KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2025/2715 E., 2025/6278 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Aralık 2025
- Mahkemesi
- İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2024/396 E., 2025/442 K.
- İlk derece mahkemesi
- Menemen 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2020/131 E., 2023/340 K.
Karar Metni
1.107 kelime·6 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; müvekkilinin, davalı ile imzalanan avukatlık sözleşmesi kapsamında dava dışı avukat C.C.İ ile birlikte davalının dava ve icra takipleri ile hukuk müşavirliği görevini üstlendiğini, müvekkilinin o tarihte davalı İdarenin başkanı olan ...B.ne gönderdiği 11.09.2019 tarihli e-mail ile Avukatlık Kanunu, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi (AAÜT) ve sözleşme hükümlerine göre ödenmesi gereken 2019 yılı yıllık danışmanlık ücretinin üzerinde kalan avukatlık ücretleri farkının giderek arttığının, yıl sonunda ödeme yapılmadığı durumda vergisel açıdan zor durumda kalabileceklerin bildirildiğini,
davalının müvekkilinin hak ettiği vekalet ücretlerini ödemediği gibi 27.11.2019 tarihli yazı ile sözleşmenin 31.12.2019 tarihinde sonlanacağının ve süre bitiminde sözleşmeyi yenilemeyi düşünmediklerinin bildirildiğini, aynı yazıda müvekkilinin uhdesindeki icra ve dava dosyalarının takibine devam edilmesinin de istendiğini, davalının Menemen....
Noterliğinin 05.02.2020 tarihli azilnamesi ve ihtarnamesi ile müvekkilini azlettiğini, azil gerekçesi olarak ise henüz açılmamış ve yeni açılan icra takip ve dava dosyalarının vekalet ücretlerinin istendiği, karşı taraf vekalet ücretlerinin tahsilatları için stopajlı faturalar kesildiğinin gösterildiğini, azlin haksız olduğunu ileri sürerek;
fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, Ocak 2020 hukuk müşavirliği ücreti, 2019 yılı hukuk müşavirliği görevinden alınan yıllık ücret ile o yıl takip edilen dava ve icra vekalet ücretlerinin yıllık toplamı arasındaki fark ve haksız azil nedeniyle davalıdan ve karşı taraftan alabileceği vekalet ücretleri toplamından şimdilik 50.000,00 TL'nin, 14.02.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili; davacının, müvekkiline gönderdiği 11.09.20 19... .01.2020 tarihli mailler ile 30.01.2020 tarihinde sunduğu dilekçede, sonuçlanmamış dava ve açılmamış/sonuçlanmamış icra takiplerine ilişkin vekalet ücreti talebinde bulunduğunu, müvekkilinin borçlularından yapılan karşı vekalet ücreti tahsilatları için müvekkiline stopajlı faturalar keserek İdareyi zarara uğrattığını, 05.02.2020 tarihinde vekillikten azledildiğini, azlin haklı sebebe dayanması nedeniyle azil tarihi itibariyle kesinleşmeyen dava ve işler için vekalet ücretine hak kazanamayacağını, davacı ile imzalanan 07.03.2019 tarihli sözleşmenin 31.12.2019 tarihinde sona erdiğini, sözleşmenin sona ermesi nedeniyle 2020 Ocak ayına ait hukuk müşavirliği ücretinin talep edilemeyeceğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacı ve beraber çalıştığı avukat ile davalı İdare arasında 2016-2017-20 18... yıllarında avukatlık sözleşmesi imzalanarak vekalet ilişkisi kurulduğu, davacının davalı İdare başkanı ...B.na 11.09.2019 tarihinde gönderdiği mail ile Avukatlık Kanunu, AAÜT ve yapılan sözleşme hükümleri uyarınca 2019 yılı yıllık danışmanlık ücretinin üzerinde kalan avukatlık ücretleri farkının giderek arttığının, yıl sonunda ödeme yapılmadığı durumda vergisel açıdan zor durumda kalabileceklerinin,
kendileri ile şifahi olarak görüşme sonucu anlaşmaları çerçevesinde bir protokol yapılması suretiyle yardım talep ettiği, davalı tarafından söz konusu maile cevaben, sözleşmenin 31.12.2019 tarihinde sonlanacağının ve süre bitiminde yenilenmeyeceğinin bildirildiği, 31.12.2019 tarihinden sonra davacı ile davalı arasında 2020 yılı için yıllık sözleşme imzalanmadığı, 14.01.2020 tarihinde İzmir 4. İdare Mahkemesindeki 2019/1669 E. sayılı dava dosyası ile sınırlı olmak üzere bir adet avukatlık sözleşmesi imzalandığı, taraflar arasında imzalanan 07.03.2019 tarihli sözleşmenin süre başlıklı 6. maddesinde;
sözleşmenin 31.12.2019 tarihinde herhangi bir fesih ihbarına gerek olmaksızın sona ereceğinin, sözleşme süresinin sona ermesinden sonra avukatın uhdesinde bulunan dava ve işlerin mevcut avukat tarafından takip edilmeye devam edileceğinin düzenlendiği, sözleşmenin 6. maddesi gereği derdest dava ve işlerin davacı tarafından takip edilmeye devam olunduğu, ancak davacının, dönemin birlik başkanına gönderdiği 11.09.2019 tarihli mail ile henüz açılmamış ve yeni açılan icra takip ve dava dosyalarının vekalet ücretlerini istediği, karşı taraf vekalet ücretleri için kuruma stopajlı faturalar kestiği gerekçesiyle azledildiği,
07.03.2019 tarihli avukatlık sözleşmesinin sözleşme bedeli ve vekalet ücreti başlıklı 8. maddesinde, vekalet ücretinin aylık 2.268,00 TL olduğunun ve her ayın sonunda avukata ödeneceğinin kararlaştırıldığı, davacının 07.03.2019 tarihli avukatlık sözleşmesinde belirtilmediği halde mail ile talep ettiği vekalet ücreti bedellerinin, davalı İdare açısından güven sarsıcı bir davranış olarak kabul edilmesi gerektiği, bu nedenle davalı tarafından yapılan azlin haklı olduğu, alınan 26.04.2023 tarihli bilirkişi raporunda, haklı azil durumunda davacının talep edebileceği vekalet ücretinin 12.572,91 TL olduğunun tespit edildiği,
raporun denetime uygun bulunduğu gerekçesiyle; davanın kısmen kabulüne, 12.572,91 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuşlardır.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; Mahkemece verilen kararda usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle, istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuşlardır.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1. Davacı vekili; davalı tarafça yapılan azlin haksız olduğunu, müvekkilinin vekâlet ücreti talep ettiği tarih ile azil tarihi arasında geçen süre dikkate alındığında davalıdan ücret talep edilmesi nedeniyle taraflar arasındaki güven ilişkisinin zedelendiğinin düşünülemeyeceğini, bilirkişi raporunda eksik değerlendirme yapılarak azlin haklı olup olmadığının takdirinin Mahkemeye bırakıldığını, dava dilekçesinde talep edilen üç kalem alacak yönünden de davanın tam kabulünün gerektiğini ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir.
2. Davalı vekili; hükme esas alınan bilirkişi raporunda AAÜT'nin 4. maddesinin yanlış yorumlanarak kesinleşen icra dosyalarındaki toplam vekalet ücretinden ile yıllık vekalet ücreti arasındaki farkın hesaplandığını, alacak kalemi içerisinde hesaplanan hesaplanan 1.364,00 TL'nin davacıya ödendiğini ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, vekâlet sözleşmesinden kaynaklı ödenmeyen ücretlerin tahsili istemine ilişkindir.
1. Temyizen incelenen kararda belirtilen gerekçeye; davacının, henüz muaccel olmamış vekalet ücretini talep etmesinin haklı azil nedeni olarak kabulünde bir isabetsizlik bulunmamasına, haklı azil halinde ancak azil tarihi itibariyle sonuçlanıp, kesinleşen işlerden dolayı vekalet ücreti talep edilebilecek olmasına, hükme esas alınan bilirkişi raporunun, taraflar arasındaki sözleşme hükümleri doğrultusunda değerlendirme yapılarak hazırlandığının ve denetime elverişli olduğunun anlaşılmasına göre, davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin aşağıdaki bendin dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2. Somut uyuşmazlıkta; taraflar arasında imzalanan 07.03.2019 tarihli Avukatlık Ücret Sözleşmesinin 6. maddesinde; avukatın dosyaları takip ve devam ettiği takdirde sözleşmedeki ücretin ödenmesinin devam edeceğinin düzenlendiği, sözleşmenin 31.12.2019 tarihinde sona ermesine rağmen, davacı tarafından mevcut dosyalardaki vekillik görevinin devam ettirildiği anlaşılmış olup, Mahkemece sözleşmenin 6. maddesindeki hüküm gözetilerek, Ocak 2020 ayı için talep edilen 2.778,30 TL danışmanlık ücretini yönünden de davacının talebinin kabulü gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile davanın kısmen kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine,
2. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 373/1 maddesi uyarınca ORTADAN KALDIRILMASINA,
3. İlk Derece Mahkemesi Kararının aynı Kanunun 371. maddesi uyarınca davacı yararına BOZULMASINA,
Aşağıda yazılı bakiye temyiz karar harcının temyiz eden davalıya yükletilmesine,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde temyiz eden davacıya iadesine,
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2025/2715, K. 2025/6278, 22 Aralık 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama