KÜNYE
4. Ceza Dairesi 2010/4540 E., 2010/3925 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Mart 2010
Karar Metni
374 kelime·2 dk okuma
Görevi yaptırmamak için direnme suçundan sanık ... ...’ın, 5237 ... Türk Ceza Kanunu’nun 365/1 (iki kez), 265/1, 31/3 (üç kez), 62 (üç kez), 52/2 (üç kez) maddeleri gereğince 2.000,00 Türk lirası (üç kez) adli para cezası ile cezalandırılmasına dair Ankara 1.Çocuk Mahkemesinin 20.05.2009 tarihli ve 2006/943 esas, 2009/418 ... kararının Adalet Bakanlığınca 05.02.2010 gün ve 2010/7101 ... yazısı ile yasa yararına bozulmasının istenmesi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 17.02.2010 gün ve 2010/30951 ... tebliğnamesiyle dava dosyası Daireye gönderilmekle incelendi:
Tebliğnamede “Tüm dosya kapsamına göre;
1- Sanığın üzerine atılı suçtan 5237 ... Türk Ceza Kanunu’nun 265/1.maddesi gereğince bir kez cezalandırılması için kamu davası açılmasına rağmen, her bir müşteki için ayrı ayrı olmak üzere üç kez cezalandırılmasına karar verilmesinde,
2- Sanığın üzerine atılı suçtan 5237 ... Kanun’un 265/1.maddesi gereğince cezalandırılması için kamu davası açıldığı halde, 5237 ... Kanun’da 365.maddenin bulunmadığı gözetilmeksizin, aynı Kanun’un 365/1. (iki kez) maddesi uyarınca mahkumiyetine hükmolunmasında, isabet görülmemiştir” denilmektedir.
Gereği görüşüldü;
İncelenen dosyada, mahkemece, sanığın şikayetçi polis memurları ..., ... ve ... ... Kılıç’a karşı gerçekleştirdiği görevi yaptırmamak için direnme eylemleri nedeniyle TCY.nın 265/1, 31/3, 62/1, 52/2 maddeleri uyarınca üç kere cezalandırılmasına karar verilmiştir. İddianame içeriğine göre, sanık hakkında, polis memurlarına görevlerini yaptırmamak amacıyla direndiği iddiası ve TCY.nın 265/1, 31/3 maddelerinin bir kez uygulanması isteğiyle kamu davası açıldığı anlaşılmaktadır.
Mahkemece suç çokluğu kabul edilmesine karşın, sanığın bu hususta ek savunması alınmadan, belirtilen yasa maddeleri uygulanarak üç ayrı mahkumiyet hükmü kurulduğu görülmektedir. Yargıtay incelemesi sırasında sanığın savunma hakkına ilişkin olarak saptanan bu hukuka aykırılık, yasa yararına bozmaya konu yapılmadığından belirtilen yasa yolunun niteliği gereği resen giderilemeyecektir.
YCGK.nun 17.7.2007 gün ve 2007/145-172 ..., 27.3.2007 gün ve 2007/73-76 ... kararlarında da vurgulandığı üzere hükümdeki diğer yasaya aykırılıklar giderilmeden, uyuşmazlık konusunda karar verilmesi halinde, hukuka aykırılıkları giderme ve ülkede uygulama birliğini hukuka uygunlukla sağlama amacına hizmet için öngörülen “yasa yararına bozma” kurumu bünyesinde hukuka aykırılık taşıyan hükümleri onaylama sonucunu doğuracaktır.
Yasa yararına bozma konusunun bu aşamada sonuçlandırılması yapılan açıklamalar ışığında olanaklı bulunmayıp Adalet Bakanlığının durumdan haberdar edilerek saptanan yeni hukuka aykırılık açısından yasa yararına bozma yasa yoluna başvurusunun sağlanması gerekmektedir.
Yargıtay 4. Ceza Dairesi, E. 2010/4540, K. 2010/3925, 10 Mart 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama