İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /3. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 3. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2025/1342 K.2025/5032

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından duruşma istemli, davalı vekili tarafından duruşmasız temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 21.10.2025 tarihinde duruşma…

Esas2025/1342Karar2025/5032Tarih21 Ekim 2025Okuma7 dk · 1.487 kelime

KÜNYE

3. Hukuk Dairesi 2025/1342 E., 2025/5032 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
21 Ekim 2025
Mahkemesi
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesi
Sayısı
2023/1979 E., 2025/76 K.
İlk derece mahkemesi
Ankara 7. Asliye Hukuk Mahkemesi
Sayısı
2021/560 E., 2023/423 K.
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.487 kelime·7 dk okuma·8 bölüm

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından duruşma istemli, davalı vekili tarafından duruşmasız temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 21.10.2025 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir Belli edilen günde gelen davacı vekilleri Avukat ... ve Avukat ... ile davalı vekili Avukat ...'ın sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen saat 14.00'te Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili; müvekkili şirketin EPDK'dan lisans alarak davalı Kurum ile sözleşme imzaladığını, ..-.. HES yapısını lisans süresinde inşa ettiğini, 10.07.2019 tarihinde geçici kabulün yapılarak işletmeye alındığını, .. HES yapısına 80... /saniye ortalama miktarda su gelmesi gerekirken, davalı Kurum tarafından bu taahhüde uyulmadığı gibi Çankırı Sulh Hukuk Mahkemesinin 2021/13 D.İş sayılı tespit raporundan görüleceği üzere ..

HES yapısına gelmesi gereken suyun kaçak setler yapılarak engellendiğini, yapılan engellemenin ihtarnameye rağmen devam ettiğini, müvekkili şirketin fizibilite raporunu onaylayan, akabinde sözleşme yapan Kurumun ihtiyacı olan suyu kasıtlı ve kusurlu olarak sağlamadığını, davalı Kurumun, maruz kaldıkları müspet zararı kendi kusur ve kastı nedeniyle gidermek zorunda olduğunu ileri sürerek;

davalının sözleşmeye aykırı davranışı nedeniyle çıkardığı muarazanın önlenmesini, ödenen ve ödenecek bedellerin ayrı ayrı tespiti ile gerekli ödeme ve ödemeden yapılacak indirim hesaplarının yapılmasını, alınacak raporla zararın tespit edilerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, şimdilik 100.000,00 TL'nin yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş, bedel artırım dilekçesi ile dava değerini 26.615.188,29 TL’ye yükseltmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili; davacı şirketin ..

HES’e gelen suyun yetersizliği sebebiyle açtığı davanın konusu, tarafları ve gerekçeleri idari yargıda görülen dava ile aynı olduğundan derdestlik nedeniyle usulden reddi gerektiğini, izinsiz su kullanımı ve kaçak yapıların kontrolünün Sulama Birliği ve diğer faydalananların sorumluluğunda olduğunu, davacı ile imzalanan Su Kullanım Hakkı Anlaşmalarında enerji üretimi için su ve üretilecek enerji miktarına ilişkin taahhüt bulunmadığını, söz konusu anlaşma ve fizibilite raporunda ortak tesislerde su kullanımında önceliğin tarımsal sulamaya ait olduğunu,

santrale az su gelmesi halinde üretim tesislerinin çalıştırılamaması veya öngörülenden az enerji üretilmesinden kaynaklanan tüm risk ve sorumluluğun şirkete ait olduğunu ve şirketin yatırım öncesi bu hususları incelediğini, Kurumun ise gelir amacı gütmeden kamu yararını gözeterek paydaşların haklarını dengelediğini savunarak, davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla. Çankırı Sulh Hukuk Mahkemesinin 202113 D.İş sayılı tespit raporu ile .. .. HES yapısına gelmesi gereken suyun kaçak setler yapılarak engellenmiş olduğunun anlaşıldığı, davalının sözleşmesel yükümlülüklerini ve yetkilerini Sulama Birliğine devrettiğini belirtmesinin, onu sözleşmesel yükümlülüklerinden bağışık tutmadığı, tespit raporundaki değerlerden de görüleceği üzere mevcut durumunda ..

HES yapısına hiçbir zaman 80 m³/saniye ortalama miktarda su gelmediğinin anlaşıldığı, davalının özen yükümlülüğü ile ilgili kusur ve sorumluluğunun bulunduğu gerekçesiyle; davanın kabulüne, 26.615.188,29 TL alacağın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

IV. İSTİNAF

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; taraflar arasında imzalanan sözleşmede davalı Kurum tarafından davacıya 80 m³/saniye su verileceği, bu miktarın altında su verildiği takdirde davalı Kurumun sorumlu olacağı yönünde herhangi bir taahhüdünün bulunmadığı, basiretli bir tacir olan davacının serbest iradesi ile imzaladığı sözleşme hükümleri ile bağlı olduğu,

hal böyle olunca, Mahkemece, sözleşme hükümlerine göre, çeşitli sebeplerle santrala az su gelmesi halinde, suyun az olduğu süre içerisinde üretim tesisinin çalıştırılamaması veya öngörülenden az enerji üretilmesi durumuna ait bütün risk ve sorumlulukların davacı şirkete ait olduğu, hidroelektrik enerji üretim tesislerinin fizibilite raporu kapsamında olabilecek yetersiz etüt ve değerlendirmelerden dolayı ilerideki safhalarda hidrolojik, jeolojik, teknik, çevresel, sosyal ve ekonomik yönden oluşabilecek her türlü olumsuz sonuçtan yalnız şirketin sorumlu olduğu,

davacı şirket tarafından kurulacak hidroelektrik enerji üretim tesislerinin yatırımında doğabilecek her türlü hidrolojik, jeolojik, teknik, çevresel, ekonomik ve mali riskler ile tabii afet riskinin yüklenildiği, dava konusu iddialar yönünden davalının sorumluluğunun bulunmadığı dikkate alınarak davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmesinin isabetli olmadığı gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden davanın reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili ve katılma yoluyla davalı vekili temyiz isteminde bulunmuşlardır.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

1. Davacı vekili; ..

Sulama Birliğinin DSİ'nin kontrolünde olduğunu, sözleşmeye göre 90 gün sulama mevsiminde önceliğin sulamaya verileceği, diğer zamanlarda ise en az 80 m³/sn suyun müvekkiline verileceğinin kararlaştırıldığını, davalının eyleminin haksız fiil niteliğinde olduğunu, sözleşmenin hükümleri bir bütün olup başlangıç maddelerinin de sözleşmeye dahil olduğunu, başlangıç hükümlerinde bu sözleşmenin ne için kurulduğunun, tarafların amacının ne olduğunun hüküm altına alındığını, sözleşmenin en azından tesisin kurulma maliyetlerini karşılayan ve makul bir kâr elde etmeyi amaçlayan,

böylelikle elektrik piyasasında arz güvenliğine hizmet edecek olan ticari bir sözleşme olduğunu, sözleşmede yer alan "çeşitli nedenler" gerekçesinin hiçbir somut ve objektif denetime tabi olmayan, tamamen DSİ tarafının keyfiyetine bırakılmış genel ve torba bir sorumsuzluk hükmü olarak yorumlanmasının usul ve kanuna aykırı olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.

2. Davalı vekili; 26.615.188,29 TL üzerinden müvekkili lehine nisbi vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, maktu vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu ileri sürerek, kararın düzeltilerek onanmasını istemiştir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Uyuşmazlık, sözleşmeye aykırılık nedeniyle uğranılan zararın tahsili istemine ilişkindir.

Taraflar arasında 26.09.2007 tarihinde imzalanan .. Hidroelektrik Enerji Üretim Tesislerinin Su Kullanım Hakkı ve İşletme Esaslarına İlişkin Revize Anlaşma'nın 2. maddesinde; Ortak Tesisin; enerji üretimi yanında sulama suyu, içme ve kullanma suyu temini ve taşkın koruma gibi birden fazla maksada hizmet eden tesisi ifade edeceği belirtilmiş,

4. maddesinde; ''Hidroelektrik enerji üretim tesislerinin bulunduğu bölgenin havza gelişimine paralel olarak DSİ tarafından yürütülmekte olan çalışmalar çerçevesinde, havzadaki mevcut, inşa halinde ve mutasavver projeler (kesin proje, planlama, master plan, ön inceleme ve ilk etüt) kapsamında içme-kullanma, turizm ve endüstri suyu temini, sulama, taşkın koruma ve enerji maksatları ile bunların dışında olabilecek başka maksatlara yönelik olarak diğer kuruluşlara ve tüzel kişilere tahsis edilecek suların miktar ve zamanlamasını belirleyecek olan işletme planları DSİ tarafından yapılır ve şirkete bildirilir. Şirket bu planlara uymakla yükümlüdür...",

7. maddesinde; "DSİ tarafından inşa edilmiş projeler kapsamına Şirket tarafından hidroelektrik üretim tesisi ilave edilmesi durumunda, DSİ tarafından belirlenecek işletme planına göre ortak tesislerin işletmesi DSİ'ce yapılır ve DSİ ve Şirket buna uyar. Şirketin bu planlara aykırı işletme yapması halinde, bütün zararlardan Şirket sorumludur. ...",

11. maddesinde; "Çeşitli nedenlerle santrale az su gelmesi halinde suyun az olduğu süre içinde üretim tesisinin çalıştırılamaması veya öngörülenden az enerji üretilmesi durumuna ait bütün risk ve sorumluluklar Şirkete aittir. Şirketin yatırım öncesi bu konuları incelediği ve projesini buna göre geliştirdiği kabul edilecektir...",

38. maddesinde; "... Regülatörünün ortak tesis olması sebebiyle sulamaya verilecek su miktarında herhangi bir kısıtlama yapılamaz." düzenlemelerine yer verilmiştir.

Ankara 6. İdare Mahkemesinin 2020/1256 E., 2021/40 K. sayılı kararının incelenmesinde; dosyamız davacısı şirket tarafından dosyamız davalısı DSİ aleyhine; '' ''... Hidroelektrik Santralini işleten davacı şirket tarafından, ...

Hidroelektrik Santralinin 2020 yılı sulama sezonu boyunca Su Kullanım Hakkı Anlaşmasının ilgili hükümleri doğrultusunda en fazla tek türbin olarak çalıştırılması ve Kızılırmak Sulamasının ana kanallarına verilen tam kapasite su miktarında azalmaya neden olmayacak şekilde üretim yapılmasına dair 12.05.2020 tarihli ve E.266650 sayılı işlemin iptali'' istemiyle dava açıldığı, yargılama sonunda Mahkemece;

''taraflar arasında imzalanan Su Kullanım Hakkı Anlaşmasının bir bütün olarak değerlendirilmesinden, Hidroelektrik enerji üretim tesislerinin bulunduğu bölgede davalı idarenin yürüteceği çalışmalar çerçevesinde sulama maksatlı olarak üçüncü kişilere tahsis edilecek suların miktar ve zamanlamasını belirlemeye yönelik planların davalı idare tarafından yapılacağı, davacı şirketin bu planlara uyacağının açık olduğu, yine, davacı şirketin ortak tesisin işletilmesine ilişkin planlara aykırı işletme yapmaması gerektiği de tabi olup, elektrik üretimini bu planlara göre yapması gerektiği, ayrıca, ...

Regülatörünün ortak tesis olması nedeniyle sulamaya verilecek su miktarında kısıtlamaya gidilemeyeceğinin de Su Kullanım Hakkı Anlaşmasında düzenlenmiş olup, davacı şirketin ... HES'de elektrik üretimini nehrin sulama amaçlı kullanımını da gözeterek planlaması gerektiğinin tabi olduğu, davalı idarenin nehir suyunun miktar ve zamanlamasına belirlemeye yönelik planlar yapmaya yetkisi olduğu ve ilgililerin bu planlara uymaları gerektiği, bu durumda, ...

Hidroelektrik Santralinin 2020 yılı sulama sezonu boyunca Su Kullanım Hakkı Anlaşmasının ilgili hükümleri doğrultusunda en fazla tek türbin olarak çalıştırılması ve Kızılırmak Sulamasının ana kanallarına verilen tam kapasite su miktarında azalmaya neden olmayacak şekilde üretim yapılmasına yönelik dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı" gerekçesiyle davanın reddine karar verildiği, karara karşı süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Ankara Bölge İdare Mahkemesi 8. İdari Dava Dairesinin 2021/765 E., 2022/301 K. sayılı kararıyla;

istinaf başvurusunun kesin olmak üzere reddine karar verildiği ve kararın 25.02.2022 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır.

Yapılan bu açıklamalar ışığında uyuşmazlık incelendiğinde; taraflar arasında imzalanan sözleşmenin yukarıda yer verilen ilgili hükümleri ile İdare Mahkemesince verilen ve kesinleşen kararın gerekçesinde yer alan tespitlerle birlikte değerlendirildiğinde, davalı Kurumun sözleşmeye aykırı bir hareketinin bulunmadığı, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 13/4 maddesine göre, maddi tazminat davalarının tümden reddi durumunda karşı taraf lehine maktu vekalet ücretine hükmedileceği anlaşılmakla taraf vekillerinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan kararın onanmasına karar verilmiştir.

VI. KARAR

SONUÇ / HÜKÜM

Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA, 28.000,00 TL Yargıtay duruşması vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalıya verilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 21.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2025/1342, K. 2025/5032, 21 Ekim 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Dava
  4. II. Cevap
  5. III. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  6. IV. İstinaf
  7. V. Temyiz
  8. A. Temyiz Sebepleri
  9. B. Değerlendirme ve Gerekçe
  10. VI. Karar
  11. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
3. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/1342
Karar No
2025/5032
Tarih
21 Ekim 2025

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2025/1343 K.2025/8552
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2025/1344 K.2025/8551
  • Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2025/1344 K.2025/4781
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2025/1345 K.2025/8549
  • Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2025/1346 K.2025/4842
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2025/1347 K.2025/8555

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.