KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2024/2687 E., 2025/3281 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Haziran 2025
- Mahkemesi
- İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2024/596 E., 2024/864 K.
- İlk derece mahkemesi
- İzmir 13. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2022/186 E., 2024/71 K.
Karar Metni
475 kelime·2 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; davacının İzmir İli Narlıdere İlçesinde yer alan ...
Eczanesinin sahibi ve mesul müdürü olduğunu, 2009 yılı "Sosyal Güvenlik Kurumu Kapsamındaki Kişilerin Türk Eczacılar Birliği Üyesi Eczanelerden İlaç Teminine İlişkin Protokol" gereğince davacı tarafından yürütülmekte olan eczane tarafından ilaç verildiği, davacı Protokol hükümlerine aykırı hareket etmediği halde, davalı Kurum tarafından haksız cezai işlem uygulandığını, hukuksal dayanakları gösterilmeden bazen varsayıma dayanarak bazen de hiçbir gerekçe gösterilmeden reçete bedelinin yersiz ödeme kabul edildiği ve cezai işlem uygulandığını ileri sürerek;
davacı lehine sözleşmenin feshinin geçersizliğinin tespitiyle, feshin iptaline ve toplam 40.624,11 TL reçete bedelinin ve 413.924,80 TL cezai şart bedelinin işlemiş ve işleyecek faizleriyle birlikte iptaline karar verilmesini istemiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili; dava konusu müvekkil Kurum işleminin usul ve yasaya, davacı ile imzalanan sözleşme ve protokol hükümlerine uygun olduğunu savunarak, davanın reddini dilemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; her ne kadar davacı tarafından davalının sözleşmeyi haksız olarak fesih ettiği ve kendisine haksız olarak cezai şart uyguladığı iddiasıyla sözleşmenin haksız olarak feshedildiğinin tespiti ve cezai şarttan sorumlu olmayacağına dair dava açılmış ise de, yapılan yargılama sonunda incelenen taraflar arasındaki Protokol hükümlerinin değerlendirilmesinde ve dosya içerisindeki bilirkişiler kurulundan alınan rapor içeriği bir bütün olarak değerlendirildiğinde, davacının Protokol hükümlerine aykırı davrandığının kabulü gerektiği ve davacının davasını ispat edemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; denetime elverişli bilirkişi heyeti raporu dayanak alınarak verilen kararın usul ve yasaya uygun bulunduğu gerekçesiyle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili; hükme esas alınan raporun yetersiz olduğunu, Mahkemece yanlış değerlendirme ile hüküm tesis edildiğini belirterek, kararının bozulmasına karar verilmesini istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, Protokolün feshinin geçersizliğinin tespiti ve reçete bedeli ve cezai şart bedelinin iptali istemine yöneliktir. Temyizen incelenen karar, kararda belirtilen gerekçeye ve özellikle Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı sonrası İlk Derece Mahkemesince alınan bilirkişi heyet raporunun hükme esas almaya yeterli nitelikte olduğunun anlaşılmasına göre, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın onanmasına karar verilmiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2024/2687, K. 2025/3281, 12 Haziran 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama