KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2024/4268 E., 2025/2986 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Mayıs 2025
- Mahkemesi
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2023/3792 E., 2024/2796 K.
- İlk derece mahkemesi
- İstanbul Anadolu 22. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2023/78 E., 2023/628 K.
Karar Metni
728 kelime·4 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; tarla niteliğindeki taşınmaz üzerine müvekkili tarafından müteahhit olarak 1990lı yılların başında bina yapıldığını, binanın yapımı için aldığı 40.000,00 TL'yi 21.000 Alman Markı olarak davalıya ödediğini, ancak davalının tarla niteliğindeki taşınmazdaki hissesini devretmediğini, davanın inançlı işlem hukuksal nedenine dayalı tapu devrinden kaynaklanan sebepsiz zenginleşmeye ilişkin belirsiz alacak davası olduğunu ileri sürerek; parası alındığı halde devri sağlanmayan davalıya ait tarla hissesinin tapu devrinin sağlanmasına,
mümkün olmaması halinde davalıya söz konusu yer için verdiği 21.000 Euro'nun (o zamanki Alman Markı) müvekkiline yasal faizi ile tahsiline yönelik arabuluculuk yapılmasını davalının uhdesine geçirdiği belirsiz alacağın işleyecek en yüksek faizi ile birlikte hesaplanarak tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili; davacının ödeme yapmadığını, davanın zamanaşımına uğradığını, taraflar arasında sözleşme ilişkisinin bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davanın sebepsiz zenginleşmeye dayalı olarak belirsiz alacak istemine ilişkin olduğu, belirsiz alacak davalarında asgari bir miktar ya da değer belirtilmesi ve dava dilekçesinde de açıkça talep sonucunun yazılması gerektiğini, dava dilekçesinde talep sonucunun açık bir şekilde belirtilmediğinden Mahkemece bir haftalık kesin süre verildiği, verilen kesin süre içerisinde eksikliğin tamamlanmadığı gerekçesiyle, davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’na (6100 sayılı Kanun) göre davacının dilekçeler teatisi aşamasında talep sonucunu serbestçe genişletebileceğini veya değiştirebileceğini, davanın, haksız ve hukuka aykırı eylemler nedeniyle uhdesine geçirdiği tutar nedeniyle davalıda oluşan sebepsiz zenginleşmeye dayalı zarardan kaynaklanan belirsiz tutarlı alacağın, işleyecek en yüksek yasal faizi ile birlikte hesaplanarak tespiti ve tahsili istemine ilişkin olduğunu, bu tespitin mali hesap uzmanı bir bilirkişi marifetiyle yapılması talebinin bulunduğunu,
alacağın eski ve Alman Markı cinsinden olması nedeniyle şimdiden belirlenecek bir tutar olmadığını, müvekkilin, inanç sözleşmesine dayalı olarak ve karşı tarafa duyduğu güven neticesinde tapu kaydını hemen teslim almadığını, iyi niyetinin ve güveninin kötüye kullanıldığını, karşı tarafça sebepsiz yere fakirleştirildiğini, parası alındığı halde devri sağlanmayan davaya konu tarla niteliğindeki taşınmazın karşı tarafa ait hissesinin tapu devrinin sağlanmasına, bu yapılamıyorsa da müvekkilin söz konusu yer için verdiği 21.000 Euro'nun (o zamanki para ile Alman Markının) müvekkile yasal faizi ile birlikte tahsilini talep ettiğini ileri sürerek,
kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, inançlı işlem hukuksal nedenine dayalı tapu devrinden kaynaklanan belirsiz alacak istemine ilişkindir.
6100 sayılı Kanun'un 107. maddesi; "Davanın açıldığı tarihte alacağın miktarını yahut değerini tam ve kesin olarak belirleyebilmesinin kendisinden beklenemeyeceği veya bunun imkânsız olduğu hâllerde, alacaklı, hukuki ilişkiyi ve asgari bir miktar ya da değeri belirtmek suretiyle belirsiz alacak davası açabilir." şeklindedir.
6100 sayılı Kanun'un 119. maddesi; "(1) Dava dilekçesinde aşağıdaki hususlar bulunur:
a) Mahkemenin adı.
b) Davacı ile davalının adı, soyadı ve adresleri.
c) Davacının Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarası.
ç) Varsa tarafların kanuni temsilcilerinin ve davacı vekilinin adı, soyadı ve adresleri.
d) Davanın konusu ve malvarlığı haklarına ilişkin davalarda, dava konusunun değeri.
e) Davacının iddiasının dayanağı olan bütün vakıaların sıra numarası altında açık özetleri.
f) İddia edilen her bir vakıanın hangi delillerle ispat edileceği.
g) Dayanılan hukuki sebepler.
ğ) Açık bir şekilde talep sonucu.
h) Davacının, varsa kanuni temsilcisinin veya vekilinin imzası.
(2) Birinci fıkranın (a), (d), (e), (f) ve (g) bentleri dışında kalan hususların eksik olması hâlinde, hâkim davacıya eksikliği tamamlaması için bir haftalık kesin süre verir. Bu süre içinde eksikliğin tamamlanmaması hâlinde dava açılmamış sayılır." şeklindedir.
Yapılan bu açıklamalar ışığında somut olay incelendiğinde; belirsiz alacak davasında davacı vekiline verilen kesin süre içerisinde asgari bir miktar ve değerin bildirilmediği anlaşılmakla, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın onanmasına karar verilmiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2024/4268, K. 2025/2986, 22 Mayıs 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama