KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2025/2851 E., 2026/124 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 15 Ocak 2026
- Mahkemesi
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2024/2445 E., 2025/1174 K.
- İlk derece mahkemesi
- İstanbul 10. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2021/258 E., 2024/263 K.
Karar Metni
1.174 kelime·6 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; müvekkili rektörlüğe bağlı ...
Enstitüsünde 04.11.2020 tarihinde defalarca enerji kesintisi olması ve tekrar enerji verilmesi sonrasında birçok sorunla karşılaşıldığını, yapılan tespitlerde faz sırasının ters gelmesinden dolayı enerjinin gelmediğinin görüldüğünü, bilahare enerji kesilerek jeneratör çalıştırıldığı halde hastanenin bazı bölümlerine elektrik gitmediğinin ve hastanenin birçok bölümünde sigortaların attığının tespit edildiğini, elektrik idaresi tarafından enerji düzgün bir şekilde verilmeye başlandıktan sonra 220V ile çalışan cihazların bir kısmının yandığı,
bir kısmının ise arızalandığının görüldüğünü, olağan dışı elektrik kesintileri nedeniyle mali anlamda çok büyük hasarlar meydana geldiğini, ... bölümünde hayati tehlike arzedecek hasarlar bulunduğundan Üniversitenin kendi bütçesinden acil alımlar ve tadilatlar yaptığını, İstanbul 8. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2020/105 D.iş sayılı dosyasıyla delil tespiti yapıldığını ve alınan bilirkişi raporuyla, davalı şirketin kusurlu bulunduğunu ve zarar gören cihazlar nedeniyle zararlarının 323.049,85 TL olduğunun tespit edildiğini, meydana gelen zararların sadece bozulan cihaz kalemlerinden oluşmadığını,
olayın meydana geldiği gün ile arızaların giderildiği gün arasında geçen zaman diliminde oluşan iş gücü ve maddi kaybın değerlendirilmediğini, arıza sebebiyle hizmet verilemeyen günlerde meydana gelen kazanç kaybını ek olarak sunduklarını, davalı şirketin elektrik verdiği ve abonelik tesis ettiği hatları denetlemek ve kontrol etmekle yükümlü olduğunu ileri sürerek; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere, şimdilik 1.000,00 TL maddi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı şirketten tahsilini talep etmiş, 24.05.2023 tarihli ıslah dilekçesiyle taleplerini 719.949,85 TL'ye artırmıştır.
II. CEVAP
Davalı vekili. İSKİ tarafından yapılan kazı çalışması sırasında orta gerilim yer altı kablosuna hasar verildiğinin tespit edildiğini, kesintiye sebep olan arıza giderilerek saat 04:45 civarında orta gerilim hattının normal besleme düzenine konulduğunu, aynı günün sabahında ...
Enstitüsünde fazların ters olması sebebiyle şebeke elektriği kullanılamadığından jeneratör kullanıldığı ve fazların düzeltilmesi talebinin iletildiğini, yapılan kontrolde orta gerilimde fazların ters olduğunun tespit edildiğini, fazlar düzeltilerek 09:45 civarında düzgün olarak enerji verildiğini, fakat bu durumla ilgili müvekkili şirketin sorumluluğunu kabul etmenin mümkün olmadığını, faz sırası ters olduğundan şebeke elektriğinin kullanılamadığını ve jeneratör üzerinden beslenildiğini, kullanılamayan şebeke elektriğinin tesisata zarar vermesinin mümkün olmadığını, ...
Enstitüsünün alçak gerilim hattında herhangi bir çalışma yapılmadığını, ...
Enstitüsünün de beslendiği trafo merkezinin orta gerilim hatlarında çalışma yapıldığını, bu durumda nötr hattına enerji verilmesinin mümkün olmadığını, söz konusu kesintilerin müvekkili şirketten kaynaklanmadığını, dava konusu olayda müvekkili şirketin sorumluluğunu doğuracak illiyet bağının mevcut olmadığını, mülkiyeti ve sorumluluğu davacıya ait tesisatta hasarın meydana geldiğini, hasarın hangi nedenden kaynaklandığının şüpheye yer bırakmayacak şekilde tespit edilmesi gerektiğini, davacı tarafından yapıldığı iddia edilen masrafların gerçeği yansıtmadığını,
davayı kabul etmemekle birlikte söz konusu masrafların piyasa değeri araştırılması ve yıpranma payları düşülerek bedel belirlenmesinin gerektiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla.
Mahkemece alınan bilirkişi raporları ile İstanbul 8. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2020/105 D.İş sayılı dosyasında yapılan tespitlerin değerlendirilmesinde; dosyada bulunan teknisyen raporları ve onarım faturalarının incelenmesi neticesinde, faz-nötr 220V gerilim bulunması gereken cihazlar ve prizlerde faz-nötr 380V gerilim bulunması nedeniyle arızaların meydana geldiği, aynı anda farklı yerlerde meydana gelen arızaların yanlış bağlantı kaynaklı olduğunun hükme esas alınabilecek bilirkişi raporuyla tespit edildiği,
arıza sebebiyle hasar gören ekipman ve cihazların onarım ve yeniden alım maliyetinin 323.049,85 TL, elektrik arızasını takip eden günlerde iş gücü kaybının 396.900,00 TL olarak tespit edildiği, davacının talep edebileceği toplam tutarın 719.949,85 TL olarak hesaplandığı, tanzim edilen bilirkişi raporlarının denetime elverişli bulunduğu gerekçesiyle; davanın kabulü ile 719.949,85 TL tazminatın 04.11.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davalının sorumluluğundaki enerji nakil hattında meydana gelen elektrik kesintileri nedeniyle davacıya ait işyerinde makinelerin hasar gördüğü ve kazanç kaybı oluştuğu, davalının abonelik sözleşmesi nedeniyle davacıya hizmet sunması gerektiği, buna aykırılığın sözleşmeye aykırılık oluşturduğu, sözleşme zamanaşımı süresinin 10 yıl olduğu mahkemece bilirkişiler tarafından hesaplanan tutara hükmedilmesinin usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle; istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili; dava konusu zararın dağıtım şebekesi veya müvekkili şirketin müdahalesinden kaynaklanmadığını, 16.05.2022 tarihli bilirkişi heyet raporu ile değişik iş dosyası kapsamında alınan 12.02.2021 tarihli bilirkişi raporunda, bilimsel ve teknik verilere dayalı olarak arızanın müvekkili şirketin dağıtım şebekesine müdahalesi sonucu gerçekleştiği hususunun ortaya konulamadığını, hükme esas alınan işbu bilirkişi raporlarında illiyet bağının kurulamadığını, ... tarafından tesislere hasar verilmesi ile dava konusu zarar arasındaki illiyet bağının tartışılmadığını,
müvekkili şirketin dava dışı İSKİ'nin sebebiyet verdiği hasar sebebiyle meydana gelen fazlardaki arızayı kısa bir süre içinde onardığını ve 09:45 itibariyle enerjiyi sorunsuz ve düzgün şekilde verdiğini, davacının fazların ters olması sebebiyle enerjiyi kullanamadığı zaman diliminde jeneratör kullandığını, bu aralıkta kullanılamayan şebeke elektriğinin herhangi bir tesisata zarar veremeyeceğini, bilirkişi raporundaki görüşün bilimsel ve teknik olarak dayanaklarının açıklanamadığını, alınan bilirkişi raporları arasında çelişki olduğunu ve Mahkemece kusur durumu yönünden çelişkiyi gidermek üzere yeniden rapor alınmadığını,
alçak gerilim hattında herhangi bir çalışma yapılmadığını, yalnızca orta gerilim hatlarında çalışma yapıldığını, nötr hattına enerji verilmesinin kesinlikle mümkün olmadığını, somut olayın aydınlatılması bakımından son derece önemli olan OSOS kayıtları üzerinde de inceleme yapılmadığını, mevzuata göre bağlantı noktasından kullanım yerine kadar olan kısımdaki tesis ve teçhizatın sorumluluğunun müvekkili şirkete ait olmadığını, keşif ve mahallinde yapılan incelemeler sonucu düzenlenen 29.03.2022 tarihli bilirkişi heyet raporunda, davacı kurum elektrik tesisatının ayrıntılı olarak incelendiğini,
dava konusu zarara neden olan arızanın davacı kurumun bakımsız kalmış ve çok fazla müdahalede bulunulmuş olan elektrik tesisatından kaynaklandığı sonucuna varıldığını, davayı kabul anlamına gelmemek kaydı ile hükme esas alınan bilirkişi raporunda yapılan zarar hesabına ve belirlenen fahiş bedele de itiraz ettiklerini, ancak hükme esas alınan raporda bu hususlara hiç değinilmediğini, davacının iş gücü ve kazanç kaybı ile faize ilişkin taleplerinin ayrı ayrı reddine karar verilmesi gerektiğini, hâkimin davayı aydınlatma yükümlülüğünün işbu dava bakımından uygulanmasının kural olarak mümkün olmadığını,
Bölge Adliye Mahkemesi kararında taraflarınca ödenen bakiye harcın göz ardı edildiğini ve bu durumun müvekkili şirket tarafından mükerrer bakiye karar harcı ödenmesine sebebiyet vereceğini ifade ederek; kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, elektrik kesintisi nedeniyle uğranılan zararın tazmini istemine ilişkindir.
Temyiz edilen kararda belirtilen gerekçeye, özellikle davalı şirkete ait elektrik dağıtım hattındaki elektrik kesintisi ile davacıya ait cihazların arızalanması sonucunda zararın oluştuğunun belirlenmesine, dava konusu hasarların meydana gelmesinde davalı şirketin kusurlu bulunmasına, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 50. maddesine göre uğranılan zararın miktarı tam olarak ispat edilemediğinde hâkimin, olayların olağan akışını uygun olarak tazminat miktarını belirleyebilmesine, hükme esas alınan bilirkişi raporlarının denetime elverişli olmasına, hükmedilen miktarın hakkaniyete ve dosya kapsamına uygun olduğunun anlaşılmasına göre, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan kararın onanmasına karar verilmiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2025/2851, K. 2026/124, 15 Ocak 2026 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama