KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2025/1475 E., 2025/4858 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 15 Ekim 2025
- Mahkemesi
- Tekirdağ Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2025/127 E., 2025/122 K.
- İlk derece mahkemesi
- Çorlu 3. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2023/233 E., 2024/215 K.
Karar Metni
492 kelime·2 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; taraflar arasında imzalanan 21.09.2020 tarihli satış sözleşmesiyle davalı şirkete ait 2017 model aracın müvekkiline satıldığını, müvekkilinin satış bedeli 150.000,00 TL'yi şirket yetkilisi ...'ın talebi üzerine oğlu ...'ın banka hesabına havale ettiğini, davalının müvekkilini oyaladığını ve devri gerçekleştirmediğini, satış bedeli olarak ödenen 150.000,00 TL'nin denkleştirici adelet ilkesi gözetilerek iadesi gerektiğini ileri sürerek; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 1.000,00 TL'nin 21.09.2020 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiş, 19.07.2024 tarihli ıslah dilekçesiyle dava değerini 605.341,83 TL'ye yükseltmiştir.
II. CEVAP
Davalı şirket, davaya cevap vermemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; taraflar arasında araç satışına ilişkin yapılan sözleşmenin 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 20/d maddesi uyarınca resmi şekilde yapılmadığından geçersiz olduğu, davacı tarafın 150.000,00 TL ödeme yapıldığını iddia ettiği, ancak yerleşik Yargıtay içtihatları uyarınca açıklamasız EFT'nin muaccel bir borç için yapılmış ödeme olduğunun kabul edildiği, davacı tarafa 11.06.2024 tarihli duruşmada yemin delilinin hatırlatıldığı, ancak davacı vekilinin yemin deliline dayanmadığını beyan ettiği, davanın kanıtlanamadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş; karara karşı, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; Mahkemenin vardığı sonuçta istinaf sebepleri yönünden usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı gerekçesiyle, istinaf başvurusunun reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili temyiz başvurusunda bulunmuştur.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili, taraflar arasındaki sözleşmenin 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu kapsamında geçerli olduğunu, müvekkilinin araç satış bedelini ödediğinin tanıklarının beyanları ve banka kayıtları ile sabit olduğunu, taraflar arasında başka hiçbir alacak verecek ilişkisi bulunmadığını, davaya konu paranın havale edildiği dava dışı ... adına düzenlenen vekaletnamede araç satışıyla ve satış bedellerinin alınmasıyla yetkili kılındığını, denkleştirici adalet ilkesi kapsamında hesaplanan bedelin müvekkiline iadesi gerektiğini ileri sürerek; kararın bozulmasını talep edilmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, harici araç satış sözleşmesi uyarınca sebepsiz zenginleşmeye dayalı alacak istemine ilişkindir.
Temyiz olunan kararın dayandığı bilgi ve belgelere, banka yoluyla gönderilen havaleye ilişkin dekontta bir açıklamanın yer almaması sebebiyle yapılan ödemenin borç ödemesi olduğuna dair karinenin aksinin davacı tarafça ispat edilmemiş bulunmasına, dava değeri itibariyle iddiasını yazılı delille ispat edemeyen davacının dava dilekçesinde açıkça yemin deliline dayanmasına, davacı asilin de hazır bulunduğu 11.06.2024 tarihli duruşmada davacı vekilinin yemin deliline dayanmayacaklarını beyan ettiğinin anlaşılmasına göre, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile kararın onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2025/1475, K. 2025/4858, 15 Ekim 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama