İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /3. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 3. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2025/2401 K.2025/6036

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından…

Esas2025/2401Karar2025/6036Tarih10 Aralık 2025Okuma8 dk · 1.574 kelime

KÜNYE

3. Hukuk Dairesi 2025/2401 E., 2025/6036 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
10 Aralık 2025
Mahkemesi
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
Sayısı
2024/1601 E., 2025/556 K.
İlk derece mahkemesi
Küçükçekmece 5. Asliye Hukuk Mahkemesi
Sayısı
2022/170 E., 2023/432 K.
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.574 kelime·8 dk okuma·7 bölüm

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

1.Asıl davada davacılar vekili; tarafların 22.03.2012 tarihli ortaklık anlaşması başlıklı sözleşme ile davaya konu düğün salonunu birlikte işletmek üzere anlaştıklarını, bu iş yerinde müvekkili ...'ın %25, müvekkili ...'un %50, davalının ise %25 hisseye sahip olduğunu, sözleşme gereği iş yerini işletme ruhsatının davalı adına, yönetiminin ise müvekkillerinden ...'a bırakıldığını, ancak ruhsat adına olduğundan kira sözleşmesinin de davalı adına yapıldığını, müvekkillerinden ...'un ise davalı yanında sigortalı çalışan olarak bildirildiğini, yine sözleşme gereği; iş yerinin işletilmesi, kapatılması,

gibi işletmenin devamı veya devri hususlarında oy birliği ile karar alınması şartı getirildiğini, kiraya veren mülk sahibi dava dışı ...'ın ise davalının babası olduğunu, davalının ortaklığı bitirerek iş yerini üçüncü kişilere devretmek istediğini, müvekkillerinin bu teklifi kabul etmediklerini, bu nedenle davalı ile aralarında sorun yaşandığını, sonrasında davalının müvekkillerinden ...'un işine son verdiğinden bahisle ihtarname gönderdiğini, ancak müvekkilinin iş yerinin çalışanı değil hissedarı olduğunu, sonrasında hileli bir şekilde tahliye taahhütnamesi ile bahse konu iş yerinin icra marifetiyle tahliye edildiğini,

davalının sözleşmenin feshi yerine hileli bir şekilde iş yerini tahliye ederek ortaklığı fiilen bitirip kendisine menfaat sağladığını ileri sürerek; manevi tazminata ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, müvekkillerinden ... için 25.000,00 TL, ... için 50.000,00 TL'nin sözleşme tarihi olan 22.03.2012 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

2.Birleşen davada davacı vekili; müvekkilinin davalıya ait düğün salonunda 27.11.2013 tarihinden 17.09.2016 tarihine kadar asgari ücretle çalıştığını, müvekkilinin iş akdinin 17.09.2016 tarihinde işveren olan davalı tarafından haksız olarak feshedildiğini ileri sürerek; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, şimdilik 100,00 TL kıdem tazminatı, 100,00 TL ihbar tazminatı 13.000,00 TL fazla mesai ücreti alacağı, 15.000,00 TL ücret alacağı, 1.000,00 TL asgari geçim indirimi alacağı, 1.300,00 TL ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacağı, 5.000,00 TL hafta tatili ücreti alacağı, 500,00 TL yıllık ücretli izin alacağı olmak üzere toplam 36.000,00 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

1.Asıl davada davalı vekili; davacı ile müvekkili arasında yapılan ortaklık sözleşmesinin uygulamaya konulmadığını, davaya konu edilen ve müvekkilinin babası olan dava dışı ... tarafından ve vekili marifetiyle, tahliyesi gerçekleştirilen taşınmazda düğün salonu olarak işletilen yerin müvekkiline ait olduğunu, davacıların söz konusu düğün salonunun işletmesinde bir payları olmadığı gibi salonda ve demirbaşlarda da hak sahiplikleri bulunmadığını, düğün salonu olarak kullanılan yerin öncesinde dava dışı .....'a kiraya verildiğini,

sonrasında kira sözleşmesi ile dava dışı .... ve davacılardan .....ın kiracı olarak bulunup 2013 yılında işletme hakkını devrederek taşınmazı tahliye ettiklerini, bunun üzerine müvekkilinin düğün salonunu işletmeye karar verdiğini ve dava dışı babası .... ile kiracı olarak anlaşmaya vardığını, 04.02.2013 tarihinde dava dış.... ve müvekkilinin katılımı ile noter onaylı işletme devir sözleşmesi yaptıklarını, davacılardan ... 'un hiç bir şekilde düğün salonunda hak sahibi ve kiracı olmadığını, düğün salonunun demirbaş malları, içerisindeki tüm malların da dava dışı mülk sahibi olan babası ...'a ait olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.

2.Birleşen davada davalı vekili; maaş alacağı, genel tatil alacağı, fazla mesai ve .... alacaklarının zamanaşımına uğradığını, taraflar arasında işçi-işveren ilişkisi olmadığını, davacının hem müvekkilinin ortağı olduğu iddiasıyla asıl davayı açıp eldeki davada da işçisi olduğu iddiasında bulunduğunu, hayatın olağan akışı içerisinde bir kişinin hem işçi hem ortak olamayacağını, davacının davaya konu düğün salonunun önünde seyyar satıcılık yaptığını savunarak, davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; asıl dava yönünden, Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı öncesi ve sonrasında alınan raporlar ile taraflar arasındaki adi ortaklık sözleşmesinin fesih şartlarının oluştuğunun sabit olduğu, 24.05.2023 tarihli tasfiye raporunda ortakların birbirlerinden olan alacak miktarlarının tespit edildiği, bu rapordaki değerlendirme ve hesaplamaların denetime elverişli olduğundan hükme esas alındığı, birleşen davaya konu işçilik alacağı talepleri yönünden ise, taraflar arasında işçi işveren ilişkisi bulunmadığı, ortaya çıkan ihtilafların adi ortaklık ilişkisinden kaynaklandığı,

asıl ve birleşen dosyada davacı olan ...'un iş ilişkisine dayalı olarak çalışmasının da bu vakıayı ortadan kaldırmayacağı, her üç ortak arasında cereyan eden olaylar çerçevesinde tasfiyesine hükmedilen ortaklık ile alakalı olarak iş hukukuna dair bir uyuşmazlık bulunmadığı gerekçesiyle;

asıl davanın kısmen kabulü ile taraflar arasındaki 22.03.2012 tarihli ortaklığın fesih ve tasfiyesine, davacı ... yönünden 6.482,34 TL, davacı ... yönünden ise 12.964,69 TL'nin asıl dava tarihinden itibaren işleyecek kanuni faizleri ile birlikte davalıdan tahsiline, davalı ... yönünden 6.482,34 TL'nin asıl dava tarihinden itibaren işleyecek kanuni faizi ile birlikte davacılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, birleşen davanın reddine karar verilmiş; karara karşı, taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

IV. İSTİNAF

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; asıl davada dosyaya ibraz edilen "Ortaklık Anlaşması" başlıklı, taraflarca altındaki imzaları itiraza uğramayan yazılı sözleşmenin adi ortaklık sözleşmesinin unsurlarını taşıdığı, taraflar arasında bir adi ortaklık kurulduğunun dosya kapsamı itibariyle sabit olduğu, bu nedenle Mahkemece hükme esas alınan 23.05.2023 tarihli tasfiye raporuna göre ortaklığın fesih ile tasfiyesine hükmedilmesinde usul ve hukuka aykırılık bulunmadığı,

birleşen davada ise, davacı tarafından işçilik alacakları dava konusu edilmiş ise de, adi ortaklık sözleşmesinin içeriği ve davacının kendi iddiaları dikkate alındığında, davacının adi ortaklardan birisi olduğu, adi ortaklık ile işçi işveren ilişkisi bulunmadığından Mahkeme kabul ve değerlendirmesinin yerinde bulunduğu,

her ne kadar birleşen dava ile ilgili olarak Mahkemece vekalet ücretine ilişkin hüküm bölümünde "birleşen dava bakımından 17.900,00 TL vekalet ücretinin davacılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davalıya verilmesi" şeklinde yazılmış ise de, esasen birleşen davada tek davacı bulunduğu ve vekalet ücretinden birleşen dosya davacısı ...'un sorumlu olduğu, söz konusu hüküm kısmındaki yazım şeklinin maddi hataya dayalı bulunduğu açık olduğundan, bu yönden hükmün düzeltilmesini gerektirir bir yön bulunmadığı gerekçesiyle; istinaf taleplerinin reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

V. TEMYİZ

Davacılar vekili; davanın ortaklığın tasfiyesine ilişkin olmadığını, bu nedenle tasfiye memuru atanarak rapor alınmasının hatalı olduğunu, asıl davada davalının müvekkillerini uğrattığı zararın tazmininini istediklerini, alınan tasfiye raporunun da denetime elverişli olmadığını, dava konusu düğün salonunun tüm dekorasyonu ve içindeki menkullerle birlikte davalının dava dışı babasının maliki olduğu taşınmazda bulunduğunu, hüküm altına alınan miktarları kabul etmediklerini, düğün salonunun dekorasyonu müvekkillerince yaptırıldığından yapılan tadilat ve dekorasyon bedelinin müvekkillerine ödenmesi gerektiğini,

düğün salonundaki menkuller ve yediemine kaldırılan menkullerin alınan bilirkişi raporları ile tespit edildiğini, tasfiye memurunun da raporunda daha önceden alınan bilirkişi raporlarına atıf yaparak ortaklık demirbaşlarının 81.810,00 TL olduğunu belirttiğini, ancak tespit edilen 81.810,00 TL'lik bedelin düşük olduğunu, yine demirbaşların o günkü değerlerinin dahi eksik belirlendiğini, Vergi Dairesinden gelir ve mali tablolarının celbi gerektiğini, işyerinin zarar ettiği düşünülse dahi tespiti yapılan 81.810,00 TL'lik demirbaş mevcut iken tüm yıllarda oluşan zararların demirbaşlardan mahsubunun hatalı olduğunu, birleşen dava yönünden ise,

Mahkemece işçilik alacaklarının hesaplanması için dosya bilirkişiye tevdi edilmeden karar verildiğini, müvekkili ...'un ortaklıkta iş ilişkisi içinde çalıştığını, müvekkilinin SGK kaydının yapıldığını, ortaklığa emeğini koyduğunu, iş akdinin ise ihtarname ile feshedildiğini, bu nedenle işçilik alacaklarını talep etmesinin yerinde olduğunu, yine davalının müvekkillerine yönelik açtığı bir dava bulunmamasına rağmen davalı yönünden de 6.482,34 TL'nin müvekkillerinden müşterek ve müteselsilen tahsiline karar verilmesinin hatalı olduğunu,

birleşen davada müvekkillerinden ... davacı olmamasına rağmen ''birleşen dava yönünden 17.900,00 TL vekalet ücretinin davacılardan müşterek ve müteselsilen tahsiline'' karar verilmesinin de hatalı olduğunu ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Uyuşmazlık, asıl davada; adi ortaklığın fesih ve tasfiyesi ile alacak; birleşen davada ise, işçilik alacağı istemine ilişkindir.

1.Asıl davada; taraflar arasında kurulan ortaklığın haklı sebeplerin bulunması nedeniyle feshedilmiş olmasına, ortaklığın gelir, giderleri ile ortaklığa ait öz varlıkların değerinin belirlenmiş ve tasfiyenin usulüne uygun şekilde yapılmış olmasına; birleşen davada ise adi ortaklık sözleşmesinin içeriği ve davacı iddiaları da dikkate alındığında, davacının ortaklardan biri konumunda olup davalı ile işçi ve işveren ilişkisi bulunmadığının sabit olmasına göre, davacılar vekilinin asıl ve birleşen davaya yönelik sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

2. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) “taleple bağlılık ilkesi” başlıklı 26/1 maddesinde, hâkimin tarafların talep sonuçlarıyla bağlı olduğu ve talepten fazlasına veya başka bir şeye karar veremeyeceği hüküm altına alınmıştır.

Somut olayda Mahkemece; ortaklığın tasfiyesine ilişkin asıl davada, hükme esas almaya yeterli nitelik ve nicelikteki 23.05.2023 tarihli tasfiye raporuna göre hüküm tesisi yoluna gidilmiş ise de, davalı tarafça açılan bir dava bulunmamasına rağmen '' davalı ... yönünden , 6.482,34 TL'nin, asıl dava tarihinden itibaren işleyecek kanuni faiziyle birlikte davacılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davalıya verilmesine'' şeklinde taleple bağlılık kuralına aykırı şekilde davalı hakkında da tasfiye payına hükmedilmesi doğru görülmemiştir.

3.Ayrıca aynı Kanunun 297. maddesinde, hükümde, tarafların iddia ve savunmalarının özeti, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususlar, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan deliller, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesi, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebeplerinin yer alacağı belirtildikten sonra, hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gerektiği düzenlenmiştir.

Bu kapsamda; birleşen davada tek davacı bulunmasına rağmen birleşen dava yönünden kurulan hükmün 11. bendinde birden fazla davacı bulunuyor algısı yaratacak şekilde ''birleşen dava bakımından; davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden , 17.900,00 TL vekalet ücretinin davacılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davalıya verilmesine'' denilerek hüküm kurulması da yerinde görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.

VI. KARAR

SONUÇ / HÜKÜM

Açıklanan sebeplerle, 1. Davacılar vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, 2. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanunun 373/1 maddesi uyarınca ORTADAN KALDIRILMASINA, 3. İlk Derece Mahkemesi kararının aynı Kanunun 371. maddesi uyarınca davacılar yararına usulden BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde temyiz edenlere iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 10.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2025/2401, K. 2025/6036, 10 Aralık 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Dava
  4. II. Cevap
  5. III. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  6. IV. İstinaf
  7. V. Temyiz
  8. B. Değerlendirme ve Gerekçe
  9. VI. Karar
  10. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
3. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/2401
Karar No
2025/6036
Tarih
10 Aralık 2025

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2025/2401 K.2025/7249
  • Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2025/2402 K.2025/5993
  • Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2025/2403 K.2025/6182
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2025/2404 K.2025/7642
  • Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E.2025/2404 K.2025/4396
  • Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2025/2406 K.2025/6249

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.