KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2024/4184 E., 2025/3212 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Haziran 2025
- Mahkemesi
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2024/73 E., 2024/2255 K.
- İlk derece mahkemesi
- Ankara 41. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2022/423 E., 2023/428 K.
Karar Metni
1.178 kelime·6 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; davalı ...'in 1416 sayılı Ecnebi Memleketlere Gönderilecek Talebe Hakkında Kanun ve Türk Öğrencilerin Yabancı Ülkelerde Öğrenimleri Hakkında Kanun kapsamında ...
Üniversitesi adına ve davacı ... hesabına öğrenim görmek üzere resmi-burslu statüsünde yurtdışına gidecek öğrenci statüsünde yüklenme senedini imzaladığını, davalı asıl borçlunun öğrenim süresinin 25.09.2014 tarihinde sona erdiğini, 26.09.2014-08.12.2014 tarihleri arasında herhangi bir ödeme yapılmadığını, davalı asıl borçlu ...'in 09.03.2015 tarihinden itibaren 2 ay içinde kuruma başvurup görev talebinde bulunmadığını, davalı ile yapılan yazışmalar neticesinde davalının toplam 492 ABD doları, 42.472,61 İngiliz Sterlini, 29.571,00 TL borcu ödemek için dört yıllık ödeme planı sunduğunu, davalı yanca bir kısım ödemenin gerçekleştirildiğini,
ancak geri kalan tutar için herhangi bir ödemede bulunulmadığını ileri sürerek 158,58 İngiliz Sterlini faiz borcu, 1.019,11 Türk Lirası, 492 ABD Doları, 39.203,77 İngiliz Sterlini, 26.871,00 TL anapara ile anapara için uygulanacak faizin davalılardan sorumlulukları oranında tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1. Davalı ...; tebligatın usulsüz olduğunu,zamanaşımı ve hak düşürücü süre itirazında bulunduklarını, davalının tez yazımı sırasında babasının acil ameliyata alınması nedeniyle Türkiye'ye döndüğünü ve tezini planladığı sürede teslim edemediğini, Türk Öğrencilerin Yabancı Ülkelerde Öğrenimleri Hakkında Yönetmeliğinin 38. maddesi gereği tazminata hükmedileceği durumların düzenlendiğini, hiç birinin davalıya uymadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
2. Davalı ... vekili; zamanaşımı definde bulunduğunu, Ankara mahkemelerinin yetkisiz olduğunu, borca dayanak yapılan kefalet ilişkisinin geçerli bir şekilde kurulmadığını, söz konusu borç nedeniyle herhangi bir sorumluluğu bulunmadığını, Türk Borçlar Kanun'un 583. maddesinde, kefalet sözleşmesinin kurulabilmesi için gerekli olan şekil şartlarının sağlanmadığını, asıl borçluya başvurulmadan kefile başvurulamayacağını belirterek davanın reddini savunmuştur.
3. Davalı ...; zamanaşımı ve yetki itirazında bulunarak davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davalı ...'in 1416 sayılı Ecnebi Memleketlere Gönderilecek Talebe Hakkında Kanun kapsamında ve Türk öğrencilerin yabancı ülkelerde öğrenimleri hakkında davacı idare adına yüksek lisans öğrenimi yapmak üzere görevlendirildiği, davacı idarenin görev talebinde bulunmayan davalı bursiyerden sorumluluğunu istemekte haklı olduğu,
öğrenimini azami sürede tamamlayarak göreve başlamayan ve buna dair yüklenme senedi kapsamındaki taahhütlerini yerine getirmeyen davalı ...'in ve kefalet senedi kapsamında diğer davalıların, davacı idareye karşı sorumlu oldukları gerekçesiyle davanın kabulü 39.203,77 İngiliz Sterlini, 492,00 ABD Doları, 26.872,00 TL borç aslı alacağının ve 1.019,11 TL ile 158,58 İngiliz Sterlini faiz alacağının,
yabancı para alacaklarına(borç aslına) ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek 3095 sayılı Kanun'un 4/a maddesi uyarınca fiili ödeme tarihine kadar Devlet Bankalarının İngiliz Sterlini/ABD Doları ile açılmış bir (1) yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranı üzerinden, 26.872,00 TL'lik kısmı yönünden ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte, davalılardan (davalı kefil ... ile davalı kefil ...'in yalnızca 40.000,00 İngiliz Sterlini kısmından sorumlu olarak) müştereken ve müteselsilen sorumlu olarak alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş;
karara karşı, süresi içinde davalı ... vekili temyiz başvurusunda bulunmuştur.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; İlk Derece Mahkemesince verilen kararda usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davalı ... vekilinin istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı ... vekili; dava dilekçesinin müvekkile usulüne uygun tebliğ edilmediğini, bu konudaki itirazlarının mahkeme tarafından değerlendirilmediğini, davanın zamanaşımına uğradığı ve hak düşürücü sürede açılmadığını, Mahkemece bu konuların değerlendirmediğini, davalının tüm derslerini başarı ile tamamladığını, babasının acil ameliyata alınması nedeniyle tez aşamasını planlanan tarihte tamamlayamadığını, Türk Öğrencilerin Yabancı Ülkelerde Öğrenimleri Hakkında Yönetmelik'te tazminatın uygulanacağı durumların sınırlı şekilde sayıldığını, somut olayda uygulanacak temel mevzuatın ilgili Yönetmelik'in 38. maddesi olduğunu,
müvekkilinin taahhüdü ihlal etmediğini, bu kapsamda alınan bilirkişi raporunun hatalı olduğunu,faiz hesabının yanlış yapıldığını, diğer yandan Sterlin üzerinden değil TL üzerinden hüküm kurulması gerektiğini, ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, yurt dışı eğitimi için gönderilen davalının eğitimini tamamlayamamış olması nedeni ile yapılan eğitim giderlerinin iadesi istemine ilişkindir.
1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına, bozmaya uyularak verilen kararda belirtilen gerekçelere göre; davalı ... vekilinin sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. 6098 sayılı Kanun'un 117. maddesi; ''Muaccel bir borcun borçlusu, alacaklının ihtarıyla temerrüde düşer. Borcun ifa edileceği gün, birlikte belirlenmiş veya sözleşmede saklı tutulan bir hakka dayanarak taraflardan biri usulüne uygun bir bildirimde bulunmak suretiyle belirlemişse, bu günün geçmesiyle; haksız fiilde fiilin işlendiği, sebepsiz zenginleşmede ise zenginleşmenin gerçekleştiği tarihte borçlu temerrüde düşmüş olur. Ancak sebepsiz zenginleşenin iyiniyetli olduğu hâllerde temerrüt için bildirim şarttır.
'' şeklindedir.
3. Yurt dışı eğitim masrafları nedeniyle ilgilinin sorumluluğu ve ödenmesi gereken borç miktarı yüklenme senedine göre tespit edilecektir. Taraflar arasında 21.09.2012 tarihinde imzalanan D başlıklı sözleşmenin 19. maddesinde;''...
MEB tarafından benim için yapılmış bütün masrafları, masrafın yapıldığı para cinsinden ödemeyi, Türk Lirası cinsinden yapılmış harcamaları %50 fazlası ve yasal faiziyle birlikte, fiilen döviz olarak yapılmış her türlü masrafları aynı döviz cins ve miktarı üzerinden yasal faizi ile birlikte tahsilat tarihindeki Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankasınca tespit ve ilan edilen efektif satış kuru üzerinden hesap edilecek Türk Lirası cinsinden MEB ve/veya Hazine emrine nakten ve defaten ödeyeceğimi;
bu yüklenme senedinin tanziminden itibaren Türkiye'de bu yüklenme senedinin icabı olan mecburi hizmetimin ifası sırasında inzibati veya cezal yollardan meslekten/devlet mernurluğundan muvakkaten veya daimi olarak çıkarıldığım, müstafi addedildiğim veya görevden uzaklaştırıldığım ya da istifa suretiyle ayrıldığım takdirde eksik kalan mecburi hizmet süremle orantılı olarak müfredatı yukarıda belirtilen bütün istenenleri yine yukarıda tespit edilen hukuki esaslarla kayıtlı olmak şartıyla nakten ve def alen ödemeyi şimdiden kabul ve taahhüt ederim." hükmünün öngörüldüğü tespit edilmiştir.
İmzalanan kefalet senedindeki hükümlerde geri ödemenin yapılacağı tarih konusunda bir belirleme bulunmadığı anlaşılmıştır. Davacı tarafından davalının eğitimi için ödenen tutarın ödenmesi amacıyla borç bildirimi yapıldığı, belgenin davalı borçluya 11.02.2019 tarihinde tebliğ edildiği ve bu tarih itibarıyla temerrüde düştüğü ve davacının bu tarihten itibaren faiz isteme hakkı bulunduğu anlaşılmakla, mahkemece ödeme tarihlerinden tarihinden itibaren faize hükmedilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/2 maddesi hükmü uyarınca temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir.
VI.KARAR
Açıklanan sebeplerle; 1. Davalı ... vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine,
2. Davalı ... vekilinin faize yönelik temyiz itirazının kabulü ile Mahkeme kararının hüküm fıkrasının (1) numaralı bendi çıkartılarak yerine "-Davanın kabulü ile.
39.203,77 İngiliz Sterlini, 492,00 ABD Doları, 26.872,00 TL borç aslı alacağının ve 1.019,11 TL ile 158,58 İngiliz Sterlini faiz alacağının, yabancı para alacaklarına(borç aslına) 11.02.2019 itibaren işleyecek 3095 sayılı Kanun'un 4/a maddesi uyarınca fiili ödeme tarihine kadar Devlet Bankalarının İngiliz Sterlini/ABD Doları ile açılmış bir (1) yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranı üzerinden, 26.872,00 TL'lik kısmı yönünden 11.02.2019 itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte,
davalılardan (davalı kefil ... ile davalı kefil ...'in yalnızca 40.000,00 İngiliz Sterlini kısmından sorumlu olarak) müştereken ve müteselsilen sorumlu olarak alınarak davacıya verilmesine," bendinin yazılması suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2024/4184, K. 2025/3212, 10 Haziran 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama