Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- Sanık ...'e iddianame okunup yasal hakları hatırlatılmadan, sorgusu yapılarak savunma hakkının kısıtlanması suretiyle CMK.nun 147 ve 191. maddelerine aykırı davranılması,
2- Sanıklar müdafiilerinin lehe hükümlerin uygulanması isteğinin takdiri indirim hükümlerini de kapsadığı gözetilmeden, bu konuda bir karar verilmemesi,
3- Sanık ...'ın adli sicil kaydındaki ... Asliye Ceza Mahkemesince verilen 29.3.2001 tarih ve 1999/46-2001/122 sayılı ilam nedeniyle hakkında 765 sayılı TCK.nun 81. maddesinin uygulanmaması,
4- CMK.nun 231/6-c maddesinde düzenlenen "zarar" kavramının, somut, belirlenebilir, maddi bir zararı ifade ettiği gözetilerek, sanık ...'e yükletilen tehdit suçunda oluşmuş bir zarar bulunmaması karşısında; adli sicil kaydına göre silinme koşulları oluşmuş eski sabıkaları bulunan sanık hakkında anılan maddedeki yeniden suç işleyip işlemeyeceği hususu irdelenerek, buna göre hüküm kurulması gerekirken, "zararın giderilmemiş olması" biçimindeki yasal olmayan gerekçeyle, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının uygulanmamasına karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş ve sanıklar ... ve ... müdafiileri ile O yer C. Savcısının temyiz nedenleri ile tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, yeniden hüküm kurulurken sanık ... hakkında 3 nolu bozma nedeni bakımından 1412 sayılı CMK.nun 326/son maddesinin gözetilmesine, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 30/11/2011 tarirainde oybirliğiyle karar verildi.