KÜNYE
4. Ceza Dairesi 2010/5578 E., 2012/6079 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 14 Mart 2012
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suçlar
- Suç delillerini gizleme, suçu bildirmeme
- Hüküm
- Hükümlülük
Karar Metni
441 kelime·2 dk okuma
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Suç delillerini gizleme suçundan TCY'nın 281/3. maddesinin tatbiki ile 7 ay 6 gün ceza tayini gerekirken hesap hatası sonucu sanık lehine eksik cezaya hükmedilmiş ise de aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre, karar başlığında CYY'nın 232/2-c madde ve bendine aykırı olarak suç yerinin belirtilmemesinin mahallinde giderilebilecek bir eksiklik olduğu ve bozmayı gerektirmediği kabul edilerek yapılan incelemede:
Sanığa yükletilen suç delillerini gizleme ve suçu bildirmeme eylemleriyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemlerin sanık tarafından işlendiğinin Yasaya uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı; böylece olaylara ilişkin sorunlarda gerekçenin yeterli bulunduğu.
Eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve Yasada öngörülen suç tiplerine uyduğu,
Tekerrüre esas alınan ilam hükümde belirtilmemiş ise de, sanığın adli sicil kaydına esas olup en ağır hükümlülüğü içeren Kayseri 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 01.11.2004 tarihli ve 2004/231 Esas- 2004/306 Karar sayılı ilamının infaz aşamasında tekerrüre esas alınabileceği ve bu hususun bozmayı gerektirmediği,
Cezaların yasal bağlamda uygulandığı.
Anlaşılmış ve ileri sürülen başkaca temyiz nedenleri yerinde görülmediği gibi hükmü etkileyecek oranda hukuka aykırılığa da rastlanmamıştır.
Ancak,
a) TCY.nın 53/l-(c) bendinde yer alan hak yoksunluğunun kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri yönünden koşullu salıverme tarihine kadar, diğer kişilere karşı belirtilen yetkiler yönünden mahkum olunan hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar geçerli olacağının gözetilmemesi,
b) Tekerrür uygulamasına ilişkin olarak TCY'nın 58/7. maddesine göre sanık hakkında, "Mükerrirlere özgü infaz rejiminin ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına" hükmedilmesi ile yetinilmesi gerekirken, infazı kısıtlayacak şekilde "mükerrire özgü rejimin infaz makamınca tayin ve takdirine" karar verilmesi,
Yasaya aykırı, sanık ... müdafiinin temyiz iddiaları bu nedenle yerinde ise de, bu aykırılıklar, yeniden duruşma yapılmasına gerek olmaksızın düzeltilebilir nitelikte yanılgılar olduğundan, temyiz edilen kararın açıklanan noktaları tebliğnamedeki bozma düşüncesine aykırı olarak,
a) Sanığın TCY.nın 53/l-(c) bendinde yer alan hak yoksunluğunun kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri yönünden koşullu salıverme tarihine kadar, diğer kişilere karşı belirtilen yetkiler yönünden mahkum olunan hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar devam etmesine,
Yargıtay 4. Ceza Dairesi, E. 2010/5578, K. 2012/6079, 14 Mart 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama