KÜNYE
4. Ceza Dairesi 2012/20902 E., 2013/29339 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Kasım 2013
- Mahkemesi
- Sulh Ceza Mahkemesi
- Suçlar
- Tehdit, hakaret, yaralama
- Hüküm
- Beraat
Karar Metni
388 kelime·2 dk okuma
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği, temyizin kapsamı ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede:
1-Sanığın katılan ...'na yönelik tehdit ve hakaret eylemlerine ve yükletilen suçlara yönelik katılan ... vekilinin temyiz iddiaları yerinde görülmediğinden tebliğnameye uygun olarak, TEMYİZ DAVASININ ESASTAN REDDİYLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,
2-Katılan ... Koyunoğlu'na yönelik yaralama, tehdit ve hakaret suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyize gelince,
a-Tehdit fiili, kişinin ruh dinginliğini bozan, iç huzurunu, bilinç ve irade özgürlüğünü ihlal eden bir olgudur. Fiilin mağdur üzerinde ciddi bir korku yaratabilmesi açısından sonuç almaya objektif olarak elverişli, yeterli ve uygun olması gerekir. Ayrıca tehdidin somut olayda muhatap üzerinde etkili olması şart değildir. Bu nedenle mağdurun korkup korkmadığının araştırılması gerekmez.
Tehdit suçunun manevi öğesi genel kasttan ibaret olup suçun yasal tanımındaki unsurlarının bilerek ve istenerek işlenmesini ifade eder. Olayda tasarlamanın varlığı aranmadığı gibi, saikin de önemi yoktur.
Kavga ve tartışma sırasında haksız bir fiilin kendisinde husule getirdiği şiddetli öfke ve elemin (gazabın) failin iradesini etkileyen bir etken olarak kusur yeteneğinde meydana getirdiği azalma nedeniyle koşulları varsa ancak yasal indirim nedeni olarak kabul edilebilmesi olanaklı ise de, önceden ilke boyutunda kastı kaldıran ve suçun oluşumunu engelleyen bir husus olarak kabulü mümkün değildir.
Somut olayda; mahkemece yukarıda yapılan bu açıklamalara aykırı olarak sanığın, katılana söylediği kabul olunan "seni öldürürüm" biçimindeki sözlerin, objektif olarak korkutucu nitelikte olduğu gözetilmeden, “sözlerin yaşanan tartışmanın kızgınlığı ile fevren sarf edildiği bu fiilde sanığın tehdit kastının bulunmadığı müsnet suçun yasal unsurlarının gerçekleşmediği” şeklindeki kanuni olmayan gerekçeyle beraat kararı verilmesi,
b-Tanık ...'in yargılama aşamasında doğruladığı kolluk ifadesinde, sanığın katılana hakaret ettiğini, katılanın eline ... vurduğunu beyan etmesi, mahkemedeki ifadesinde ise, “eline şöyle bir dokundu” biçiminde beyanda bulunması karşısında, yaralama ve hakaret suçları açısından, tanığın beyanları arasındaki çelişkinin giderilmesi, giderilemediği takdirde yöntemince irdelenerek hangi anlatımın hangi nedenle üstün tutulduğunun kararda gösterilmesi, dosyada mevcut katılana ait doktor raporunun yöntemince tartışılması, hakaret sözlerinin katılan ve tanığa açıklattırılması, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerektiği gözetilmeden, yetersiz gerekçeyle hüküm kurulması,
Yargıtay 4. Ceza Dairesi, E. 2012/20902, K. 2013/29339, 25 Kasım 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama