İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /3. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 3. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2023/3232 K.2023/2862

Taraflar arasındaki temerrüt nedeniyle tahliye davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, Mahkemece dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

Esas2023/3232Karar2023/2862Tarih24 Ekim 2023Okuma6 dk · 1.288 kelime

KÜNYE

3. Hukuk Dairesi 2023/3232 E., 2023/2862 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
24 Ekim 2023
Mahkemesi
Sulh Hukuk Mahkemesi
Sayısı
2022/1637 E., 2022/2102 K.
Dava tarihi
29.08.2012
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.288 kelime·6 dk okuma·12 bölüm

Taraflar arasındaki temerrüt nedeniyle tahliye davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, Mahkemece dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

Mahkeme kararı davalılardan ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili; davalı şirketin 01.08.2009 başlangıç tarihli kira sözleşmesi ile kiracı, diğer davalının ise kira sözleşmesinin kefil ve garantörü olduğunu, davalı şirketin 2012 yılı Temmuz ayına ait 4.180 TL kira parasını ödememesi üzerine 09.07.2012 tarihli ihtarnamenin gönderildiğini, temerrüt ve tahliye ihtarının davalıya 11.07.2012 tarihinde tebliğ edildiğini, ihtarmeye rağmen kira bedelinin ödenmediğini ileri sürerek; davalı şirketin taşınmazdan tahliyesine, 4.180 TL kira alacağının davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

1. Davalı şirket vekili; dava konusu sözleşmenin müvekkilini bağlamadığını, kira sözleşmesinde müvekkili şirkete ait imza bulunmadığını, sözleşmede imzası bulunan diğer davalının ise ortağı bulunduğu şirketi temsil ve ilzama yetkisinin bulunmadığını, davalı ...'ın imzaladığı sözleşmeye müvekkili şirketin icazet vermediğini savunarak, davanın reddini istemiştir.

2. Davalı ... vekili; sözleşmede gerek kiracı gerekse müteselsil kefil bölümlerinde müvekkilinin imzasının bulunduğunu, müvekkilinin kiracı olmadığını, kiracının imzalamadığı bir sözleşmenin müvekkili yönünden de geçerli olamayacağını, kefaletin geçerli olabilmesi için kefil olunan sürenin ve borcun miktarının açık ve net sözleşmede yer alması gerektiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.

III. MAHKEME KARARI

Mahkemenin 05.03.2013 tarihli ve 2012/1088 E., 2013/207 K. sayılı kararıyla; taraf vekillerinin açıklamalarına göre dava dilekçesinde yazılı adreste davalı şirketin kiracı olduğu, kira paralarının sürekli şirket tarafından ödendiği, davaya konu Temmuz ayının kira parasının ise ihtarnamedeki süreden ve dava açıldıktan sonra ödendiğinin ihtilafsız olduğu, uyuşmazlığın yazılı kira sözleşmesinin davalı şirketi bağlayıp bağlamadığı yönünde olduğu, davalı şirketin kira sözleşmesinde imzası olmadığı, yazılı sözleşmeye icazet verdiğine dair herhangi bir delil de bulunmadığı,

kira sözleşmesine göre davalı ...’ın kiracı olmayıp müşterek borçlu müteselsil kefil sıfatı ile sözleşmeyi imzaladığı, mevcut yazılı sözleşmenin davalıyı bağlaması söz konusu olmadığından sözlü bir kira sözleşmesinin mevcudiyetinin kabulünün gerektiği, bu takdirde Temmuz 2012 ayının kira parasının Temmuz ayının son gününe kadar ödenmesi gerektiği, temerrüt ihtarnamesi bu süre dolmadan 09.07.2012 günü keşide edildiği, gönderilen ihtarnamenin geçerli olmadığı, Temmuz 2012 ayının kira parası dava açıldıktan sonra ödendiğinden kira alacağı ile ilgili davanın konusu kalmadığı gerekçesiyle;

kira alacağına yönelik davanın konusu kalmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, tahliyeye yönelik davanın reddine karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

A. Birinci Bozma Kararı

1. Mahkeme kararına karşı, süresi içinde davacı vekili tahliye kararına yönelik temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Yargıtay (Kapatılan) 6. Hukuk Dairesinin 24.06.2013 tarihli ve 2013/7464 E., 2013/10951 K. sayılı ilamıyla; davacının, 01.08.2009 başlangıç tarihli ve 5 yıl süreli yazılı kira sözleşmesine dayandığı, söz konusu sözleşmenin ilk sayfasında kiracı olarak davalı şirket gösterilmişse de sözleşmenin imza bölümünde kiracı şirket temsilcisi ...'ın kiracı adı altında imzasının bulunduğu gibi aynı zamanda sözleşmeyi müteselsil kefil olarak da imzaladığı, kiracının davalı şirket olduğunun kabulü gerektiği, 09.07.2012 tarihinde keşide edilen temerrüt ihtarnamesinin 11.07.2012 tarihinde tebliğ edildiği,

davalı şirketin 30 günlük yasal süreyi geçirdikten sonra ödemede bulunmuş olması nedeniyle temerrüt olgusunun gerçekleştiğini, bu nedenle davalı şirket hakkında tahliye kararı verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile tahliye isteminin reddine karar verilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle, Mahkeme kararı bozulmuştur.

B. İkinci Bozma Kararı

1. Mahkemenin 14.03.2014 tarihli ve 2014/133 E., 2014/233 K. sayılı kararıyla; önceki gerekçe ile tahliye davasının reddine yönelik direnme kararı verilmiş; karara karşı, davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2.Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 30.11.2021 tarihli ve 2017/1541 E., 2021/1516 K. sayılı ilamıyla; davacının davaya dayanak olarak gösterdiği 01.08.2009 tarihli ve beş yıl süreli kira sözleşmesi incelendiğinde, kiraya verenin davacı, kiracının davalı şirket olduğu ancak imzaların bulunduğu bölümde kiracı ve müteselsil kefil olarak davalı ...’ın isim ve imzasının bulunduğu, aylık kira bedelinin net 3.500,00 TL olduğu,

sözleşmenin 2 nci maddesinde kira bedelinin her ayın en geç 3 üncü ... gününde davacının banka hesabına yatırılacağı, 8 inci maddesinde ise kira süresini izleyen yıllarda ve süre sonunda akdin yasa gereği yenilenmesinde, önceden ihbar ve ihtara gerek olmaksızın, en az son 12 aya ait ...’nin açıkladığı TÜFE ve TEFE oranının toplamının aritmetik ortalamasına 5 (beş) puan eklenerek hesaplanacağının kararlaştırıldığı, davalı şirket vekilinin, müvekkili şirketin kira sözleşmesini imzalamadığını, sözleşmede imzası bulunan ...’ın şirketi temsil ve ilzama yetkili olmadığını iddia etmiş ise de;

davacının banka hesap ekstresi incelendiğinde, hesabına 01.10.2009 tarihinden itibaren her ayın 1’i ile 7’si arasında çoğunlukla davalı şirket tarafından bir kez de davalı ... tarafından kira bedeli açıklaması ile 3.500,00 TL ödeme yapıldığı, 2010 yılının Ağustos ayından itibaren de sözleşmedeki artış şartı gereğince kira bedelinin 3.800,00 TL’ye yükseltilerek yine ayın 1’i ile 7’si arasında davacıya ödendiği, sonraki yıllarda da kira bedellerinin artırılarak ödenmeye devam edildiği,

bu durumda her ne kadar kira sözleşmesinde imzaların bulunduğu kısımda davalı şirketin adı ve kaşesi bulunmamakta ise de davalı şirketin, sözleşmeyi benimseyerek kira bedelini sözleşmede belirtilen sürede ve miktarda ödediğinin, sözleşmeyi kiracı ve müteselsil kefil sıfatıyla imzalayan yetkisiz temsilci ...’ın imzaladığı sözleşmeye icazet (onay) verdiğinin kabulü gerektiği, temerrüt ihtarnamesinin 11.07.2012 tarihinde tebliğ edildiği,

davalı şirketin otuz günlük yasal süreyi geçirdikten sonra ödemede bulunduğu ve temerrüt olgusunun gerçekleştiği, bu nedenle Mahkemece davalı şirket hakkında temerrüt nedeniyle tahliye kararı verilmesi gerektiği gerekçesiyle, direnme kararı bozulmuştur.

C. Mahkemece Bozma Sonrasında Verilen Karar

Mahkemenin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; dava açıldıktan sonra kiralananın tahliye edildiği, dava açılmasına sebebiyet verdiğinden davalıların yargılama gideri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulması gerektiği gerekçesiyle; tahliye yönünden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuran

Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılardan ... vekili temyiz isteminde bulunulmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davalı vekili; dava konusu kira sözleşmesini imzalayan müvekkilinin şirketi temsil yetkisi olmadığı gibi şirketin yapılan işleme muvafakat etmediğini, davacı ile davalı şirket arasında yazılı değil sözlü kira sözleşmesi oluştuğunu, Mahkemece yazılı kira akdinin geçerli olduğu kabul edilerek taşınmazın tahliye edilmiş olması nedeni ile tahliye yönünden konusuz kalma kararı verildiğini ancak dava konusu alacak ve

müvekkilin kefilliğine dair itirazları hakkında davanın reddine karar verilmesi gerekir iken herhangi bir karar verilmediğini, davaya konu kira bedeli her ne kadar kiracısı tarafından tarafından ödenmiş olması nedeni ile alacak konusuz kalsa da müvekkilin kefaletinin geçerli olmadığından, müvekkil hakkında alacak yönünden davanın reddine karar verilmesi gerektiğini ileri sürerek, kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, temerrüt nedeniyle tahliye ve kira alacağı istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 260 ve 288 inci maddeleri

3.Değerlendirme 1. Temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere, 05.03.2013 tarihli kararın sadece davacı tarafından tahliye davası yönünden temyiz edildiği, kira alacağına yönelik davanın konusu kalmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına dair kararın kesinleştiğinin anlaşılmasına göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

2. Davalı ..., davaya konu 01.08.2009 tarihli ve 5 yıl süreli kira sözleşmesini kefil olarak imzalamıştır. Buna göre Mahkemece; kiralanan yargılama sırasında tahliye edilmesi nedeniyle tahliye davası yönünden karar verilmesine yer olmadığına, dava açılmasına sebebiyet veren davalı şirketin yargılama gideri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulmasına karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile davalı kefilin diğer davalı şirket ile birlikte sorumlu tutulmasına karar verilmesi bozmayı gerektirir.

Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'na (6100 sayılı Kanun) eklenen Geçici Madde 3 atfıyla uygulanmakta olan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 438 inci maddesinin yedinci fıkrası uyarınca, temyiz olunan Mahkeme kararının düzeltilerek onanması gerekir.

VI. KARAR

Açıklanan nedenlerle;

1. Davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE,

3.Temyiz olunan Mahkeme kararının hüküm fıkrasının 3 ve 5 numaralı bentlerinde yer alan "...davalılardan alınarak..." ibaresinin çıkartılarak yerlerine "davalı kiracı ... Tur. Gıda San. ve Tic. Ltd. Şti.’den alınarak” ibaresinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

İstek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine,

6100 sayılı Kanun'un Geçici 3 üncü maddesi atfıyla 1086 sayılı Kanun'un 440 ıncı maddesi gereğince karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere,

SONUÇ / HÜKÜM

24.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2023/3232, K. 2023/2862, 24 Ekim 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Dava
  4. II. Cevap
  5. III. Mahkeme Kararı
  6. IV. Bozma Ve Bozmadan Sonraki Yargılama Süreci
  7. A. Birinci Bozma Kararı
  8. B. İkinci Bozma Kararı
  9. C. Mahkemece Bozma Sonrasında Verilen Karar
  10. V. Temyiz
  11. A. Temyiz Yoluna Başvuran
  12. B. Temyiz Sebepleri
  13. C. Gerekçe
  14. VI. Karar
  15. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
3. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/3232
Karar No
2023/2862
Tarih
24 Ekim 2023

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2023/3232 K.2023/6396
  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2023/3232 K.2023/10352
  • Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2023/3234 K.2023/13623
  • Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2023/3234 K.2023/5404
  • Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2023/3235 K.2023/13382
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2023/3236 K.2023/6196

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.