KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2025/881 E., 2025/5362 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Kasım 2025
- Mahkemesi
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 24. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2022/2187 E., 2024/1603 K.
- İlk derece mahkemesi
- Ankara 17. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2021/275 E., 2022/394 K.
Karar Metni
589 kelime·3 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; taraflar arasında sağlık hizmeti satın alım sözleşmesi bulunduğunu, sözleşme kapsamında davalı Kurum sigortalılarına sağlık hizmeti sunulduğunu, davalı Kurum tarafından davacı şirketin 2020/Ağustos, 2020/Eylül ve 2020/Ekim hakediş faturalarından haksız şekilde toplamda 506.602,74 TL kesinti uygulamasına gidildiğini ileri sürerek; 506.602,74 TL kesinti yapılmasına dair işleminin haksız olduğunun tespiti ile bu tutarın kesinti tarihlerinden itibaren işleyecek ticari faizi ile davalıdan tahsiline verilmesini istemiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili; yapılan kesintilerin taraflar arasındaki sözleşme ve SUT hükümlerine uygun olduğunu belirterek, haksız açılan davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davanın kısmen kabulüne, davalı tarafça, davacı tarafın 2020 yılı Ağustos ayı hakediş faturalarından yapılan 5.562,65 TL, 2020 yılı Eylül ayı hakediş faturalarından yapılan 7.836,32 TL ve 2020 yılı Ekim ayı hakediş faturalarından yapılan 13.077,05 TL kesinti miktarının haksız ve hukuka aykırı olduğunun tespitine, belirtilen kesinti eğer davacı tarafın hakediş faturalarından fiilen mahsup ya da kesilmiş ise,
söz konusu miktarların kesinti tarihlerinden itibaren 3095 sayılı Kanunun 2/2 maddesi gereğince işletilecek avans faizi ile birlikte davalı taraftan alınarak davacı tarafa verilmesine, davacı tarafın fazlaya ilişkin isteminin reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuşlardır.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; hükme esas alınan 09.04.2022 tarihli uzman bilirkişi heyeti ikinci ek raporunda özetle; "...davalı Kurumca, davacı hastanenin 2020 Ağustos döneminde yapmış olduğu 147.455,42 TL kesintiden 141.892,77 TL kesintinin yerinde olduğu (4.242,79 TL+1.319,86 TL) 5.562,65 TL kesintinin yersiz olduğu, 2020 Eylül döneminde yapmış olduğu 236.664,74 TL kesintiden (228.805,54 TL+22,88 TL) 228.828,42 TL kesintinin yerinde olduğu, 7.836,32 TL kesintinin yersiz olduğu, 2020 Ekim döneminde yapmış olduğu 122.482,58 TL kesintiden 109.405,53 TL kesintinin yerinde olduğu,
13.077,05 TL kesintinin yersiz olduğu" belirtildiği, raporun hüküm kurmaya ve kanun yolu denetimine elverişli olduğu, İlk Derece Mahkemesi kararında isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle, istinaf taleplerinin ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde taraf vekilleri temyiz başvurusunda bulunmuşlardır.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1. Davacı vekili; hükme esas alınan bilirkişi ikinci ek raporunun taraflarına tebliğ edilmediğini, bu raporun SUT ve diğer mevzuat hükümlerine aykırı tespitler ve değerlendirmeler içerdiğini, dava konusu kesinti işlemlerinin davalı Kurum mevzuatına ve içtihatlara açıkça aykırılık teşkil ettiğini ileri sürerek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.
2. Davalı vekili; Kurum tarafından gerçekleştirilen kesinti işlemlerinin mevzuat hükümleri doğrultusunda usule ve yasaya uygun bir şekilde yapıldığını, hükme esas alınan kök ve ek bilirkişi raporlarının hüküm kurmaya elverişli olmadığını, davacı tacir sıfatı taşımadığından avans faizine hükmedilmesinin hatalı olduğunu, davalı Kurum aleyhine vekalet ücreti, yargılama gideri, harç ve faize hükmedilmesinin hukuk ve hakkaniyete aykırı olduğunu ileri sürerek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, davalı Kurum tarafından davacı ... hizmeti sunucusunun hakedişlerinden yapılan kesintisinin iptali istemine ilişkindir. Temyiz edilen kararda belirtilen gerekçeye, özellikle hükme esas alınan bilirkişi raporunun hüküm kurmaya elverişli olduğunun anlaşılmasına göre, taraf vekillerinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan kararın onanmasına karar verilmiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2025/881, K. 2025/5362, 17 Kasım 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama