinin konusu olan taşınmazın satış tarihi olan 26.10.2003 tarihi itibariyle tapulu olup olmadığı kesin olarak anlaşılamadığından,

mahkemece öncelikle bu hususta araştırma ve inceleme yapılarak sonucuna göre karar verilmesi gerektiği, yapılacak inceleme sonucunda satış tarihi itibariyle taşınmazın tapusuz olduğu ve davalıya zilyetliğinin satış tarihi itibariyle devrinin yapıldığının tespit edilmesi halinde, tapusuz taşınmazların haricen satışına ilişkin sözleşmenin geçerli olduğu,

aksi halde satış tarihi itibariyle taşınmazın tapulu olduğunun tespiti halinde satış sözleşmesinin geçerli olmaması nedeniyle davalının sözleşmede kararlaştırılan cezai şart bedelini talep edemeyeceği ancak sözleşmede satış bedeli olarak ödenen 3.000 Euro'nun sözleşmeyi imzalayan satıcıdan talep edebileceği gözetilerek, davacı ...'ün imzanın kendisine ait olmadığına dair itirazları da bu kapsamda değerlendirilerek sonucuna uygun karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde eksik inceleme ve hatalı değerlendirmeye dayalı olarak hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olduğu gerekçesiyle bozulmuştur.

B. İkinci Bozma Kararı

1. Bozmaya uyan Mahkemece, asıl davanın, davacı ... açmış olduğu davadan feragat ettiğinden onun davası hakkında karar verilmesine yer olmadığına, davacı ...'in Kumru İcra Müdürlüğünün 2009/5 E. sayılı dosyası ile takip gören alacağa ilişkin borçlu olmadığının tesbitine, takibin borçlu ... yönünden iptaline, davacıların kötüniyet tazminatı taleplerinin reddine, birleşen davanın ise konusuz kalmış olması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş, mahkeme kararı asıl dava davalısı birleşen dava davacısı tarafından temyiz edilmiştir.

2. Yargıtay (Kapatılan) 13. Hukuk Dairesinin 22.01.2020 tarihli ve 2016/21488 E.- 2020/456 K. sayılı bozma ilamı ile; “Asıl dava yönünden yapılan temyiz incelemesinde; "...Davacıların murisi dava açılmadan evvel icra takibi sırasında 27.5.2008 tarihinde vefat etmiştir. İcra dosyasında alacaklının talebi üzerine çıkartılan muhtırada mirasçıları olarak murisin çocukları ..., ..., Söz gösterilmiş olup bu kişilerin tamamı icra takibine dahil edilmişlerdir.

Mirasçılardan sadece ... ve ... eldeki davayı açmıştır. davaya konu alacak ilişkisine davacıların murisi ile davalı taraf olup, müteveffa ...'ün terekesinde, mirasçıları arasında elbirliği mülikiyeti hükümleri geçerlidir.

Elbirliği halinde mülkiyet hükümlerine tabi bulunan bir terekede, terekeye ilişkin tüm tasarruf işlemlerinin, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 640 ve 702 nci maddeleri uyarınca, tüm mirasçılar tarafından birlikte yapılması zorunlu olup, tasarrufi işlem niteliğindeki davanın da tüm mirasçılar tarafından birlikte yürütülmesi gerekir.

O halde, mahkemece, mirasçı davacılara diğer mirasçıların davaya katılımını sağlaması veya muvafakatini alması ya da terekeye temsilci tayin ettirmesi için süre verilerek taraf teşkilinin sağlanması, bundan sonra işin esasına girilerek bir karar verilmesi gerekir.

Birleşen dava yönünden yapılan temyiz incelemesinde. Davacı, davalı ve 26.10.2003 tarihli sözleşmede satıcı sıfatıyla yer alan kişiler aleyhine yürüttüğü icra takibine davalının haksız itiraz ettiğini, itirazın iptali davasını açma süresini kaçırdığından icra dosyası ile tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla açtığını ileri sürerek 18.720,00 TL'nin 10.02.2009 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini istemiş,

Dairemizce aleyhine icra takibi yürütülen Fadik mirasçılarının açtığı dava ile eldeki dava arasında hukuki ve fiili irtibatın bulunduğu ve bir dosyada verilecek hükmün diğerini etkileyebilecek nitelikte olduğu belirtilerek dosyaların birleştirilmesi gerektiği gerekçesi ile bozulmuştur.

Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılamada davaların birleştirilmesine karar verilmiş ancak ilk davada İsmet hakkında verilen hükümden sonra iş bu davanın konusu kalmadığı gerekçesiyle karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilmiştir...".

Asıl davada ... kendi adına değil ...'ün mirasçı sıfatıyla ondan kalan borç için mirasçı olarak menfi tespit davası açmış, birleşen dosyada ise davacı, davalı ...'e 26.10.2003 tarihli sözleşmede satıcı sıfatıyla yer alanlar arasında olduğu ve itirazın iptali davası açma süresini kaçırdığı için bizzat ona karşı alacak davası açmıştır. Görüldüğü gibi bu iki davanın konusu da, tarafların taraf olma sıfatları da birbirinden farklıdır.

O halde mahkemece, her iki davanın konusunun ve davalının davaya taraf olma sıfatının farklı olduğu nazara alınıp, dosya kapsamında bulunan deliller ve özellikle davalının 14.04.2016 havale tarihli dilekçeside belirttiği beyanları da değerlendirilerek hasıl olacak sonuca uygun bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesis etmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.

3. Bozma nedenine göre asıl davanın davalısı ve birleşen davanın davacısının temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir. şeklinde bozulmuştur.

C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar

Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; asıl davada, taraflar arasında sözleşme yapıldığı tarih olan 26.10.2003 tarihi itibari ile taşınmazın tapusuz bir taşınmaz olduğu, bu nedenle taraflar arasında yapılan sözleşmenin geçerli bir sözleşme olduğu, ... mirasçısı ...'ün sözleşmedeki imzaları kabul ettiğine dair beyanı, tapu kayıtları ve tanık beyanlarından anlaşıldığı üzere 26.10.2003 tarihli sözleşmenin satıcılar tarafından ifa edilmemesi,

buna karşılık alıcı davalı ...'ün sözleşmede belirlenen 3000,00 EURO yu ...'e teslim etmesi ve edimini yerine getirmesi dikkate alınarak davacıların davasını ispat edemedikleri anlaşıldığından davanın reddine, birleşen davada ise dosya davalısı ...'ün 21.11.2022 tarihli dilekçe ve 14.04.2016 tarihli dilekçelerinde açılan davayı kabul etmesi, asıl dava ile birleşen davaların konularının aynı sözleşme olması nedeni ile asıl dava yönünden yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda 26.10.2003 tarihli sözleşmenin satıcılar tarafından ifa edilmediği,

satıcılardan birinin davalı ... olduğu dikkate alınarak birleşen davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuran

Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl davada tereke temsilcisi temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Tereke temsilcisi, satış vaadi sözleşmesinin geçersiz olduğunu, kabul anlamına gelmemekle birlikte satış senedinin ifa edildiğini, taşınmazın davalının babası adına tescil edildiğini, satış bedelinin üç katı oranında cezai şartın fahiş olduğunu, indirilmesi gerektiğini, üç satıcı olduğunu ve her birinin satış bedeli ve cezai şarttan müştereken ve müteselsilen sorumlu tutulmayacağını, eksik inceleme ile karar verildiğini belirterek mahkeme kararının bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, asıl davada menfi tespit birleşen davada alacak istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk 1. 2004 sayılı İcra ve İflâs Kanunu’nun 72 nci maddesi,

2. 2004 sayılı İcra ve İflâs Kanunu’nun 67 nci maddesi,

3. Yargıtay 3. HD. 25.05.2023 tarihli ve 2023/149 E., 2023/1607 K. sayılı emsal kararında belirtildiği şekilde “Tapuya kayıtlı olmayan taşınmazlar Türk Medeni Kanunu'nun 762 nci maddesi hükmüne göre menkul mal niteliğindedir. Aynı Kanunun 763 üncü maddesi uyarınca bu gibi malların mülkiyetinin devri zilyetliğin karşı tarafa teslimi ile gerçekleşir. Tapusuz taşınmazların satışı resmi şekle bağlı olmadığından adi yazılı senetle satışı mümkündür.”

3. Değerlendirme Temyizen incelenen mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, satış vaadine konu taşınmazın sözleşme tarihinde tapusuz taşınmaz olduğu ve bu haliyle sözleşmenin geçerli olduğu, birleşen davada ise davalının kabul beyanının bulunduğunun anlaşılmasına göre mahkeme kararının isabetli olduğu görülmekle, temyiz itirazlarının reddi ile hükmün onanmasına karar vermek gerekmiştir.

VII. KARAR

Açıklanan sebeple,

Mahkeme kararının 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 439 uncu maddesi uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı bakiye temyiz harcının temyiz edene yükletilmesine,

6100 sayılı Kanun'un Geçici 3 üncü maddesi atfıyla 1086 sayılı Kanun'un 440 ıncı maddesi gereğince kararın tebliğinden itibaren 15 günlük süre içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,

SONUÇ / HÜKÜM

21.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2023/2105, K. 2023/3880, 21 Aralık 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Dava
  4. II. Cevap
  5. III. Mahkeme Kararı
  6. IV. Bozma Ve Bozmadan Sonraki Yargılama Süreci
  7. A. Birinci Bozma Kararı
  8. B. İkinci Bozma Kararı
  9. C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
  10. IV. Temyiz
  11. A. Temyiz Yoluna Başvuran
  12. B. Temyiz Sebepleri
  13. C. Gerekçe
  14. VII. Karar
  15. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
3. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/2105
Karar No
2023/3880
Tarih
21 Aralık 2023

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 12. Hukuk Dairesi E.2023/2107 K.2023/9014
  • Yargıtay 12. Hukuk Dairesi E.2023/2108 K.2023/8256
  • Yargıtay 12. Hukuk Dairesi E.2023/2109 K.2023/9015
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2023/2109 K.2023/6496
  • Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2023/2109 K.2023/3742
  • Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2023/2110 K.2023/9998

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.