İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /3. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 3. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2025/1753 K.2025/5248

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan…

Esas2025/1753Karar2025/5248Tarih5 Kasım 2025Okuma10 dk · 1.924 kelime

KÜNYE

3. Hukuk Dairesi 2025/1753 E., 2025/5248 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
5 Kasım 2025
Mahkemesi
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 57. Hukuk Dairesi
Sayısı
2024/996 E., 2025/144 K.
Dava tarihi
16.09.2015
İlk derece mahkemesi
İstanbul 24. Asliye Hukuk Mahkemesi
Sayısı
2018/550 E., 2024/110 K.
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.924 kelime·10 dk okuma·9 bölüm

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili; ... Holding A.Ş. ve bağlı şirketleri hissedarları olan davalı ...'nin kardeşi olan dava dışı ... ve eşi ... ile müvekkili arasında vekâlet sözleşmesi imzalandığını, müvekkilinin sözleşme kapsamında hizmet vermesine rağmen azledildiğini, azil işleminin haksız olduğunu ve vekâlet ücreti ödememek için yapıldığını belirterek, vekâlet sözleşmesi gereği şimdilik 20.000,00 TL vekâlet ücreti alacağının tahsiline, alacağa temerrüt tarihi olan 21.04.2015'ten itibaren TCMB'nın kısa vadeli kredilerine uyguladığı avans faizi oranında temerrüt faizi uygulanmasına, kötü niyetli olarak dava açılmasına sebebiyet verildiği için davada hüküm olunacak alacağın %10'u oranında tazminata karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili; azil kararının haklı olduğunu, müvekkili ile davacı arasında bire bir hukuki bir ilişki kurulmadığını, vekâletnamenin Karaman Hukuk Bürosu'na umumi vekâlet şeklinde düzenlendiğini, 01.12.2012 tarihinde müvekkilinin evine gelen davacı avukatın işlerin yürütülmesi için bir belgeyi imzalatmak istediğini, belge altında kardeşinin imzasını gören müvekkilinin belgeyi imzaladığını ve neye imza attığını bilmediğini, müvekkilinin şirketteki hisselerini halen kimseye devretmediğini, davacı avukatın müvekkilinin lehine tek bir davayı dahi kazanamadığını, müvekkilinin talebi olmadan açılan davalarla aile içinde büyük üzüntü oluşturduğunu, bu nedenlerle azlinin haklı olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; hükme esas alınan bilirkişi raporu doğrultusunda davacı tarafından açılacak davalar ile ilgili olarak hangi davaların açılacağı konusundan davalının izninin alınmaması ve davalının bilgi ve onayı dışında ailesi ile ilişkileri ile ilgili davalar ikame edilmesi nedeniyle davacı avukatın azlinin haklı bulunduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içerisinde davacı vekili istinafa başvurmuştur.

IV. İSTİNAF

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili; 02.06.2014 tarihli yetki belgesinin yanlış değerlendirildiğini, davacı avukatın sadakat yükümlülüğüne uygun hareket ettiğini, davacı avukat tarafından açılan tüm davalar ve yapılan işlemlerin fesih davasının hazırlığı mahiyetinde olduğunu, bilirkişi raporunun eksik inceleme ile verildiğini, yetki belgesinin incelenmediğini, açılan davaların aile şirketinde azınlık hisseye sahip hissedarların şirketten payını almaya dönük sonuç alınmış tek dava olduğunu, davaların kazanılmadığı tespitinin doğru olmadığını, netice itibariyle şirket hisse satışının uzlaşma ile gerçekleştiğini ileri sürerek usul ve kanuna aykırı bulunduğunu ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Uyuşmazlık, vekalet sözleşmesine dayalı haksız azil nedeniyle ücret alacağı istemine ilişkindir.

1. Vekil, 6098 sayılı Kanun'un 505 ve devamı maddeleri uyarınca sadakat borcu gereği olarak müvekkilinin yararına olacak davranışlarda bulunmak, ona zarar verecek davranışlardan kaçınmak zorunluluğundadır. Yine 1136 sayılı Kanun'un 34. maddesine göre avukatlar, yüklendikleri görevleri, bu görevin kutsallığına yakışır bir şekilde özen, doğruluk ve onur içinde yerine getirmek ve avukatlık ünvanının gerektirdiği saygı ve güvene yakışır bir şekilde hareket etmekle yükümlüdürler.

Buna göre avukat, üzerine aldığı işi özenle ve müvekkili yararına yürütüp sonuçlandırmakla görevli olduğu gibi, müvekkilinin kendisi hakkındaki güveninin sarsılmasına neden olacak tutum ve davranışlardan da titizlikle kaçınmak zorundadır. Aksi halde avukatına güveni kalmayan müvekkilin avukatını azletmesi halinde azlin haklı olduğunun kabulü gerekir.

Gerçekten de avukat, görevini yerine getirirken gerekli özen ve dikkati göstermemiş, sadakatle vekaleti ifa etmemiş ise, müvekkilinin vekilini azli haklıdır.

2. 1136 sayılı Kanun'un 174. maddesi uyarınca avukatın azli halinde ücretin tamamı verilir ancak avukat kusur veya ihmalinden dolayı azledilmiş ise ücretin ödenmesi gerekmez. Dairemizin yerleşmiş içtihatlarına göre haklı azil halinde ancak azil tarihi itibariyle sonuçlanıp kesinleşen işlerden dolayı vekalet ücreti talep edilebilir.

Zira vekalet ilişkisi bir bütün olup azil, taraflar arasındaki tüm dava ve takiplere sirayet edeceğinden, azlin haklı olduğunun kabul edilmesi halinde, davacının azil tarihi itibariyle sonuçlanıp kesinleşmeyen işlerden dolayı vekalet ücreti talep edebilmesi mümkün değildir. Ancak azil haksız ise avukat, takip ettiği işler nedeniyle sonuçlanmış gibi ücrete hak kazanacaktır.

Avukatlık ücret sözleşmeleri ise tarafların karşılıklı irade beyanları ile avukatın müvekkili için belirli bir problem üzerinde çalışması konusunda tarafların uzlaşmaları ile kurulan, bu ilişki neticesinde avukatlık hizmeti verilen, bu hizmet karşılığında ücret istenilebilen ve avukatlık ücretinin 1136 sayılı Kanun'un 163/1 ve 164. maddesine göre değerlendirilen sözleşmelerdir.

3. Yukarıda açıklanan kanun hükümleri doğrultusunda somut olay değerlendirildiğinde; davacı avukatın 28.04.2011 tarihli vekaletname ile vekil tayin edildiği, taraflar arasında imzalanan 01.12.2012 tarihli "" uyarınca davacı avukatın İş Sahipleri olan davacı ve dava dışı ...., dava dışı aile şirketi olan ...

Holding A.Ş.'deki %22 oranındaki payın, holding çoğunluk hissedarlarının olumsuz tutum ve davranışları nedeniyle değerlendirilemediğini, kendilerine yönetimde söz hakkı verilmediğini, hakları olan kâr paylarının ödenmediğini, hesapların gerçeğe uygun şekilde tutulmadığını, bu durumun kendilerinin maddi manevi kayıplarına sebebiyet verdiğini, bu kapsamda sözleşmede belirtilen iş ve işlemlerin avukatlar tarafından yürütülmesini talep ettiklerini ifade ile "...

Holding A.Ş.'deki toplam %22 oranındaki paylar ile ilgili tüm hukuki uyuşmazlıkların takibi ve bu payların satılarak bedelinin tahsili" amacıyla sözleşmede belirtilen iş ve işlemlerin yürütülmesi konusunda davacı avukatı vekil tayin etmişlerdir.

Buna göre; davacı avukat, Sözleşmenin 2. maddesinde anılan hususlara ilişkin olarak açılacak davalarda İş Sahiplerinin haklarını mahkeme önünde temsil de dahil olmak üzere avukatlık ve danışmanlık hizmeti vermeyi kabul ve taahhüt etmiştir.

4. Avukatlık ve Hukuksal Danışmanlık Sözleşmesi kapsamında taraflar arasında davacı avukatın, Sözleşmenin 2. maddesinde anılan hizmetleri karşılığında, İş Sahiplerinin ... Holding A.Ş.'deki hisselerinin (%22) satılarak bedelinin tahsili halinde, tahsil edilen bedelin %7'sini almaya hak kazanacağı, İş Sahiplerinin holding hisselerini satmaktan vazgeçmesi, şirkette kalmayı arzu etmesi, vakfetmesi, devretmesi, hisseler üzerinde rehin veya intifa hakkı tesis etmesi, hisselerin veraset yoluyla intikal etmesi halinde de avukatın 2. Maddede belirtilen ücreti talep etmeye hak kazanacağı, avukatın payların satış süreci sonlanıncaya kadar, uyuşmazlık konusu paylara ilişkin olarak tahsil edilen kâr paylarının %7'si oranında ücret almaya hak kazanacağı hususunda mutabakata varılmıştır.

5. Vekâlet ilişkisinin başladığı 28.04.2011 tarihinden davacı avukatın azledildiği 12.09.2014 tarihine kadar davacı tarafından holding grup şirketlerince yapılan genel kurul toplantılarına davacı adına katılım ve temsil, holding ve diğer grup şirketlerine bilgi edinme ve kâr payı talepli ihtarnamelerin gönderilmesi, holding ve bağlı şirketlerine karşı davalar açılması, holding aleyhine fesih davası açılması sonrasında dava dışı ...

Holding A.Ş. yetkilileri ile davacı arasında sulh görüşmelerine başlanıldığı anlaşılmaktadır. Bu aşamada davalı ve dava dışı ... tarafından imzalanan ve davacı avukata verilen 02.06.2014 tarihli "Yetki Belgesi" ile davacı avukat; davalı ve dava dışı ... ... Holding A.Ş. yetkili temsilcileri ile ... Holding A.Ş.'deki payları ile ilgili olarak, şahıslarının ...

Holding A.Ş. ve grup şirketlerine ilişkin davaların ve aile fertlerinin tarafı olduğu davaların sulh yolu ile sonuçlandırılması için davalı ve dava dışı ... adına sulh ve ibraya yetkili temsilciler olarak müzakere yapmaya yetkili kişiler olarak tayin edilmiştir.

Sulh görüşmeleri devam ederken davacı avukat davalı tarafından 12.09.2014 tarihinde gönderilen azilname ile “sadakat borcu gereği olarak haklı menfatlerimi gözeterek yararıma olacak davranışlarda bulunacağı yerde ailem ve şahsıma zarar veren davranışlar sergilemesi ve haklarındaki güvenimin sarsılması" nedeniyle azledilmiştir. Dava dosyasına sunulan 10.06.2015 tarihli "Uzlaşma Tutanağı" ile dava dışı ... adına vekaleten davacı avukat ile ... Holding A.Ş.

Yetkilileri arasında sulh görüşmeleri sonucunda dava dışı ...'in ... Holding A.Ş. ve ... Grup Şirketleri'nde sahip olduğu tüm payların devredilerek ortaklıktan ayrılması konusunda mutabakat sağlandığı görülmüştür.

6. Yukarıda açıklanan bilgi ve belgelerin ışığında; taraflar arasında imzalanmakla geçerli hale gelen Vekaletname, Avukatlık Ücret Sözleşmesi ve özellikle Yetki Belgesine göre, davalının ev hanımı olması sebebiyle Avukatlık Ücret Sözleşmesini imzaladığını bilebilecek durumda olmadığı ve davacı avukat tarafından ikame edilen ... Holding A.Ş'ye ve grup şirketlerine ilişkin davalar ve aile fertlerinin tarafı olduğu davalar hakkında bilgi sahibi olmadığına dair iddiasının anılan ticaret şirketlerinde pay sahibi ortak olması nedeniyle holding ve bağlı şirketleri ile ilgili bilgi sahibi olması gereken yetkinlikte ve konumda bulunduğu değerlendirilerek davacı avukatın azlinin haklı olduğundan bahsedilemeyecektir.

O halde, Mahkemece, azlin haksız olduğu kabul edilerek, taraflar arasında yazılı ücret sözleşmesi bulunması nedeniyle vekalet ücret alacağı talebi ile ilgili olarak 1136 sayılı Kanun'un 164. maddesinin hükmü gereği "taraflar arasında yazılı ücret sözleşmesine göre" verilen hizmetler karşılığı vekalet ücreti talep edilebileceği gözetilerek sonucuna uygun bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle; 1. Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 373/1 maddesi uyarınca ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesi kararının aynı Kanunun 371. maddesi uyarınca davacı yararına BOZULMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 05.11.2025 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi.

KARŞI OY

1.Dava, vekalet ücreti alacağına ilişkindir

2.Avukatlar Sami Karahan ve ..., iş sahipleri ... ..., ... ve İlhan İşbilen arasında “... Holding’deki toplam %22 oranındaki paylarının satışı ve pay bedellerinin ve bedellerinin, avukatlar (.. ... ve ... ...) tarafından kurulacak ... Eğitim Vakfı’na aktarılması sürecinde, iş sahiplerine danışmanlık hizmeti verilmesi, şirket genel kurullarında iş sahiplerinin temsil edilmesi ve bu uğurda açılacak davalarda temsil edilmeleri” hususlarını kapsayan 01.12.2012 tarihli Avukatlık ve Hukuksal Danışmanlık Sözleşmesinin imzalanmıştır.

3.Davalılardan ... .... “sadakat borcu gereği olarak haklı menfaatlerimi gözeterek yararıma olacak davranışlarda bulunacağı yerde ailem ve şahsıma zarar veren davranışlar sergilemesi ve haklarındaki güvenimin sarsılması"gerekçesiyle 12.09.2014 tarihli Noter İhtarnamesi ile Sözleşmedeki avukatları azlettiği anlaşılmaktadır.

4.Davada aktif ve pasif husumet HMK 114 m. uyarınca, her aşamada mahkemelerce re’sen gözönüne alınması gerekli olan ve kamu düzeninden sayılan dava şartlarındandır.

5.Somut olayda taraflar arasında “danışmanlık ve davada temsil” yetkilerini kapsayan yazılı bir sözleşme imzalanmış olup, - yazılı sözleşme olmaksızın çıkartılan vekaletname ile birden çok avukatın davalarda temsil için görevlendirildiği ve bu sebeple tek bir avukatın diğer avukatların iznini almaksızın hakkın tamamını talep edebildiği- olgularından farklı olarak, hak ve menfaatlerin bu yazılı sözleşme hükümlerine göre değerlendirilmesi gerekmektedir.

İşin içinde sadece davada temsil görevi bulunmamakta olup, şirket genel kurullarında temsil, vakıfa kurulması, bir kısım mal ve paraların buraya özgülenmesi vs. görev işler de bulunmaktadır. Davaya konu Sözleşmede, davacı avukat ... ile dava dışı Sami Karahan arasında vekaletve danışmanlık nedeniyle hak edilecek ücret konusunda ayrıca bir oran belirtilmediği için adi ortaklık ilişkisinin bulunduğunun kabulü gerekir.

Diğer bir anlatımla bu iş sebebiyle elde edilecek ücret üzerinde elbirliği ortaklığı bulunmaktadır.

6.TMK m. 702 uyarınca, elbirliği ile mülkiyet/alacak hakkının söz konusu olduğu haklarda ortaklığa yönelik saldırıları ortaklardan her biri tek başına def etme hakkı bulunmaktaysa da, elde edilecek menfaatleri tek başına talep etme hak ve yetkisi bulunmamaktadır. O nedenle, Mahkemece öncelikle işin esasına girilmeksizin, davacı tarafa diğer ortağın muvafakatini temin etmesi veya ortaklığa bu hususta temsilci tayin ettirmesi yönünde süre verilip sonucuna göre işin esasına girilmesi isabetli olacaktır. Bu nedenle kararın esas yönden bozulmasını isabetli bulmuyorum.

7.Öte yandan iş sahipleri ... ..., ... ve ... ....... isimli kişilerden oluşmakta olup, davalı ...’nin şirketteki hissesinin %11 olduğu, kalan %11’in ... ...’a ait olduğu, iş sahiplerinden sadece birinin azil hak ve yetkisini kullanıp kullanamayacağı, diğer iş sahipleri yönünden vekalet ve danışmanlık yetkisinin devam edip etmediği hususunda bir değerlendirme yapılmaksızın ve bu kişilerin de davalı safında davaya dahil edilmesinin gerekip gerekmediği üzerinde durulmaksızın işin esasına girilmesini de isabetli bulmuyorum.

8.İşin esasına gelince, bir an için azlin haklı olduğu düşünülse bile, iş sahiplerinden ... ve ... ayrı ayrı hisse sahibi oldukları ve bunlardan biri sadece davacı tarafı azlettiği halde, ücretin tamamının davalıdan talep edilmesi haksız olduğu gibi, keza davada aktif/pasif husumet sağlanmış olsa bile - davacı avukatın iş sahiplerinin ... şirketindeki paylarının satışı ve bedellerinin daha sonra vakıflardan ...

Eğitim Vakfına (Ekim 2016'da yayınlanan 675 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Tedbirler Alınması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname kapsamında kapatılan) aktarılması hususunda yetkilendirildiği, avukatların açacağı her bir dava yönünden,hangi davanın açılacağıve dava dilekçesinin içeriği ve mali boyutu ve riskleri konusunda davalı aydınlatılmadığı gibi, onun onayına da sunulmadan davaların açıldığı, dava ve şikayet dilekçelerinin içeriğine bakıldığında ise bir aile şirketi olan ...

Holding A.Ş.’de davalıların aile (büyük ağabey) ilişkilerine zarar verebilecek beyan ve isnatlarda (özel belgede sahtecilik, dolandırıcılık, hile yapma vs.) bulunulduğu,azil tarihine kadar tamamlanış bir işlemin ve sağlanmış bir başarının bulunmadığı bu nedenle davalının davacı ve diğer avukatı haklı olarak azlettiği, usulden bozulmayacaksa, mahkeme kararının esas yönden kararının isabetli olduğunu ve onanması gerektiğini düşündüğümden sayın Daire çoğunluğunun bozma yönündeki görüşlerine katılmıyorum.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2025/1753, K. 2025/5248, 5 Kasım 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Dava
  4. II. Cevap
  5. III. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  6. IV. İstinaf
  7. V. Temyiz
  8. A. Temyiz Sebepleri
  9. B. Değerlendirme ve Gerekçe
  10. VI. Karar
  11. Karşı Oy

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
3. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/1753
Karar No
2025/5248
Tarih
5 Kasım 2025

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2025/1753 K.2025/6735
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2025/1754 K.2025/9988
  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2025/1755 K.2025/16215
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2025/1756 K.2025/6667
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2025/1757 K.2025/6608
  • Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2025/1758 K.2025/5361

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.