KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2024/3084 E., 2025/3229 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 11 Haziran 2025
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2024/54 E., 2024/146 K.
Karar Metni
1.225 kelime·6 dk okuma·8 bölüm
Mahkeme kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; davacının ... Optik'in mesul müdürü olduğunu, 2013 yılı içinde ... isimli kişi tarafından bizzat reçete bırakılarak gözlüğün hazırlanmasının istenildiğini, uzun süre gözlüğü almaya gelmemesi üzerine reçete ... gönderilip, ona imzalatıldığını, buna rağmen davalı Kuruma fatura ettiği hastanın reçetesinin sahte olarak düzenlendiği iddiasıyla Görmeye Yardımcı Tıbbi Malzeme Sözleşmesinin (8.1.18) maddesinde yer alan hükme dayalı olarak davacı aleyhine cezai işlem uygulandığını, reçetenin sahte olarak düzenlenmediğini ileri sürerek; davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine, davalının 30.000,00 TL cezai şart ve altı ay süreyle sözleşmenin feshine ilişkin cezai işleminin iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili; davacının kurum ile arasındaki sözleşmeye aykırı davrandığını, haksız kazanç sağlamak için sahte ve üzerinde tahrifat yapılmış reçeteyi kuruma sunduğunu, alınan raporda bu hususun tespit edildiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
III. MAHKEME KARARI
Gölbaşı (Adıyaman) 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 26.03.2015 tarihli ilamıyla verilen yetkisizlik kararının kesinleşmesi üzerine dosyanın geldiği Adıyaman 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 17.05.2016 tarihli kararıyla; davanın kabulüne, davacının davalıya borçlu olmadığının tespiti ile 30.000,00 TL cezai şart ve altı ay süreyle sözleşmenin feshine ilişkin cezanın iptaline karar verilmiş; karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
1.Yargıtay (Kapatılan) 13. Hukuk Dairesinin 27.11.2019 tarihli ilamıyla; davalının sair temyiz itirazları reddedildikten sonra davalı Kurum harçtan muaf olduğundan kararın hüküm fıkrasının ilgili bölümlerinin düzeltilerek onanmasına karar verilmiş, karara karşı süresi içinde davalı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
2. Dairenin 15.04.2021 tarihli ilamıyla; soruşturma sırasında dinlenen davacı çalışanı ..., ...’nın işyerlerine gelerek reçetesini ibraz ettiğini ve fiyat sorduğunu, gözlüğünü almadan reçetesini de alarak ...
Optik’ten ayrıldığını, daha sonra reçeteyi silmediklerini farketmeleri üzerine ilgili reçeteyi doktora tekrar yazdırmak suretiyle Kuruma fatura ettiklerini söylediği ve reçeteyi yazan doktorun da hastanın reçeteyi kaybettiğini söylemesi üzerine tekrar yazdığını kabul ettiği, reçete aslının halen hastanın elinde bulunduğu ve doktorun aynı reçeteyi tekrar yazdığını kabul etmesi karşısında davacı çalışanının beyanına itibar edilerek,
davacının Kuruma sahte reçete fatura ettiğinin kabul edilmesi gerektiği, ancak cezai işlemin dayanağı 2013 yılı Sosyal Güvenlik Kurumu Görmeye Yardımcı Tıbbi Malzemelerin Teminine İlişkin Sözleşme’den sonra yürürlüğe giren 2018 sözleşmesinin (5.4.16.) maddesindeki hüküm uyarınca davacı açısından daha lehe olan 2018 sözleşmesinin (5.3.6.) maddesindeki düzenleme değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken aksine düşüncelerle yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup, kararın bu nedenle bozulması gerektiği,
Davalı SGK Başkanlığı harçtan muaf olduğundan 1.536,95 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, hükmün bozulması gerekirken zuhulen düzeltilerek onandığı bu defa yapılan inceleme ile belirlendiğinden, davalı vekilinin karar düzeltme isteğinin kabulü ile 27.11.2019 tarihli düzelterek onama ilamının kaldırılmasına ve hükmün davalı yararına bozulmasına karar verilmiştir.
3.Mahkemenin 17.05.2022 tarihli kararıyla.
Yargıtay bozma ilamı ve hükme esas alınan 15.03.2022 havale tarihli rapor birlikte değerlendirildiğinde, sonraki tarihli 2018 sözleşmesi doğrultusunda davacıya cezai yaptırım uygulanan mevzuat hükmünün uygulama alanının kalmadığı, dolayısıyla 30.000,00 TL cezai şart uygulanmasının ve sözleşmenin feshedilmesinin hukuka uygun olmadığı, öte yandan güncel mevzuat hükmüne göre reçete bedelinin 10 katı tutarındaki cezai şart bedelinin davacı tarafından ödendiği anlaşıldığından eldeki davada davacının haklı olduğu gerekçesiyle; davanın kabulüne;
davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine ve 30.000,00 TL cezai şart ile 6 ay süre ile sözleşmenin feshine ilişkin cezanın iptaline karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
4. Dairenin 12.12.2022 tarihli ilamıyla; davanın kurum tarafından tesis edilen cezai işlemin iptaline ilişkin olduğu, dava dosyası incelendiğinde.
Mahkemece bozmaya uyularak yargılama yapıldığı, 15.03.2022 tarihli bilirkişi raporunun alındığı, cezai işleme konu olan reçete bedelinin 96,13 TL olduğu, lehe düzenleme içeren 2018 tarihli sözleşmenin (5.3.6.) maddesi gereğince reçete bedelinin 10 katı tutarının gecikme faiziyle birlikte 1.041,89 TL olduğu ve davacı tarafından dava açılmadan önce 13.06.2014 tarihinde 1.062,00 TL ödeme yapıldığının anlaşıldığı, o halde Mahkemece, iptali istenen cezai işlem bedelinin lehe sözleşme hükmünün uygulanması sonucunda dava tarihinden önce davalı tarafa ödendiği değerlendirilerek,
kurum işleminin iptaline ilişkin davanın konusu kalmadığından davanın konusuz kalması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekirken, davanın kabulü yönünde karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu gerekçesiyle kararın bozulmasına, bozma nedenine göre davalının sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar verilmiş; ilama karşı süresi içinde davacı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
5. Dairenin 09.01.2024 tarihli ilamıyla. 2018 yılı sözleşmesinin (5.4.13.) maddesinde yer alan.
"Müessese sahibi/mesul müdürü veya çalışanlar tarafından reçete/reçete eki belgede tahrifat yapıldığının tespit edilmesi halinde ilgili müessese yazılı olarak uyarılır ve reçete bedelinin 10 (on) katı tutarında ceza koşulu uygulanır." şeklindeki hüküm gereği kuruma sahte reçete fatura eden davacı hakkında uygulanması gereken lehe hükümlerde eylemin ilk kez tespiti durumunda sözleşmenin feshedileceğine dair bir düzenleme bulunmadığı, yine aynı hükümde ceza koşulunun reçete bedelinin 10 katı olarak uygulanacağının kabul edildiği, bu durumda davacının sözleşmenin feshine ilişkin işlemin iptalini talep etme hakkı olduğu,
davacının talebinin kısmen kabulü ile sözleşmenin feshine ilişkin işlemin iptaline ve lehe hükümler gereği uygulanması gereken ceza koşulu dışında kalan kısım 28.958,11 TL'lik ceza koşulunun iptaline, uygulanması gereken 1.041,89 TL'lik ceza koşulu yönünden ise dava tarihinden önce ödeme yapıldığından yalnızca bu kısım yönünden dava konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiğinden bahisle karar düzeltme isteminin kabulü ile Mahkeme kararının açıklanan şekilde değişik gerekçe ile bozulmasına karar verilmiştir.
6. Bozmaya uyan Mahkemenin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla. 2018 yılı sözleşmesinin (5.4.13.) maddesinde yer alan.
"Müessese sahibi/mesul müdürü veya çalışanlar tarafından reçete/reçete eki belgede tahrifat yapıldığının tespit edilmesi halinde ilgili müessese yazılı olarak uyarılır ve reçete bedelinin 10 (on) katı tutarında ceza koşulu uygulanır" şeklindeki hüküm gereği davacı hakkında uygulanması gereken lehe hükümlerde eylemin ilk kez tespiti durumunda sözleşmenin feshedileceğine dair bir düzenleme bulunmadığı,
ceza koşulunun reçete bedelinin 10 katı olarak uygulanacağı, davacının sözleşmenin feshine ilişkin işlemin iptalini talep etme hakkı olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile sözleşmenin feshine ilişkin işlemin iptaline ve uygulanması gereken ceza koşulu dışında kalan kısım 28.958,11 TL'lik ceza koşulunun iptaline, 1.041,89 TL'lik ceza koşulu yönünden ise dava tarihinden önce ödeme yapıldığından yalnızca bu kısım yönünden dava konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş; karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili; cevap dilekçesini tekrarlayarak ikinci reçetenin hak sahibinin bilgisi dışında ... Optik firmasının dahili ile ... tarafından tanzim edildiği ve sahte olduğu, işlemde her hangi bir hukuka aykırılık bulunmadığı, bilirkişi raporunun hatalı olduğu, dosya yetkisizlik kararı üzerine geldiğinden yetkisizlik kararı yönünden kurum lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini ileri sürerek; kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
B. Gerekçe ve Değerlendirme
Uyuşmazlık, davalı tarafından uygulanan cezai şart bedeli ile sözleşmenin feshi işlemlerinin iptali ile menfi tespit istemlerine ilişkindir.
Temyizen incelenen kararın; bozma ilamında belirtilen şekilde ve yine ilamda belirtilen hukuki esaslar gereğince verildiği, bozma ilamının kapsamı dışında kalarak kesinleşen kısımlar hakkında yeniden inceleme yapılamayacağı, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 28.02.2019 tarihli, 2017/3004 E. 2019/217 K. sayılı ilamında da ifade edildiği üzere 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 331. maddesi kapsamında yargılamaya devam eden yetkili mahkemece esas hakkında hüküm kurularak vekalet ücretine hükmedildiğinden yargılamanın tekliği gözetilerek yetkisizlik kararı için ayrıca vekalet ücretine hükmedilemeyeceği anlaşılmakla, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile hükmün onanmasına karar verilmiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2024/3084, K. 2025/3229, 11 Haziran 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama