KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2025/2446 E., 2025/5379 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Kasım 2025
- Mahkemesi
- İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi
- Dava tarihi
- 28.02.2008
- İlk derece mahkemesi
- Banaz 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
759 kelime·4 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı vekili tarafından temyiz edilmiş, davacı vekili tarafından incelemenin duruşmalı olarak yapılması istenilmekle kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; duruşma isteminin davanın niteliği itibariyle reddine, incelemenin dosya üzerinden yapılmasına, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; müvekkili eczacının ...Eczanesinin sahibi olduğunu, davalı Kurumun 22.02.2008 tarihli yazısıyla, Eczane hakkında yürütülen soruşturma neticesinde düzenlenen 29.06.2007 tarihli ve 03 sayılı soruşturma raporu doğrultusunda, sahte olarak düzenlenen ve üzerinde tahrifat yapılan reçetelerin fatura edildiği gerekçesiyle; müvekkilinin sözleşmesinin 2007 yılı Protokolünün (6.3.23.) maddesi gereğince 3 yıl, (6.3.18.) maddesi gereğince 2 yıl olmak üzere toplam 5 yıl süreyle feshedildiğinin bildirildiğini, fesih işlemine ilişkin Kurum tarafından yapılan tespitlerin doğru olmadığını, bilgisi dışındaki bir sahtecilik durumundan müvekkilinin sorumlu tutulamayacağını ileri sürerek; fesih işleminin hukuka aykırı olduğunun tespiti ile Kurum işleminin iptalini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili; müvekkili Kurum tarafından yapılan işlemlerin mevzuat ve sözleşmeye uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
1. Banaz Sulh Hukuk Mahkemesinin kesinleşen görevsizlik kararı üzerine dosyanın gönderildiği İlk Derece Mahkemesinin 03.03.2021 tarihli kararıyla; davacı hakkında kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarından yapılan yargılamada, davanın zamanaşımı nedeniyle düşürülmesine dair verilen kararın kesinleştiği, müfettiş ifadelerinde olayı anlatan tanıkların bir kısmının savcılık aşamasında beyanlarından döndükleri, Raporunun 20.05.2011 tarihli ekspertiz raporu ile ceza mahkemesince aldırılan Adli Tıp Kurumu Fiziki İhtisas Dairesi Adli Belge İnceleme Şubesinin 19.06.2013 tarihli raporu,
taraflar arasında imzalanan sözleşme kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, reçetelerde tahrifatların yapıldığının kriminal inceleme ile belirlendiği, yapılan işlemlerin sözleşmeye aykırılık oluşturduğu, Kurum tarafından uygulanan fesih işleminin yerinde olduğu gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş; karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 17.01.2022 tarihli kararıyla; davacının söz konusu eylemleri gerçekleştirip gerçekleştirmediği,
Kurumca davacı hakkında yapılan soruşturmaya ilişkin teftiş raporunun tamamı getirtilip, hastaların Kurumda alınan beyanları, ceza yargılamasındaki beyanları ve gerekirse Mahkemece alınacak beyanları birlikte değerlendirilip, 2012, 20 16... yılında Protokollerde yapılan değişiklikleri değerlendirilen bilirkişilerden oluşan üç kişilik bir heyetten rapor alınarak varılacak sonuç dairesinde bir hüküm kurulması gerekirken, eksik inceleme ile karar verildiği gerekçesiyle; istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, dosyanın yeniden yargılama yapılmak üzere Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
2. İlk Derece Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla.
Kurum işlemine konu müfettiş raporunda, hastalardan alınan ifadelere dayanılarak kanaate varıldığı, ancak dava sürecinde alınan ifadelerde hasta/hasta yakınlarının müfettiş ifadelerini değiştirdikleri, dava dosyasında reçeteler ile ilgili somut bir beyana ve delile dava dosyasında rastlanmadığı, kaldırma kararı doğrultusunda aldırılan bilirkişi raporunda; ve Başkanlığının düzenlediği 29.06.2007 tarihli soruşturma raporunda müfettiş tarafından yapılan tespitlerde;
sahte reçeteler, tahrifatlı reçeteler, protokol kayıtları sahte reçeteler olmak üzere 3 ayrı grup olarak yapılan incelemeye göre, listedeki reçetelerin 2007 yılının Protokolünün (6.14.) maddesi, (6.3.23.), (6.3.18.) ve (6.10.) maddeleri uyarınca işlem yapılmasının uygun olmadığının bildirildiği, alınan rapor doğrultusunda fesih işleminin bir bütün olarak iptaline karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle; davanın kabulüne, fesih işleminin haksızlığının tespiti ile iptaline karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; Mahkemece verilen kararda, usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle; istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili; fesih işleminin uygun olup olmadığının 2012, 20 16... tarihli Protokollere göre değerlendirilemeyeceğini, hükme esas alınan bilirkişi raporunun eksik inceleme sonucu düzenlendiğini, rapora karşı yaptıkları itirazların Mahkemece değerlendirilmediğini, davacı hakkında görülen ceza davasının zamanaşımı nedeniyle düşürüldüğünü, ceza dosyasında alınan kriminal raporda, reçeteler üzerindeki yazı ve imza örneklerinin davacının yazı örnekleri ile benzerlik gösterdiğinin tespit edildiğini, dava konusu olaya daha yakın bir tarihte düzenlenen müfettiş raporu ile tespit edilen hususların değerlendirmeye esas alınması gerektiğini, Kurum tarafından yapılan fesih işleminin sözleşmeye uygun olduğunu ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, davacı eczacı hakkında 2007 yılı Eczane Protokolüne aykırılık nedeniyle uygulanan fesih işleminin iptali istemine ilişkindir.
Temyiz edilen kararın dayandığı bilgi ve belgelere, dava konusu reçetelerde yapılan tahrifatların, davacı eczacı ve çalışanlarının eli ürünü olduğu iddiasının kanıtlanamadığının ve hükme esas alınan bilirkişi raporunun dosya kapsamına uygun olduğunun anlaşılmasına göre, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan kararın onanmasına karar verilmiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2025/2446, K. 2025/5379, 17 Kasım 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama