KÜNYE
4. Ceza Dairesi 2010/21076 E., 2013/8694 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Mart 2013
- Mahkemesi
- Sulh Ceza Mahkemesi
- Suç
- Tehdit
- Hüküm
- Mahkumiyet
Karar Metni
314 kelime·2 dk okuma
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü: Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi. Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede
Sanığa yükletilen tehdit eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 5739 sayılı Kanunun 5. maddesi ile değişik 106/9. maddesinin değişiklikten önceki halinde, TCK'nın 50/1-a bendinin saklı tutulmuş olması karşısında, Kanunun yürürlüğe girdiği 01.03.2008'den önce işlenen suçlar bakımından lehe hüküm kuralı nedeniyle hapisten çevrilen adli para cezalarının ödenmemesi nedeniyle hapis cezasının infazında şartla tahliye hükümlerinin uygulanacağı dikkate alındığında, TCK'nın 106/1-1. cümlesinde düzenlenen tehdit suçu için hapis cezası öngörülmüş olup,
aynı Kanunun 50/1-a maddesi uyarınca adli para cezasına çevrilebilmesinin mümkün olduğu, her ne kadar; adli para cezasına doğrudan hükmedilmesi halinde infaz aşamasında cezanın ödenmemesi halinde sanığın aleyhine sonuç doğuracağı gözetilmeden ve TCK'nın 61/1. maddesine aykırı şekilde doğrudan adli para cezası tayini suretiyle hüküm kurulmuş ise de, 5252 sayılı Kanunun 5/3. maddesi uyarınca doğdurdan verilen adli para cezasının ödenmemesi halinde günlüğü 100 TL olarak belirlenmek suretiyle hapse çevrileceği göz önüne alındığında,
mevcut uygulama ile sanığın daha lehine bir sonuç ortaya çıkmış olup karşı temyiz de bulunmadığından tebliğnamedeki (1) nolu; yasal gerekçe gösterilerek sanık hakkında CMK'nın 231/5. maddasinin uygulanmamış olması nedeniyle de tebliğnamedeki (2) nolu bozma düşüncesine iştirak edilmeyerek,sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Yargıtay 4. Ceza Dairesi, E. 2010/21076, K. 2013/8694, 27 Mart 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama