KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2024/1695 E., 2025/1157 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Şubat 2025
- Mahkemesi
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2023/723 E., 2024/175 K.
- İlk derece mahkemesi
- Ankara 6. Sulh Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2021/1162 E., 2022/3603 K.
Karar Metni
646 kelime·3 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; davacının 4 katlı binasının tamamını 01.06.2017 tarihli kira sözleşmesi ile dava dışı şirkete kiraya verdiğini, binanın kiracı şirket ve şirketin sahibi olan davalının kullanımında iken 16.01.2019 tarihinde meydana gelen yangın sonucu büyük hasara uğradığını, Mahkeme aracılığı ile yapılan tespitte hasarın 910.352,20 TL olarak belirlendiğini, 16.01.2019 tarihli Ankara Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Dairesi Başkanlığının çıkan yangınla ilgili raporunda;
“yangının 1. kattaki elektrikli ısıtıcının kablosunda, fişinde veya bağlı olduğu prizde herhangi bir elektriksel nedenle meydana gelen ısınma sonucu kablo izolelerinin tutuşarak yanması, yanan kablo izolasyonunun eriyerek ve yanarak ham mamullerin ve üretimi tamamlanmış mamullerin üzerine damlaması ve düşmesi sonucu, yanan maddelerin sünger ve ahşap olması nedeniyle de binanın tüm katlarına hızla yayıldığı,
yangının bu şekilde çıktığı, binanın 3. katında bulunan 5 kişinin yangın ve duman içerisinde kalarak ex olduğu” belirtildiğini, yangının davalının kusurlu davranışları sonucu meydana geldiğinin itfaiye raporundan ve ceza dava dosyasındaki bilgi ve belgelerden anlaşıldığını, bilgisi dışında taşınmazın davalı tarafından alt kiraya verildiğini ve üçüncü kişilerce de kullanıldığını, hasar bedelinin tahsili için başlatılan takibe davalı tarafından itiraz edildiğini ileri sürerek, vaki itirazın iptalini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili; takibe dayanak delil tespit raporunun davalının cezaevinde tutuklu bulunduğu tarihte eşine yapıldığını, tespitlere itiraz etme hakkının olmadığını, yangının yanlış kablo bağlantıları nedeniyle çıktığını, davalının dava konusu binanın kiracısı konumunda olan şirketin müdürü olduğunu, takibin şirketi açısından devam ettiğini, taksirle ölüme neden olma suçu bakımından devam eden ceza yargılamasında kusurlu olmadığının belirlendiğini, üçüncü kişilerce işletilen ve yönetilen alandaki yanlış kablo bağlantılarından sorumlu tutulmasının hukuken mümkün olmadığını, bina sahibinin yangının çıkmasında ve büyümesinde büyük kusurunun olduğunu, bu kusura karşılık gelen zarardan davacının bizzat sorumlu olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; 01.06.2017 başlangıç tarihli kira sözleşmesinin davacı kiraya veren ile dava dışı .... San. İç ve Dış. Tic. Ltd. Şti arasında imzalandığı, davanın söz konusu şirketin müdürü aleyhine açıldığı, davalının kira sözleşmesine taraf olmadığı gerekçesiyle, davanın pasif husumet yokluğundan reddine karar verilmiş; karar, davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; kira sözleşmesine dava dışı şirketin kaşesi basılarak sözleşmenin şirket adına davalı tarafından imzalandığı, davalı kira sözleşmesinin tarafı olmadığından, Mahkemece yazılı şekilde davanın pasif husumet yokluğu nedeni ile reddine karar verilmesinde usul ve yasaya aykırı bir durum bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili; davalının kiraladığı taşınmazda verdiği zarardan sorumlu olduğunu, davalının ceza davası sonucunda 10 yıl hapse mahkum edildiğini, haksız fiil sorumluluğu olduğundan şirketle birlikte müteselsil sorumlu olduğunu ileri sürerek; kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
B. Gerekçe ve Değerlendirme
Uyuşmazlık, kiralananda ortaya çıkan hasarın tazmini için başlatılan takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararında; hukuki ilişkinin ve bu ilişki nedeniyle ortaya çıkan uyuşmazlığa kanun maddelerinin doğru şekilde uygulandığı, davalı kira sözleşmesini dava dışı şirketi temsilen imzaladığından sözleşmeye taraf olmadığı, bu nedenle davalıdan kira sözleşmesine dayalı olarak talepte bulunulamayacağı, davacının davalıdan haksız fiil hükümleri uyarınca görevli mahkemesinde talepli dava açabileceği, Mahkemece davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan kararın onanmasına karar verilmiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2024/1695, K. 2025/1157, 26 Şubat 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama