İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /3. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 3. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2023/425 K.2023/1690

Taraflar arasındaki alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, Mahkemece davanın yetkisizlik nedeni ile usulden reddine karar verilmiştir.

Esas2023/425Karar2023/1690Tarih31 Mayıs 2023Okuma7 dk · 1.307 kelime

KÜNYE

3. Hukuk Dairesi 2023/425 E., 2023/1690 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
31 Mayıs 2023
Mahkemesi
Asliye Hukuk Mahkemesi
Sayısı
2014/230 E., 2014/412 K.
Dava tarihi
27.05.2014
Karar
Davanın usulden reddi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.307 kelime·7 dk okuma·8 bölüm

Taraflar arasındaki alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, Mahkemece davanın yetkisizlik nedeni ile usulden reddine karar verilmiştir.

Mahkeme kararı davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikler yönünden yapılan ön inceleme sonucunda gereği düşünüldü:

1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun (1086 sayılı Kanun) 432 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca asliye hukuk mahkemesince verilen kararlara karşı tebliğ tarihinden itibaren onbeş gün içinde temyiz yoluna başvurulabilir. 1086 sayılı Kanun'un anılan hükmü gereğince, süresinden sonra verilen temyiz dilekçesinin reddi gerekir.

Mahkeme tarafından verilen karar, davalılardan ... ve ...'ya 25.12.2014 tarihinde tebliğ edilmiş; temyiz dilekçesinin ise yasal süre geçirildikten sonra 05.07.2022 tarihinde verildiği anlaşılmakla, adı geçenler bakımından temyiz dilekçesinin süreden reddine karar vermek gerekmiştir.

Davalı ... vekilinin, gerekli şartları taşıdığı anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı.

Maliye Bakanlığı Vergi Denetim Kurulu Başkanlığı Vergi Müfettişi olarak görev yapan davalılardan Hasan Ali'nin lisansüstü eğitim görmesi amacıyla 04.01.2012- 23.05.2013 tarihleri arasında iki yıl süreyle yurt dışına gönderildiğini, diğer davalılar Erdal ve Sinan'ın 28.12.2011 tarihli "Yurt Dışına Gönderilen Kamu Personeline Mahsus Yüklenme Senedi ve Muteber İmzalı Müteselsil Kefalet Senedini" kefil olarak imzaladıklarını, davalı ...'ın 20.08.2013 tarihinde istifa ederek yüklenme senedi hükümleri gereğince mecburi hizmet yükümlülüğünü ihlal ettiğini,

buna göre mecburi hizmet süresinin çalışılmayan kısmına karşılık olmak üzere hesaplanan 155.619,75 USD ile 97.280,62 TL tutarında kamu zararı oluştuğunu, 19.10.2013 tarihli yazı ile davalı ...'dan söz konusu tutarın ödenmesinin talep edildiğini, ancak davalı tarafça ödeme yapılmadığı ve yazıya da itiraz edilmediğini ileri sürerek; kamu zararının ödeme tarihlerinden itibaren USD için %7, TL için %9 oranında yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

1. Davalı ...; davaya dayanak yüklenme ve kefalet senedinin davacı taraf ile müzakere etme ve değiştirme gücü ve olanağı bulunmadan imzalandığını, 09.10.2013 tarihli yazının davalı ...'ın istifa ettikten sonra Amerika Birleşik Devletinde yaşamaya başlaması nedeniyle ağabeyine tebliğ edildiğinden usulüne uygun olmadığını, taksitlendirme hususunun dava şartı olduğunu, borçlandırma işlemi ve dayanak yüklenme ve kefalet sözleşmesinin kanuna, hukuka ve hakkaniyete uygun olmadığını, yüklenme ve kefalet senedinde Ankara Mahkemelerinin yetkili kılındığını savunarak, davanın reddini istemiştir.

2. Diğer davalı ...; davanın reddini istemiştir.

3. Davalı ...; tebligat yapılamadığından davaya cevap vermemiştir.

III. MAHKEME KARARI

Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 89/1-3 maddesine göre, borcun para alacağına ilişkin olduğu, alacaklının ödeme zamanındaki adresinin Ankara'da bulunduğu, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 7 nci maddesi gereğince davalılardan asıl borçlunun Türkiye'deki ikametgahının belli olmadığı,

aynı Kanun'un 9 uncu maddesi gereğince mutad meskeninin bulunduğu yer mahkemesinin yetkili olabileceği, öte yandan aynı Kanun'un 10 uncu maddesi gereğince sözleşmeden doğan davaların sözleşmenin ifa mahallinde de açılabileceği, davacının dayandığı sözleşmenin ifa mahallinin Maliye Bakanlığı Strateji Geliştirme Başkanlığı olduğu, davalı kefil Sinan' ın süresindeki yetki itirazına göre alacaklının Ankara'da bulunduğu gerekçesiyle, yetkisizlik nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmiştir.

IV. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuran

Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı, davalılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davalı ... vekili; 6100 sayılı Kanun'un 27 nci maddesinde hukuki dinlenilme hakkı düzenlenmiş olup, bu hak Anayasanın 36 ncı maddesinde ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 6 ncı maddesinde düzenlenen adil yargılama hakkının en önemli unsuru olduğunu, mahkemenin tarafları dinlemeden, onları iddia ve savunmalarını bildirmeleri için usulüne uygun olarak davet etmeden hükmünü veremeyeceğini, dava dilekçesinin davalı tarafa tebliğinin sağlanması gerektiğini, sözleşmede İstanbul mahkemelerinin yetkili olduğunun kararlaştırıldığını ileri sürerek, usulüne uygun yargılama yapılması bakımından kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, zorunlu hizmet karşılığı olan davalılardan Hasan Ali'nin yurt dışında görmüş olduğu öğrenim giderlerinden kaynaklanan kurum alacağının davalılardan tahsili istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) “Hukuki dinlenilme hakkı” kenar başlıklı 27 nci maddesi uyarınca; davanın tarafları, kendi hakları ile bağlantılı olarak hukuki dinlenilme hakkına sahip olup bu hak, yargılama ile ilgili bilgi sahibi olunmasını da içerir. Bu kapsamda kural olarak, duruşma yapılması zorunlu olan çekişmeli yargıda hâkim, Kanun'un gösterdiği istisnalar dışında tarafları dinlemeden veya iddia ve savunmalarını bildirmeleri için kanuna uygun biçimde davet etmeden hükmünü veremez.

2. Hukuki dinlenilme hakkının gereği olarak taraflar duruşmaya çağrılmadan, eş anlatımla; taraf teşkili sağlanmadan hüküm verilememesi, Anayasa'nın 36 ncı maddesi ile düzenlenen iddia ve savunma hakkının kullanılmasına olanak tanınması ilkesinin doğal bir sonucudur ve aynı zamanda Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 6 ncı maddesinde düzenlenen adil yargılanma hakkının da en önemli unsurudur.

3. Gerçekten savunma hakkını güvence altına alan Anayasa'nın 36 ncı maddesi ile 6100 sayılı Kanun'un 27 nci maddesinde de açıkça belirtildiği üzere, mahkemece davalı taraf, dinlenilmek ve savunması alınmak üzere kanuni şekillere uygun olarak davet edilmedikçe hüküm verilmesi mümkün bulunmamaktadır.

4. Yargılamanın sağlıklı bir biçimde sürdürülebilmesi, iddia ve savunma ile ilgili delillerin eksiksiz toplanıp tartışılabilmesi, itirazların yapılabilmesi, davanın süratle sonuçlandırılabilmesi, öncelikle tarafların duruşma gününden haberdar edilmesi ile mümkün olur. Kişinin hangi yargı merciinde duruşması bulunduğunu, hakkındaki iddia ve isnatların nelerden ibaret olduğunu bilmesi, 7201 sayılı Tebligat Kanunu ve Tebligat Yönetmeliği'nde açıklanan usule uygun tebligat yapılması ile sağlanabilir.

5. Bu çerçevede, öncelikle tarafların gerek yargı organlarınca gerekse karşı tarafça yapılan işlemler konusunda bilgilendirilmeleri zorunludur. Kişinin kendisinden habersiz yargılama yapılarak karar verilmesi, kural olarak mümkün değildir ( Hakan Pekcanıtez / Oğuz Atalay / Muhammet Özekes, Medeni Usul Hukuku, 11. Baskı, 2011, s.273).

6. Dava ile ilgili olan kişilerin davaya ilişkin bir işlemi öğrenebilmesi için, tebligatın usulüne uygun olarak yapılması, duruşma gün ve saatinin muhataba bildirilmesi gerekmektedir. Duruşma günü ile tebligatın çıkarıldığı tarih arasında makul bir süre olmalıdır. Aksi takdirde tarafların hukuki dinlenilme hakkı kısıtlanmış olur.

7. Anayasa'nın 36 ncı maddesinde ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 6 nci maddesinde düzenlenen adil yargılanma hakkının en önemli unsuru olan hukuki dinlenilme hakkı, adil yargılanma hakkı içinde teminat altına alınmıştır. Bu hakka, tarafın hâkime meramını anlatma hakkı ya da iddia ve savunma hakkı da denilmektedir. Ancak, hukuki dinlenilme hakkı, bu ifadeleri de kapsayan daha geniş bir anlama sahiptir. Bu hak çerçevesinde, tarafların gerek yargı organlarınca gerekse karşı tarafça yapılan işlemler konusunda bilgilendirilmeleri zorunludur. Kişinin kendisinden habersiz yargılama yapılarak karar verilmesi, kural olarak mümkün değildir.

8. Yargılamanın gereksiz yere uzamasının engellenmesi, mahkemenin ve tarafların yargılamada gereken hazırlığı davanın başında yapmasının sağlanması bakımından 6100 sayılı Kanun ile dilekçelerin verilmesinden sonra ve tahkikat aşamasından önce gelmek üzere ön inceleme adıyla yeni bir yargılama aşaması kabul edilmiştir.

9. 6100 sayılı Kanun'un 137 nci maddesinde ön incelemenin kapsamı, 138 inci maddesinde ön inceleme aşamasında dosya üzerinden dava şartları ve ilk itirazlar hakkında verilecek kararlar, 139 uncu maddesinde ön inceleme duruşmasına davet, 140 ıncı maddesinde ise yapılması zorunlu olan ön inceleme duruşması düzenlenmiştir.

10. 6100 sayılı Kanun'un “Ön incelemenin kapsamı” kenar başlıklı 137 nci maddesinin birinci fıkrasında dilekçelerin karşılıklı verilmesinden sonra ön inceleme yapılacağı belirtilmiştir: "... Mahkeme, ön inceleme duruşmasında tarafların iddia ve savunmaları kapsamında uyuşmazlık konularını tam olarak belirler, hazırlık işlemleri ile tarafların delillerini sunmaları ve delillerin toplanması için gereken işlemleri yapar, tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebileceği davalarda onları sulhe veya arabuluculuğa teşvik eder ve bu hususları tutanağa geçirir." Aynı maddenin ikinci fıkrasında ise ön inceleme tamamlanmadan ve gerekli kararlar alınmadan tahkikata geçilemeyeceği ve tahkikat için duruşma günü verilemeyeceği belirtilmiştir.

11. Yargıtayın müstekâr kararları kural olarak ön incelemenin duruşmalı yapılması gerektiği yönündedir.

3. Değerlendirme 1. Somut uyuşmazlıkta; Mahkemece dava dilekçesi davalı ...'a usulüne uygun olarak tebliğ edilmeden ve davalının cevap dilekçesi vermesi sağlanmadan, ön inceleme duruşması icra edilmeden yetkisizlik kararı verilmiştir.

2. Yukarıda ayrıntılı olarak açıklanan maddi ve hukuki olgulara göre; Mahkemece davalının hukuki dinlenilme hakkını ihlal eder şekilde, dava dilekçesi davalıya tebliğ edilmeden ve ön inceleme duruşması icra edilmeksizin yazılı şekilde karar verilmiş olması doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.

V. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

1. Temyiz eden davalılar ... ve ...'nun temyiz dilekçesinin SÜREDEN REDDİNE,

2. Temyiz olunan Mahkeme kararının 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesi uyarınca davalı ... yararına BOZULMASINA,

6100 sayılı Kanun'un Geçici 3 üncü maddesi atfıyla 1086 sayılı Kanun'un 440 ıncı maddesi gereğince karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere,

SONUÇ / HÜKÜM

31.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2023/425, K. 2023/1690, 31 Mayıs 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Dava
  4. II. Cevap
  5. III. Mahkeme Kararı
  6. IV. Temyiz
  7. A. Temyiz Yoluna Başvuran
  8. B. Temyiz Sebepleri
  9. C. Gerekçe
  10. V. Karar
  11. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
3. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/425
Karar No
2023/1690
Tarih
31 Mayıs 2023

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2023/425 K.2023/2860
  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2023/426 K.2023/6136
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2023/426 K.2023/3308
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2023/427 K.2023/2861
  • Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2023/427 K.2023/3284
  • Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2023/428 K.2023/5076

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.