KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2025/2777 E., 2025/5359 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Kasım 2025
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2023/124 E., 2024/13 K.
Karar Metni
730 kelime·4 dk okuma·9 bölüm
Mahkeme kararının davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece kararın onanmasına dair verilen kararın davalı vekili tarafından düzeltilmesi istenilmiş olmakla; kesinlik, süre ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, karar düzeltme dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; müvekkiline 2009 yılı eczane Protokolünün (6.3.19) maddesinin 2012 yılı Protokolündeki karşılığı olan (5.3.10) maddesinde yer alan hüküm gereği yazılı olarak uyarılma ve 96.855,89 TL Kurum zararı ve para cezası tahakkuk ettirildiğini, akabinde aleyhine icra takibi başlatıldığını ancak eczacı olan müvekkilinin sahte rapor, reçete ve ilaç kupürü düzenlemesinin mümkün olmadığını, ilaçları ecza depolarından hukuka uygun olarak aldığını, ilaçların sahih olup hastalarca kullanıldığını ileri sürerek; alacak iddiasına konu işlemin iptalini ve davalının kötü niyet tazminatına mahkûm edilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili; örnekleme yoluyla yapılan denetimlerde sahte kupürlerin bulunduğunun tespit edildiğini ve ilgili eczaneler hakkında inceleme başlatıldığını, davacının Kuruma fatura ettiği on altı reçetedeki ilaç kupürlerinin sahte olduğunun anlaşıldığını, bu nedenle hastalara verilen ilaçların sahih olduğu yönündeki iddianın yersiz olduğunu, 2012 yılı sözleşmesinin (5.3.10), (2009 Protokolünün 5.3.19) ve (4.3.6) maddeleri ihlâl edildiğinden uygulanan cezai işlemde herhangi bir hukuka aykırılık bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemenin 11.11.2015 tarihli kararıyla; iğfal kabiliyeti olan belgenin eczacıya ibraz edilmesi, eczacının yasal prosedür gereği sıralı işlemleri yapması ve bu reçetelerde yazılı ilaçları ilgililerine vermek suretiyle reçete bedellerinin davalı Kurumdan talep edilmesi bakımından gerek eczacının gerekse çalışanının bir kusurundan söz edilemeyeceği gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davalı vekili temyiz başvurusunda bulunmuştur.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
1. Dairemizin 17.06.2020 tarihli ilamıyla; davaya konu ilaç kupürlerinin sahte olup olmadıkları, sahte ise iğfal kabiliyetlerinin belirlenmesi bakımından, öncelikle bahsi geçen kupürlerin dosya arasına alınması, ardından konusunda uzman bilirkişi heyetinden rapor alınarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiğinden bahisle, karar bozulmuştur.
2. Mahkemenin 16.02.2021 tarihli kararıyla; davacı hakkında savcılıkta karar verilmesine yer olmadığına dair karar verildiği, açılmış bir ceza davası bulunmadığı, iğfal kabiliyetinin tespiti için bilirkişi incelemesi yapılmasına gerek olmadığı, bozma öncesinde hâkim tarafından iğfal kabiliyetinin bulunduğu yönünde tespit yapıldığı ve davacının kastı olmadığı gerekçesiyle, bozma kararına karşı direnilmiş; karara karşı, süresi içinde davalı vekili temyiz başvurusunda bulunmuştur.
3. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 20.12.2022 tarihli ilamıyla; davaya konu ilaç kupürlerinin sahteliği meselesi çözümü hukuk dışında, özel ve teknik bilgiyi gerektiren bir konu olduğu, Mahkemece bilirkişi incelemesine başvurulması gerektiği gerekçesiyle, direnme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
4. Mahkemenin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davalı Kurumun sahte kupür nedeniyle uyguladığı cezanın denetlenebilmesi için kupür asıllarına ihtiyaç duyulduğu, kupür asıllarının savcılık dosyasında alınan karar gereğince imha edildiği, dosya kapsamında fotokopilerin dâhi bulunmadığı, bu durumda bilirkişi incelemesi yapılmasının mümkün olmadığı, davalı Kurumun yaptırım kararının dayanağını ispatla mükellef olduğu, mevcut dosya kapsamı itibarıyla bu hususun ispatlanamadığı, davacının sahteciliğe iştirak ettiğine dair herhangi bir delilin bulunmadığı,
davalı Kurum işleminin yerinde olmadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile davalı Kurum tarafından davacı hakkında tanzim olunan uyarı ve cezai şart işleminin iptaline, davacının davalı Kuruma 96.855,89 TL borçlu olmadığının tespitine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davalı vekili temyiz başvurusunda bulunmuştur.
V. TEMYİZ
Dairece, uyuşmazlığın çözümü için gereken sahte kupürlerin imha edilmiş olmasına göre davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan kararın onanmasına karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davalı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
VI. KARAR DÜZELTME
A. Karar Düzeltme Sebepleri
Davalı vekili; davacı tarafın sahte ilaçları Kuruma fatura ederek imzalamış olduğu Protokol hükümlerine aykırı hareket ederek eczacılık mesleğinin gerektirdiği dikkat ve özeni göstermeden Kurumu zarara uğrattığı, bozma ilamına rağmen kupürlerin dosya arasına alınmadığını, eksik inceleme ile karar verildiğini, 5510 sayılı Kanun uyarınca müvekkil Kurum denetmenleri ve müfettişleri tarafından hazırlanan raporların aksi ispat edilinceye kadar geçerli olduğunu ileri sürerek; kararın düzeltilmesini ve Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, davacı eczacı tarafından Kuruma fatura edilen ilaçların sahte kupür taşıdıkları iddiasıyla eczanelerden ilaç teminine ilişkin Protokol çerçevesinde uygulanan cezai işlemin iptali istemine ilişkindir. Karar düzeltme yoluyla incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin karar düzeltme isteğinin reddine karar verilmiştir.
VII. KARAR
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2025/2777, K. 2025/5359, 17 Kasım 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama