İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /3. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 3. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2025/2857 K.2026/272

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan…

Esas2025/2857Karar2026/272Tarih21 Ocak 2026Okuma6 dk · 1.209 kelime

KÜNYE

3. Hukuk Dairesi 2025/2857 E., 2026/272 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
21 Ocak 2026
Mahkemesi
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
Sayısı
2024/1875 E., 2025/953 K.
İlk derece mahkemesi
İstanbul Anadolu 13. Asliye Hukuk Mahkemesi
Sayısı
2021/256 E., 2024/45 K.
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.209 kelime·6 dk okuma·8 bölüm

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili; müvekkilinin davalıya verdiği borç para karşılığında imzaladıkları sözleşmeler ile davalıya ait olan şirketten 2 adet daire satın aldığını, borçtan kalan bakiye meblağın elden ödenerek tapuların devralındığını, teminat olarak müvekkilinin elinde bulunan teminat senetlerinin davalıya teslim edildiğini, bir süre sonra davalının, iki daireyi geri almak istediğini, tarafların satış işlemi için anlaşarak yeniden sözleşme yaptıklarını, 24.08.2016 tarihli sözleşmeye göre dairelerin davalıya 142.000 Avro karşılığında satılacağını, davalının müvekkiline 13.500 Avro ödeme yaptığını,

kalan tutarı ise bir yıl içerisinde ödemeyi taahhüt ettiğini, ayrıca sözleşmeye göre 6 aylık ek süre verildiğini, davalının müvekkili ile yapmış olduğu sözleşmeye istinaden kalan bedeli de ödeyip daireleri satın alacağını düşündüğünden daireleri üçüncü şahıslara satarak teslim ettiğini, ancak müvekkiline ödemeyi gerçekleştiremediğini, tarafların bir araya gelerek sözleşmeden dönme konusunda anlaştıklarını, davalının müvekkilinden almış olduğu iki daireye karşılık toplamda 43.500 Avro ödediğini, davalının daireleri teslim edemediği için 23.500 Avroluk alacaktan vazgeçtiğini;

kalan 20.000 Avro'yu da müvekkilinin davalıya iade ettiğini, davalının 73.485 Avro asıl alacak ve 16.512,64 Avro gecikme faizinin tahsili için icra takibi başlattığını belirterek, icra dosyası nedeniyle müvekkilinin borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili; müvekkili ile davacının birbirlerini uzun yıllardır tanıdıklarını, bu süre zarfında müvekkilinin dönem dönem davacıdan borç para aldığını, müvekkilinin davacıya olan 109.500 Avro borcuna mahsuben önce 27.03.2013 tarihli sözleşme ile ...

Mah. 12424 Ada (eski 5870 ada) 105 parselde kayıtlı 4. Kat 10 nolu daireyi 64.500 Avro karşılığında verdiğini; daha sonra yine borcuna mahsuben 26.01.2015 tarihli sözleşme ile aynı yerde bulunan 1.normal kat 3 nolu daireyi 77.500 Avro karşılığı davacıya verdiğini, taraflar arasında yapılan sözleşme ile davacının müvekkiline 32.500 Avro borçlandığını, bu hususun 26.01.2015 tarihli sözleşmenin ödeme planı (a) bendinde açıkça ifade edildiğini, davacının bu sözleşme ile borçlandığı 32.500 Avro'yu 20.03.2015 tarihine kadar ödeyeceğini taahhüt ettiğini ancak sadece 2.500 Avro ödeme yaptığını, neticeden müvekkiline 30.000 Avro borcu bulunduğunu,

davacının daire satışından kalan 30.000 Avro borcunu ödeyemeyince almış olduğu daireleri müvekkiline geri vermeyi teklif ettiğini, müvekkilinin de alacağını tahsil etmek amacıyla bu teklifi kabul ettiğini, tarafların 24.08.2016 tarihli sözleşmeyi imzaladıklarını, müvekkilinin her iki daireyi satış bedeli olan 142.000 Avro bedelle geri almayı kabul ettiğini, önceki sözleşmelerden kalan 30.000 Avro'nun mahsubu ile müvekkilinin davacıya 112.000 Avro borçlandığını;

müvekkilinin toplam 43.485 Avro ödeme yaptığını, tarafların 14.02.2018 tarihinde bir araya geldiğini ve davacının aynı tarihli yazı ile 2 adet daireye karşılık müvekkilinden 41.985 Avro aldığını, 14.02.2018 tarihli mutabakattan sonra müvekkilinin 06.03.2018 tarihinde davacıya 1.500 Avro daha gönderdiğini, toplam 43.485 Avro ödeme yaptığını; bu durumun, davacı tarafça dava dilekçesinde de açıkça kabul edildiğini; davacının müvekkiline 20.09.2018 tarihinde ... üzerinden mesaj gönderdiğini ve dairelerin devrinden vazgeçtiğini bildirdiğini;

borcunun varlığını kabul ederek ödeyeceğini beyan ettiğini ancak ödemediğini, bu nedenle müvekkili tarafından daire satışından kaynaklanan 30.000 Avro, dairelerin geri alınması için ödenen 43.485 Avro olmak üzere toplam 73.485 Avro'nun tahsili için icra takibi başlatıldığını, davacının müvekkili tarafından alacağın 23.500 Avro'luk kısmından vazgeçildiğine dair beyanlarının gerçek dışı olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; 11.12.2023 tarihli rapor ile davacı ve davalı tarafça davalı hesabına geçen meblağın net 19.968 Avro olduğu yönündeki kabul ve ikrar dikkate alınarak, davalının uhdesindeki tutarın 19.968 Avro olduğu ve bunun sonucu olarak davacının borçlu olmadığı miktarın anapara borcu bakımından 21.468 Avro olduğu gerekçesiyle; menfi tespit davasının kısmen kabulü ile davacının icra dosyası nedeniyle 21.468 Avro asıl alacak, 16.512,64 Avro faiz borcu yönünden borçlu olmadığının tespitine karar verilmiş; karara karşı, taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

IV. İSTİNAF

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; taraflar arasında iki adet dairenin davacıya satışı konusunda anlaşma yapıldığı, dairelerin davacıya devredildiği, bilahare bu dairelerin davalıya iadesi konusunda sözleşme yapılmış olduğu, bu hususların tarafların kabulünde olduğu, dairelerin toplam bedelinin 142.000 Avro olarak belirlendiği, sözleşme içeriğine göre davalının iki adet dairenin satış bedeli olarak ödemeyi yüklendiği 142.000 Avro'dan, alacaklı olduğu 30.000 Avro'nun mahsubu ile kalan meblağ 112.000 Avro olduğu, bu bedelin 41.985 Avro'luk kısmını davalının ödediği,

davalının ileri sürdüğü 06.03.2018 tarihinde 1.500 Avro'nun banka yoluyla toplam 35.000 Avro ödeme içinde hesaplanmış olduğu, davalının takipten önce temerrüte düşürülmemesi nedeniyle işlemiş faiz talebinin yerinde olmadığı, davacı tarafça belirtilen sözleşmenin aslının sunulmadığı gibi gecikme sebebi olarak belirtilen bulunamama halinin yeni delil sunma halinin istisnası olamayacağı, davalı tarafça tedbir kararı nedeniyle uğranılan zarar var ise bunun ayrıca teminatın iadesi aşamasında ileri sürülebileceği gerekçesiyle, istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş;

karara karşı, süresi içinde davacı vekili ve katılma yoluyla davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

1. Davacı vekili; ispat yükünün alacaklıda olduğunu, dava dilekçesi ekinde 26.01.2015 tarihli sözleşmenin düzenlenmiş ilk halinin sunulduğunu, 17.03.2022 tarihli delil dilekçelerinde ise taraflar arasında akdedilen tüm sözleşmelerin bildirildiğini, 29.01.2024 tarihinde müvekkilince yapılan detaylı inceleme ve araştırma sonucu 26.01.2015 tarihli sözleşmenin yeniden düzenlenmiş ve paraflanmış halinin bulunduğunu, bu sözleşmeye göre;

müvekkilinin davalıya olan borcunu ödendiği sadece 22.500 Avro borcun kaldığı imza altına alındığını, daha sonra aynı sözleşmenin arka yüzüne davalının el yazısı ile kalan 22.500 Avro ödemeyi de aldığını şerh düşerek imza altına aldığını, sundukları bu delilin değerlendirilmediğini, yeniden rapor alınmadığını, yargılamayı uzatma amaçlarının olmadığını, müvekkilin davalıya borcu bulunmadığını, yapılan mahsuplaşma sonrası 22.500 Avro'nun elden ödendiğini, takibin kötü niyetle başlatılması nedeniyle kötü niyet tazminatına hükmedilmesi gerektiğini ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir.

2. Davalı vekili;davacı aleyhine icra takibi başlatıldıktan sonra davacı tarafça müvekkilinin banka hesabına söz konusu icra dosyasına mahsuben yatırıldığına dair bir açıklama olmaksızın 13.09.2019 tarihinde 19.968 Avro gönderildiğini, bu ödemeyle ilgili yargılama aşamasında ödemenin işbu icra takip borcuna mahsuben alınmadığını, taraflar arasındaki başkaca bir borç ilişkisine binaen alındığı beyan etmelerine rağmen Mahkemece işbu 19.968 Avro icra dosyasına mahsuben sayıldığını, hüküm kurulurken ödemenin 13.09.2019 tarihinde yapıldığı hususu göz ardı edilerek "icra takibinin yapıldığı tarih itibariyle" borçlu olunmadığına karar verildiğini,

müvekkilinin icra takibinin başlatıldığı tarih olan 13.06.2019 tarihinde davacı borçludan 73.485 Avro alacaklı olduğunu, ödeme tarihi olan 13.06.2019 tarihindeki döviz kurunun dikkate alınması gerekeceğini, müvekkili tarafından banka yoluyla yapılan 06.03.2018 tarihli 1.500 Avro ödemenin Mahkemece dikkate alınmadığını, davacı taraf ile müvekkili arasından akdedilen 26.01.2015 tarihli sözleşmenin ödeme planı başlıklı 3. maddesinde, davacının müvekkiline 32.500 Avro borçlu olduğunu ve bu borcu 20.03.2015 tarihinde ödeyeceğini taahhüt ettiğini, bu tarih itibariyle borcun ödenmemesi üzerine muaccel hale geldiğini,

ek rapor ile taleplerinin uygun olduğunun değerlendirildiğini, tedbir kararı nedeniyle 07.11.2022 icra dosyasına 2.082.295,63 TL ödeme yapılarak takip dosyasının durdurulduğunu, müvekkiline halen ödeme yapılmadığını ileri sürerek, kararın bozulmasını talep etmiştir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Uyuşmazlık, geçersiz taşınmaz satış sözleşmesi nedeniyle ödenen bedelin iadesi için başlatılan icra takibi nedeniyle borçlu bulunulmadığının tespiti istemine ilişkindir. Temyiz edilen kararın dayandığı bilgi ve belgelere, özellikle hükme esas alınan bilirkişi raporunun taraflar arasındaki sözleşme ilişkisi ve imzaları bulunan belgeler hakkında değerlendirme yapılarak hazırlanmış olmasına göre, taraf vekillerinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın onanmasına karar verilmiştir.

VI. KARAR

SONUÇ / HÜKÜM

Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz karar harçlarının temyiz edenlere yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,21.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2025/2857, K. 2026/272, 21 Ocak 2026 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Dava
  4. II. Cevap
  5. III. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  6. IV. İstinaf
  7. V. Temyiz
  8. A. Temyiz Sebepleri
  9. B. Değerlendirme ve Gerekçe
  10. VI. Karar
  11. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
3. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/2857
Karar No
2026/272
Tarih
21 Ocak 2026

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2025/2858 K.2026/207
  • Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2025/2859 K.2026/215
  • Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2025/2860 K.2026/20
  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2025/2863 K.2026/499
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2025/2866 K.2026/122
  • Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2025/2866 K.2026/30

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.