KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2024/2070 E., 2025/1344 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 5 Mart 2025
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2021/70 E., 2021/229 K.
- Dava tarihi
- 19.12.2013
Karar Metni
514 kelime·3 dk okuma·8 bölüm
Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; davalıya ait dairenin onarım işinin kendi aracılığı ile dava dışı mimarlık firmasına yaptırıldığını ancak davalının yapılan işin bedelini ödememesi üzerine müvekkili tarafından 64.007,92 TL ödeme yapıldığını, vekaletsiz iş görme ilkelerine göre ödenmiş olan bu bedelin davalı tarafından ödenmesi gerektiğini ileri sürerek, alacağın tahsili amacıyla başlatılan takibe yapılan itirazın iptali ile takibin devamına, davalı aleyhine % 40'dan az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili; takip ve dava konusu edilen borcun tarafı olmadığını, dava dışı mimarlık firmasından hizmet alınmadığını, davacı tarafından dayanılan faturanın muhatabı olmadığını, müvekkilinin davacının eski bir çalışanı olduğunu ve mağdur edilmeye çalışıldığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 08.03.2016 tarihli kararıyla; taraflar arasında iş arkadaşlığı bulunduğu, davalıya ait taşınmaz için dava dışı mimarlık firması tarafından davacı adına fatura düzenlendiği, ilgili banka kayıtlarından davacının takip dayanağı fatura bedelini mimarlık firmasına ödediği, bu nedenle talep edilen alacağın vekaletsiz işgörme hükümleri gereğince davalı taraftan talep edilebileceği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, takibin 27.901,00 TL asıl alacak, 278,95 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 28.179,95 TL alacak üzerinden devamına karar verilmiş, karara karşı taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuşlardır.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
Yargıtay (Kapatılan) 13. Hukuk Dairesince verilen 11.12.2018 tarihli ilamla; davacının temyiz itirazları reddedilerek, dosya kapsamından davacı aracılığı ile dava dışı mimarlık şirketi tarafından davalıya ait taşınmazda ürün imal ve inşa edildiğine dair ispata elverişli delil bulunmadığı gerekçesiyle, ispat edilemeyen davanın reddi gerektiğinden bahisle hükmün bozulmasına karar verilmiştir. Bozmaya uyan Mahkemenin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; uyulan bozma ilamı uyarınca davanın reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili; Mahkeme huzurunda dinlenen tanık beyanlarının dikkate alınmadan verilen kararın hatalı olduğunu, faturadaki rakamların hayal ürünü olmadığını, davalının taşınmazında davalının rızasına dayanılarak, tadilat yapılmasına izin verildiği hususunun fatura içeriğiyle sabit olduğunu, yine faturadaki belirtilen rakamlar ile bilirkişi tarafından ölçüm yapılarak hesaplanan rakamların birbiriyle uyumlu olduğunu, Mahkemece verilen kararın usul ve kanuna aykırı bulunduğunu ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, vekaletsiz iş görmeye dayalı alacağın tahsili için başlatılan takibe yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Temyize konu edilen kararın bozmaya uygun olmasına, bozma kararına uymuş olan Mahkemenin bozma kararının kapsamı dışında kalmış olması nedeniyle kesinleşen kısımlar hakkında yeniden inceleme yaparak karar verilmesine imkan bulunmamasına göre, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan kararın onanmasına karar verilmiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2024/2070, K. 2025/1344, 5 Mart 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama