KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2025/1800 E., 2025/5588 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Kasım 2025
- Mahkemesi
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 24. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2024/2003 E., 2025/140 K.
- İlk derece mahkemesi
- Ankara 6. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2024/218 E., 2024/278 K.
Karar Metni
751 kelime·4 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; taraflar arasında sağlık hizmeti satın alım sözleşmesi imzalandığını, davacının hak edişlerinden davalı Kurum tarafından tesis edilen toplam 4.774.328,27 TL tutarındaki kesinti işleminin hukuka aykırı olduğunu belirterek, dava konusu kesinti işleminin iptali ile müvekkilinin borçlu olmadığının tespitine ve uyarı işleminin iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili; müvekkili Kurum işleminin mevzuata uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
1. İlk Derece Mahkemesinin 01.06.2021 tarihli kararıyla; alınan bilirkişi raporları kapsamında, davalı Kurumca davacı tarafından işletilen Hastane yönünden yapılan işlemden 6.346.474,41 TL kesintinin yerinde olduğu, 1.576.819,96 TL'lik kesintinin yerinde olmadığı gerekçesiyle; davanın kısmen kabulüne.
1.576.819,96 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin 06.03.2024 tarihli kararıyla; davacı tarafından dava açılırken harca esas değer olarak 4.774.328,27 TL gösterildiği halde davacı tarafından peşin harç/nisbi harç adı altında sadece 35,90 TL'nin yatırıldığı, Mahkemece harç eksikliği tamamlanmadan davanın esası hakkında yazılı şekilde hüküm kurulmasının doğru görülmediği gerekçesiyle, kararın kaldırılmasına,
dosyanın yeniden inceleme yapmak üzere İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
2. İlk Derece Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; alınan bilirkişi raporu doğrultusunda, davanın kısmen kabulüne, 1.576.819,96 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde taraf vekilleri istinaf isteminde bulunmuşlardır.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; hükme esas alınan 19.03.2021 tarihli bilirkişi ek raporunun denetime elverişli olduğu, Mahkemece verilen kararda bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle, taraf vekillerinin istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuşlardır.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1. Davacı vekili.
Mahkemenin müvekkili şirkete ait teminatın iadesine ve teminatta ait nemanın hazineye ödenmesine yönelik kararını ayrı bir ara karar ile iade etmesi ve bu konuda gerekçeli karardan ayrı bir ara karar yazarak, gerekçeli kararın dışında bir denetim yoluna tabi kılmasını kabul etmediklerini, teminata ait nemanın Hazineye değil müvekkili şirkete ait olması gerektiğini, raporların eksik ve yetersiz olduğunu, cezai işleme yönelik tebliğ işleminin usulüne uygun yapılmadığını, kesintiye esas tespit edilen fiillerin ayrı ayrı belirtilmediğini, raporlar arasındaki çelişki giderilmeden karar verildiğini,
davaya konu cezai şarta ilişkin işlemlere ilişkin sağlık hizmetlerinin dava dışı hastalara uygulandığını, müvekkili şirketin 01.04.2014 tarihinde davaya konu hastaneyi devraldığını, 360.000,00 TL cezai şartın tahakkuk edildiği 18 aylık fatura dönemine ilişkin olduğunu, müvekkili şirketin 2010 Mayıs başlayıp 2011 Aralıkta biten bir borç ilişkisinde sorumlu tutulmasının yasal olmadığını ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir.
2. Davalı vekili; davacı tarafından dava dilekçesinde avans artığı faizine yönelik bir miktar belirtilmediği gibi bu yönde bir talepte de bulunulmamasına rağmen, hükme esas alınan bilirkişi raporunda avans artığı faizi konusunda değerlendirme yapılarak 54.394,41 TL avans artığı faiz kesintisinin yerinde olmadığı yönünde tespit yapıldığını, bilirkişi raporuna itirazlarının değerlendirilmediğini, müvekkili Kurum tarafından yapılan kesintilerin mevzuata uygun yapıldığını ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir.
B. Gerekçe ve Değerlendirme
Uyuşmazlık, davalı Kurum tarafından davacı şirketin hak edişlerinden yapılan kesinti nedeniyle davacının borçlu olmadığının tespiti ile tesis edilen işlemlerin iptali istemine ilişkindir.
1. Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı bilgi ve belgelere, davalı Kurumca uygulanan cezai şart ve kesintilere ilişkin hükme esas alınan bilirkişi heyeti raporunun; taraflar arasındaki sözleşme maddeleri, SUT hükümleri ve ilgili diğer mevzuata göre her hasta bazında gerekçeleriyle birlikte değerlendirme yapılarak hazırlandığı ve davalı Kurum işlemlerinin yerinde olup olmadığına dair tereddüde yer vermeyecek şekilde, ayrıntılı, açıklayıcı, denetimine uygun olduğunun anlaşılmasına göre, taraf vekillerinin temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2. Somut olayda; teminata ilişkin nema talebi 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 362/1-f maddesi gereğince, temyiz edilemeyen kararlardır. Davacı tarafın bu yöndeki talebi, aynı Kanunun 394.maddesi uyarınca istinaf incelemesine tabii olup, davacı tarafça bu hususta istinafa başvurulduğu ancak Bölge Adliye Mahkemesince bu hususta bir karar verilmediği anlaşılmakla, bu hususun değerlendirilmesi için dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2025/1800, K. 2025/5588, 24 Kasım 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama