KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2025/69 E., 2025/3424 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Haziran 2025
- Mahkemesi
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2024/1495 E., 2024/2127 K.
- İlk derece mahkemesi
- İstanbul 5. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2019/163 E., 2024/37 K.
Karar Metni
582 kelime·3 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, asıl davacı/birlelşen davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Asıl davada davacı vekili, davalı'nın müvekkili avukatın ofisine geldiğini ve kendisinden acil olarak hukuki yardım talep ettiğini, müvekkilinin, davalının isteği üzerine aynı gün hizmet vermeye başladığı, öncelikle dava dışı şirkete davalının vekili olarak bir ihtarname keşide edileceği, daha sonrasında ise görüşmeler yapacağını ve sonucuna göre hareket edileceğini bildirdiğini, anlaşma hususunda bir protokol hazırlandığını ve bu protokol sayesinde davalının alacağına kavuştuğunu ancak avukatlık ücretinin ödenmediğini ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla uzlaşma konusu meblağın %20'sinin belirlenerek şimdilik 1.000,00 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Birleşen dosyada davacı vekili, davalının avukat olduğunu ancak vekalet ücreti borcu bulunmamasına rağmen davacı aleyhine takip başlatıldığını ileri sürerek borçlu olmadığının tespitine ve takibin %20 sinden aşağı olmamak üzere tazminata hükmedilmesini istemiştir.
II. CEVAP
Asıl davada davalı vekili, davacıya bir borcu bulunmadığını savunarak davanın reddimi dilemiştir. Birleşen davada davalı vekili, verilen avukatlık hizmetinden doğan vekalet ücret alacağı için başlatılan takipte haklı olduklarını, borcun ödenmediğini savunarak davanın reddini dilemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla;. asıl dava yönünden; davanın kabulü ile 1.000,00 TL'nin davalıdan dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsili ile davacıya ödenmesine, Birleşen dava yönünden davanın kabulü ile davacının davalıya ... 2. İcra Müd. 2013/44 E sayılı icra dosyasından dolayı borçlu bulunmadığının tespitine, davacının İİK 72/6.md gereğince koşulları oluşmadığından kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde asıl dava davacı birleşen dava davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunmuştur.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla, taraflar arasında yazılı ücret sözleşmesi bulunmadığı, toplanan delillere göre davacının dava takibi değil davadan önce müvekkili ile diğer taraf arasında uzlaşma işlemlerine ilişkin hizmet verdiğinin anlaşıldığı, davacının vekil olarak düzenlediği protokolün davalı tarafından imzalanmış olmasına rağmen dava dışı şirket tarafından imzalanmadığı dolayısıyla söz konusu protokolün dava dışı uzlaşma belgesi olarak kabul edilmemesi yönündeki mahkeme kararı yerinde olduğu gerekçesiyle asıl dava davacısı birleşen dava davalısı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Asıl dava davacısı birleşen dava davalısı vekili, yargılama ve istinaf aşamasındaki husuları tekrar ederek verilen avukatlık hizmeti sayesinde davalının dava dışı şirket ile uzlaşma sağladığını ancak vekalet ücretinin ödenmediğini belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılarak İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, asıl davada avukatın sulh nedeniyle talep ettiği vekalet ücreti alacağı, birleşen davada ise müvekkilin menfi tespit istemine ilişkindir.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle taraflar arasında vekalet ücretine ilişkin herhangi bir sözleşme bulunmadığının ve vekil olarak yapılan işlemlerinin gerek İlk Derece Mahkemesi gerekse Bölge Adliye Mahkemesince doğru değerlendirilmiş olduğunun anlaşılmasına göre temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2025/69, K. 2025/3424, 19 Haziran 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama