KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2024/2696 E., 2025/1826 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Mart 2025
- Mahkemesi
- İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2024/689 E., 2024/921 K.
- İlk derece mahkemesi
- Nazilli 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2023/267 E., 2024/67 K.
Karar Metni
720 kelime·4 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; müvekkilinin, dava dışı ...'a ait taşınmazın satılması hususunda davalı ile sözleşme imzaladığını, müvekkilinin bu satışı ve sözleşmeyi ...'a vekaleten gerçekleştirdiğini, sözleşme gereği müvekkilinin satıcı ...'ın taşınmazın devrini gerçekleştirmesiyle üzerine düşeni yerine getirdiği,
ancak davalının satış bedelinin sadece 80.000,00 TL'sini müvekkiline ödediğini, 20.08.2022 tarihinde müvekkiline ödenmesi gereken 120.000,00TL' yi ve tapu devir tarihinde ödemesi gereken 500.000,00 TL'yi ödemediği gibi mülkiyetinin müvekkiline devredileceği konusunda anlaştıkları aracın devrinin de yapılmadığını, müvekkilinin muaccel hale gelmiş 1.420.000 TL alacağı olduğunu ileri sürerek;
bu nedenlerle 120.000,00 TL'ye 20.08.2022 tarihinden itibaren, 500.000,00 TL'ye ise tapu devir tarihinden itibaren gecikme faizi işletilerek tahsilini, ... plakalı aracın mülkiyetinin müvekkiline devrini, mümkün olmadığı takdirde araç bedeli olarak kararlaştırılan 800.000,00 TL'nin 17.08.2022 tarihinden itibaren gecikme faizi ile birlikte tahsilini, şimdilik 200.000,00 TL gecikme tazminatının tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili; davacı tarafın dava konusu yapmış olduğu satım sözleşmesinde para tahsil etme veya dava açma ehliyetinin bulunmadığını, davanın bu sebeble aktif husumet yokluğundan reddi gerektiğini, taraflar arasındaki bahse konusu taşınmaz sözleşmesinin 55.000,00 TL ile yapıldığını ve satış bedelinin ödendiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; resmi tapu satış senedinin incelenmesinde, satıcının dava dışı ..., alıcının ise davalı olduğu, 55.000,00 TL bedelle satışının yapıldığı ve bedelinin nakden ve peşin alındığının yazıldığı, satışa konu olan taşınmazın tapuda dava dışı ... adına kayıtlı olduğunun anlaşıldığı, taşınmazın malik tarafından satılmasıyla birlikte bedelinin nakden ve peşin olarak tamamının alındığının resmi senette belirtildiği,
bedelin ödenmediği iddiasının aynı kuvvet ve güçte resmi delille ispatının mümkün olabileceği, Nazilli 4. Noterliğinin 24.08.2020 tarihli ve... yevmiye numaralı düzenleme şeklinde vekaletnamenin incelenmesinde davacı ile ... arasında taşınmaz alımına ilişkin olarak düzenlendiği, satım yetkisi içermediği, söz konusu vekaletnameye dayalı olarak davacının davalıdan herhangi bir alacak hakkının bulunmadığı gerekçesiyle; davanın reddi reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacı, dava dışı ...'a ait taşınmazın davalıya satışına ilişkin olarak vekil sıfatıyla, davalı alıcı ile arasında akdedilen harici satış sözleşmesine dayalı olarak ödenmeyen bakiye satış bedelinin tahsili istemiyle eldeki davayı açtığı, tapunun da malik dava dışı ... tarafından davalıya devredildiğinin uyuşmazlık konusu olmadığı; somut olayda varsa ödenmeyen bakiye satış bedeline ilişkin hakkın dava dışı kayıt maliki/vekil eden ...'a ait olduğu,
harici satış sözleşmesini vekil sıfatıyla imzalayan davacının, satım sözleşmesinden kaynaklanan uyuşmazlığa ilişkin eldeki davada aktif husumet ehliyetinin bulunmadığı, davanın bu nedenle reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçelerle esastan reddine ve davacı aleyhine AAÜT'nin 7/2 maddesi doğrultusunda maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken nispi vekalet ücretine hükmedilmesine karar verilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle.
İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden davanın aktif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiş; karara karşı, davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili; dava dışı ... ile müvekkili arasında alacağın temliki ilişkisi olduğunu, bu sebeple dava konusu alacağın müvekkiline ödenmesi hususunda hem dava dışı ...'ın hem de davalı ...'nin rıza ve onayı olduğu hususu değerlendirilmeden karar verildiğini, borcun kaynağı olan harici satış sözleşmesinde ve müvekkilinin davalıdan alacaklı olduğunun net bir şekilde kararlaştırıldığını, davalının buna rağmen ödemeyi yapmadığını, müvekkilinin bu alacağı dava etme hakkı olduğunu ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, dava dışı malikin vekili sıfatıyla hareket eden davacı tarafından davalıya mülkiyeti satış sureti ile devredilen taşınmazın bakiye satış bedelinin tahsili istemine ilişkindir. Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararında belirtilen gerekçeye, davacının davaya konu satış sözleşmesini malik ...'ın vekili olarak imzaladığının ve tapunun da malik dava dışı ... tarafından davalıya devredildiğinin anlaşılmasına, davacı tarafından dava dışı malik ... tarafından satış sözleşmesine konu alacağın temlik edildiğine ilişkin bir temlikname sunulmamış olmasına göre, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan kararın onanmasına karar verilmiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2024/2696, K. 2025/1826, 24 Mart 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama