KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2025/662 E., 2025/4190 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Eylül 2025
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2022/798 E., 2023/456 K.
Karar Metni
1.004 kelime·5 dk okuma·8 bölüm
Mahkeme kararının davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece kararın onanmasına dair verilen kararın davacı vekili tarafından düzeltilmesi istenilmiş olmakla; kesinlik, süre ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, karar düzeltme dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; davalının 4857 sayılı İş Kanunun (4857 sayılı Kanun) 30. maddesi gereğince çalıştırmak zorunda olduğu özürlü kontenjan açığını kapatmadığını, bu nedenle aynı Kanunun 5378 sayılı Kanunla değişik 108. maddesi atfıyla 101. madde uyarınca müvekkili Kurum tarafından idari para cezası kesildiğini, davalının idari para cezasını ödememesi üzerine tahsili amacıyla takip başlatıldığını, davalının haksız olarak takibe itiraz ettiğini ileri sürürek, davalının haksız itirazının iptali ile davalının icra inkar tazminatına mahkum edilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili; davanın bir yıllık süre içinde açılmadığını, beş yıllık zamanaşımı süresinin geçtiğini, idari para cezasının genel Mahkemelerde ve icra dairelerinde tahsilinin istenmesinin hukuka aykırı olduğunu, 6183 sayılı Kanun uyarınca takip edilmesi gerektiğini, ceza mahiyetindeki amme alacaklarına 6183 sayılı Kanun'daki gecikme zammının tatbik edilemeyeceğini idari para cezasına vaki itirazın reddine ilişkin karar aleyhine kanun yararına bozma talebinde bulunulduğunu, her ne kadar kesinleşen karar doğru değil ise de ceza niteliğindeki karara ayrıca ikinci bir ceza şeklinde inkar tazminatı istenemeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 16.09.2015 tarihli ve 2014/463 E., 2015/418 K. sayılı kararıyla; davacı Kurum tarafından davalı işyerine 4857 sayılı Kanunun 30. maddesinde öngörülen yüzde üç oranındaki engelli işçi çalıştırmadığı nedeniyle idari para cezası uygulandığı, cezanın iptali istemli Büyükçekmece 2. Sulh Ceza Mahkemesinin 2010/860 E. sayılı dosyası ile yapılan itirazın reddine karar verilip kesinleştiği, cezanın 26.06.2008 tarihinde tebliğ edilip ödemenin yapılmadığı,
takip tarihine kadar olan birikmiş faizin 16.365,50 TL olduğu gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı, süresi içinde davalı vekilince temyiz isteminde bulunulması üzerine Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 30.11.2017 tarihli ve 2016/1644 E., 2017/7754 K. sayılı ilamıyla.
694 sayılı KHK’nın 8. ve 9. maddeleri ile 2004 sayılı İcra İflas Kanun'a (2004 sayılı Kanun) eklenen maddeler uyarınca işlem yapılmaması gerektiğinden bahisle kararın bozulmasına karar verilmiş, bozmaya uyan Mahkemece verilen 26.09.2018 tarihli ve 2018/286 E., 2018/402 K. sayılı kararla; bozma doğrultusunda davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunulması üzerine Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 24.10.2019 tarihli ve 2019/1477 E., 2019/4914 K. sayılı ilamıyla;"...
Dairemizin bozma ilamında, 694 sayılı KHK’nın 8. ve 9. maddeleri kapsamında değerlendirilmesi belirtilmiş ise de, bozmanın genel anlatımları ve maddi olaylar değerlendirildiğinde; dava konusu uyuşmazlığın adli yargıya ilişkin olduğu, 694 sayılı KHK’nın 8. ve 9. maddelerinde ise İdari yargının görev alanına giren konularda ilamsız takip yoluna başvurulamayacağının belirtildiği anlaşıldığından Dairemiz ilamında maddi hata söz konusudur.
Bahsi geçen maddi hata, kamu düzeninden olan hususları nazara almadan yapılan, açık, tartışmasız ve her türlü değer yargısı dışında başka surette yorum yapılamayacak nitelikte bir hata olup, usulî kazanılmış hakkın istisnasını oluşturmaktadır.
Mahkemece, bozma sonrası yapılan yargılama sırasında, bozma ilâmına uyulmasına karar verilmiş, uyulan bozma ilâmı doğrultusunda karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş ise de, az yukarıda belirtilen ilkeler doğrultusunda; bozma maddi hataya dayalı bulunduğundan bozma taraflar açısından usulî kazanılmış hak oluşturmayacağından, Mahkemece işin esası incelenerek dosya kapsamına göre varılacak sonuca göre hüküm kurulmak üzere kararın bozulması gerekmiştir." gerekçesiyle, kararın bozulmasına karar verilmiş, bozmaya uyan Mahkemece 10.06.2021 tarihli ve 2021/46 E., 2021/265 K. sayılı kararla;
davacı Kurum tarafından davalı işyerine 4857 sayılı Kanun'un 30. maddesinde öngörülen yüzde oranındaki engelli işçi çalıştırmadığı nedenle idari para cezası uygulandığı, cezanın iptali istemli Büyükçekmece 2. Sulh Ceza Mahkemesinin 2010/860 E. sayılı dosyası ile yapılan itirazın reddine karar verilip kesinleştiği, cezanın 26.06.2008 tarihinde tebliğ edilip ödemenin yapılmadığı,
takip tarihine kadar olan birikmiş faizin 16.365,50 TL olduğu gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı süresi içinde davalı vekilince temyiz isteminde bulunulması üzerine Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 24.10.2019 tarihli ve 2019/1477 E., 2019/4914 K. sayılı ilamıyla davalının sair itirazlarının reddine karar verildikten sonra; icra takip tarihi itibariyle idari para cezasının henüz kesinleşmediği, bu nedenle kesinleşmeden önceki dönem için faiz istenemeyeceği gibi, icra inkar tazminatı istenemeyeceği gerekçesiyle, karar bozulmuştur.
Bozmaya uyan Mahkemenin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacı Kurumun 17.07.2009 tarihinde icra takibine geçtiği, henüz itiraz aşamaları tamamlanmadığı için ancak idari para cezasının kesinleştiği 04.02.2011 tarihi itibariyle temerrütün oluştuğu, idari para cezasının kesinleşme tarihine göre faizin hesaplanması için bilirkişiden rapor alındığı gerekçesi ile davanın kısmen kabulü ile takibe yapılan itirazın 186.961,08 TL asıl alacak yönünden iptali ile, takibin 186.961,08 TL asıl alacak ve asıl alacağa temerrüt tarihi olan 04.02.2011 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiz ile birlikte takibin devamına, icra inkar tazminatı isteminin reddine karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
Mahkemenin 25.07.2023 tarihli kararının süresi içinde birleşen davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece, bozma kapsamı dışında kalarak kesinleşen ve karşı taraf yararına usuli kazanılmış hak durumunu oluşturan kısımlar hakkında yeniden inceleme yapılarak karar verilemeyeceği anlaşılmakla davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddi ile yapılan yargılama neticesinde davanın kısmen kabulüne karar verilmesine rağmen, yargılama giderinin haklılık oranına göre paylaştırılmamış olmasının usul ve yasaya aykırı olduğu, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden kararın düzeltilerek onanmasına karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davalı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
V. KARAR DÜZELTME
A. Karar Düzeltme Sebepleri
Davalı vekili; zamanaşımı, hak düşürücü ve benzeri itirazlarının değerlendirilmediğini, davanın 2001 sayılı Kanun'da öngörülen bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılmadığını, alacağa faiz talep edilemeyeceğini, kararda yargılama giderinin infazda sakınca doğurabilecek şekilde hatalı yazıldığını ileri sürerek; kararın düzeltilmesini ve Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, idari para cezasının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Karar düzeltme yoluyla incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle bozma ilamı ile kesinleşen yönlerin yeniden incelenmesine imkan bulunmadığının anlaşılmasına göre davalı vekilinin karar düzeltme dilekçesinde bildirdiği sebeplerin reddi gerekmiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2025/662, K. 2025/4190, 22 Eylül 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama