KÜNYE
4. Ceza Dairesi 2010/14837 E., 2012/11323 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 14 Mayıs 2012
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Tehdit
- Hüküm
- Hükümlülük
Karar Metni
246 kelime·1 dk okuma
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Sanığın hükmü süresinde temyiz etmesi akabinde alman vekaletnameye dayanılarak temyiz dilekçesi veren müdafiinin yaptığı yasa yolu başvurusunun da ilk temyiz başvurusu kapsamında kaldığı ve süresinde olduğu gözetilmeden, yasal süreden sonra verildiğinden bahisle reddine ilişkin ek kararın yok hükmünde olduğu kabul edilerek, başkaca temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre, yapılan incelemede, mahkemece takdiri indirim maddesinin uygulanmamasına ilişkin kabul ve gerekçenin yeterli ve isabetli bulunduğu anlaşılmakla, başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
a- TCK'nın 106/1.maddesinin 1.cümlesinde düzenlenen tehdit suçunun temel cezasının hapis cezası olduğu gözetilmeden, adli para cezası verilmesi,
b- Katılanın trafikte seyrettiği sırada yaptığı hatalı sollama ile sanığın trafik güvenliğini tehlikeye düşürmesi karşısında, sanık hakkında TCK'nın 29.maddesinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılmaması,
c- Taksitlendirme yapılırken, TCK'nın 52/4.maddesi uyarınca, ödenmeyen adli cezasının hapse çevrileceğinin kararda gösterilmemesi,
d- Sanığın 1941 doğumlu olup sabıkasız olması, kişiliği olumlu bulunarak hakkında TCK'nın 62.maddesinin uygulanması ve tehdit suçunda katılanının maddi bir zarara uğramaması karşısında, CMK'nın 231/6-b bendindeki kişiliğe ilişkin ölçüt çelişkiye yol açmayacak biçimde değerlendirilerek karar verilmesi gerekirken, yetersiz gerekçeyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Yargıtay 4. Ceza Dairesi, E. 2010/14837, K. 2012/11323, 14 Mayıs 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama