KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2025/1926 E., 2025/5201 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 3 Kasım 2025
- Mahkemesi
- Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2023/1159 E., 2025/565 K.
- İlk derece mahkemesi
- Cizre 1. Asliye Hukuk Mahkemesi (İş Mahkemesi Sıfatıyla
- Sayısı
- 2018/195 E., 2019/236 K.
Karar Metni
823 kelime·4 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; eczacı olan müvekkili ile davalı Kurum arasında her yıl tip sözleşme imzalandığını, müvekkilinin 28.12.2017 tarihi itibariyle MEDULA sistemine giremediğini ve sistemin şifre iptal uyarısı verdiğini, 02.01.2018 tarihinde bu durumun İl Sağlık Müdürlüğü yetkililerince tutanak altına alındığını, müvekkilinin Sağlık Sigorta Güvenlik Merkezinin 02.01.2018 tarihli yazısını 09.01.2018 tarihinde tebliğ aldığını, tebliğden itibaren 1 aylık süre sonunda Protokolün (5.1.) maddesi uyarınca sözleşmenin feshedileceğini öğrenildiğini, işleme ilişkin tedbiren durdurma kararı aldıklarını,
Protokolün (5.1.) maddesi uyarınca tebliğ tarihi olan 09.01.2018 tarihinden 1 ay sonraya tekabül eden 09.02.2018 tarihinde sözleşmenin feshi gerekirken 28.12.2017 tarihinde MEDULA sistemine erişimin engellendiğini beyan ederek, davalı Kurumun 02.01.2018 tarihli yazısı ile hakkında uygulanan fesih işleminin iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili; dava dışı Bakanlığın 24.11.2016 tarihli yazısı ile OHAL tedbirleri kapsamında terör sebebi ile davacının sahibi ve mesul müdürü olduğu eczanenin MEDULA erişiminin Protokolün (5.1.) maddesi uyarınca 28.12.2017 tarihinde engellendiğini ve 02.01.2018 tarihinde sözleşmenin feshinin bildirildiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; taraflar arasındaki eczane Protokolünün imzalanmasından itibaren her iki tarafın da sözleşme hükümleri ile bağlı olduğu, taraflar arasındaki Protokolün (5.1.) maddesi hükmünde yer alan fesih hak ve yetkisinin herhangi bir gerekçeye bağlanmadığı, sözleşmeye göre taraflardan birinin bir ay önceden yazılı bildirimde bulunmak şartıyla sözleşmeyi her zaman tek taraflı olarak feshedebileceği, davalı Kurum tarafından 1 aylık yazılı bildirim koşuluna uyularak sözleşmenin tek taraflı olarak fesih hakkının kullanıldığı,
davacı hakkında terör sebebi ile herhangi bir soruşturma ya da kovuşturma bulunmamasının söz konusu fesih hakkının kullanılmasını hukuka aykırı hale getirmeyeceği, protokolün (5.2.) maddesi hükmünde yer alan 15 günlük süre içinde yazılı savunma istenmesi hususunun fesih hususunu değil (5.) maddede yer alan fiillerin tespiti halinde uygulanacak cezai yaptırımlara ilişkin olduğu,
bu itibarla somut olayda davacının yazılı savunmasının alınmamasının protokolün (5.1.) maddesinde yer alan tek taraflı fesih hakkını engellemeyeceği, kaldı ki tarafların her zaman yeniden sözleşme yapma imkanına sahip oldukları ve bilirkişi raporunun Mahkeme ve hakim için bağlayıcı olmadığı hususları birlikte değerlendirildiğinde davalı Kurum işleminde bir hukuka aykırılık bulunmadığı,
davacının eczanesinin MEDULA erişimine engellenmesi OHAL kapsamında ilgili KHK hükümleri kapsamında yapılmış bir işlem olduğundan 24.11.2016 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan 6755 sayılı Kanun’un 38. maddesinde “Olağanüstü hal süresince yayımlanan kanun hükmünde kararnameler kapsamında alınan kararlar ve yapılan işlemler nedeniyle açılan davalarda yürütmenin durdurulmasına karar verilemez.” hükmünün düzenlendiği, bu nedenle bu hususta verilen tedbir kararının kaldırılmasına karar vermek gerektiğinden bahisle davanın reddine, yürütmenin durdurulmasına yönelik tedbir kararının kaldırılmasına karar verilmiş, Mahkemece tashih kararıyla;
yürütmenin durdurulmasına yönelik tedbir kararının kaldırılmasına şeklindeki hükmün ''Mahkememizin 04.04.2018 tarih ve 2018/43 D.İş 2018/44 Karar sayılı kararı uyarınca uygulanan yürütmenin durdurulmasına yönelik tedbir kararının, kararın kesinleşmesine müteakip kaldırılmasına,'' şeklinde tashihine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde taraf vekilleri istinaf isteminde bulunmuşlardır.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davalı Kurumun MEDULA sistemini 28.12.2017 tarihinde kapatmakla önce sözleşmeyi feshettiği, fesih bildirim yazısının ise davacı tarafından 09.01.2018 tarihinde tebellüğ edildiği, dolayısıyla önce sözleşmenin feshedilmesi, bildirimin ise daha sonra yapılması ile feshin sözleşme hükümlerine uygun yapılmadığı, davanın kabulü gerekirken davanın reddine karar verilmesinin usul ve yasaya uygun olmadığı gerekçesiyle, davalı vekilinin istinaf başvurusunun reddine, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılmasına,
davanın kabulü ile davalı Kurumun 02.01.2018 tarihli yazısı ile davacı hakkında uyguladığı fesih işleminin iptaline karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili; OHAL kapsamında yapılan işlemlere yönelik yürütmenin durdurulması şeklinde tedbir kararı verilemeyeceği, fesih işleminin OHAL döneminde ve Bakanlık talimatı ile yapıldığını, bu nedenle sözleşmede belirtildiği gibi yazılı bildirimin yapılamayacağını ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir.
B. Gerekçe ve Değerlendirme
Uyuşmazlık, taraflar arasındaki ilaç temin sözleşmesi gereğince davacı eczacının MEDULA sistemine erişiminin engellenmesi ve sözleşmenin feshi konusundaki kurum işleminin iptali istemine ilişkindir.
Temyiz edilen kararda belirtilen gerekçeye ve özellikle 2016 yılı Eczane Protokolü'nün (5.1) maddesinde yer alan, "Taraflar bir ay önceden yazılı bildirimde bulunmak şartıyla sözleşmeyi her zaman feshedebilir." düzenlemesi uyarınca tarafların sözleşmeyi feshi için bir gerekçe bildirmek zorunda olmamasına, ancak bir ay önceden yazılı bildirimde bulunmak zorunda olan davalı Kurumun MEDULA sistemini bildirimde bulunmadan 28.12.2017 tarihinde kapatmasına, fesih bildirim yazısının ise davacıya daha sonradan 09.01.2018 tarihinde tebliğ edilmesine,
dolayısıyla Protokolün (5.1.) maddesi uyarınca yapılan fesih işleminin sözleşme hükümlerine uygun şekilde yapılmadığının anlaşılmış olmasına göre, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan kararın onanmasına karar verilmiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2025/1926, K. 2025/5201, 3 Kasım 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama