İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /4. Ceza Dairesi

YARGITAY · 4. CEZA DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2013/15868 K.2014/20481

Silâhla tehdit suçundan sanıklar ... ve ...'ün, 765 sayılı Türk Ceza Kanununun 191/2. maddesi uyarınca ayrı ayrı 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına, 6136 sayılı Kanuna aykırılık suçundan sanık ...'nun beraatine dair, ... Asliye Ceza Mahkemesinin…

Esas2013/15868Karar2014/20481Tarih5 Haziran 2014Okuma6 dk · 1.250 kelime

KÜNYE

4. Ceza Dairesi 2013/15868 E., 2014/20481 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
5 Haziran 2014
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.250 kelime·6 dk okuma·3 bölüm

Silâhla tehdit suçundan sanıklar ... ve ...'ün, 765 sayılı Türk Ceza Kanununun 191/2. maddesi uyarınca ayrı ayrı 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına, 6136 sayılı Kanuna aykırılık suçundan sanık ...'nun beraatine dair, ... Asliye Ceza Mahkemesinin 24/09/2003 tarihli ve 2001/70 esas, 2003/156 sayılı kararının, sanık ... ve bu sanık aleyhine ...

Cumhuriyet Başsavcılığınca temyizi üzerine, Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 06/03/2006 tarihli ilamıyla adı geçen sanık yönünden bozulmasını müteakip yapılan yargılama sonucunda, silâhla tehdit suçundan sanık ...'nun, 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 191/2. maddesi uyarınca 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, sanık ...'ün silâhla tehdit suçundan beraatine ilişkin, aynı Mahkemenin 13/09/2006 tarihli ve 2006/89-176 sayılı kararının, Adalet Bakanlığı tarafından kanun yararına bozulmasının istenilmesi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 19/04/2013 gün ve 131905 sayılı tebliğnamesiyle dava dosyası Dairemize gönderilmekle incelendi:

İstem yazısında; “Dosya kapsamına göre;

1- ...Asliye Ceza Mahkemesinin 24/09/2003 tarihli ve 2001/70 esas, 2003/156 sayılı kararının sanık ... ve adı geçen sanık aleyhine ... Cumhuriyet Başsavcılığınca temyiz edilmesi ve Yargıtay bozma ilâmının da sadece sanık ...'ya yönelik olması karşısında, diğer sanık ... hakkındaki kararın kesinleşmiş olmasına rağmen onun yönünden de bozmadan sonra yargılama yapmak suretiyle yazılı şekilde karar verilmesinde,

2- Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 18.09.2007 gün ve 2007/125-2007/186 sayılı kararında da açıklandığı üzere, sanık ... hakkındaki... Asliye Ceza Mahkemesinin 24/09/2003 tarihli ve 2001/70 esas, 2003/156 sayılı kararın, temyiz olunmaksızın kesinleşmesi nedeniyle lehe Yasanın belirlenmesine ilişkin olduğu kabul edilen ve hükümlü konumuna giren sanık ... hakkındaki uyarlama yargılaması ile genel hükümlere göre hakkındaki yargılama süren diğer sanık ... hakkındaki davanın, farklı hükümlere bağlı olması ve birlikte görülemeyeceği gözetilip, 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddesi uyarınca hükümlü sanık ... hakkındaki dosyanın, diğer sanık ... hakkındaki davadan ayrılmasına karar verildikten sonra, uyarlama yapılması gerektiğinin gözetilmemesinde,

3-Sanık ... hakkındaki ... Asliye Ceza Mahkemesinin 24/09/2003 tarihli ve 2001/70 esas, 2003/156 sayılı kesinleşmiş kararının, lehe kanun uyarlaması olarak ele alınmış olması hâlinde de, 5252 sayılı Türk Ceza Yasasının Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkındaki Kanun'un "Lehe olan hükümlerin uygulanmasında usul" başlıklı 9. Maddesinin üçüncü fıkrasında.

"Lehe olan hüküm, önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak, ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle belirlenir." şeklindeki düzenleme karşısında, sonradan yürürlüğe giren 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun, önceden kesin yargı haline gelmiş olan ve 765 sayılı Türk Ceza Kanununa göre kurulmuş bulunan bir hükümde değişiklik yapılmasını gerektirip gerektirmediğini saptamak ve gerektiğinde yeni bir hüküm kurmakla sınırlı uyarlama yargılaması,

önceki hükümde sabit kabul edilen olaya, önceki ve sonraki Ceza Kanunlarının ilgili tüm hükümlerinin birbirlerine karıştırılmaksızın uygulanmasını ve her iki kanuna göre ayrı ayrı sonuçlar belirlenmesini gerektirdiği cihetle, sanık ... hakkında işin esasına girerek yeniden hüküm kurulmasında, isabet görülmemiştir.” denilmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

I-Olay:

Silâhla tehdit suçundan sanıklar ... ve ... hakkında yapılan yargılama sonucunda, ...

Asliye Ceza Mahkemesinin 24/09/2003 tarihli kararı ile 765 sayılı TCK'nın 191/2. maddesi uyarınca, 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına karar verildiği, kararın sanık ... ve bu sanık aleyhine Cumhuriyet Başsavcılığınca temyizi üzerine, Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 06/03/2006 tarihli ilamıyla, sanık ... yönünden hükümden sonra yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK hükümlerinin değerlendirilmesi için bozulduğu, bozma üzerine mahkemece hakkındaki hüküm kesinleşen sanık ...'ün de bozmadan yararlanması gerektiği kabul edilerek, 1412 sayılı Kanunun 325. maddesi işletilmek suretiyle duruşma yapılarak,

sanık ...'nun silahla tehdit suçundan önceki hükümdeki gibi mahkumiyetine, sanık ...'ün ise delil yetersizliğinden beraatine karar verildiği, temyiz edilmeksizin kesinleşen bu kararla ilgili, sanık ... hakkında sonradan verilen karar yönünden kanun yararına bozma yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır.

II- Kanun Yararına Bozma İstemine İlişkin Uyuşmazlığın Kapsamı

Sanık ... hakkında temyiz edilmeksizin kesinleşen mahkumiyet hükmünün, temyiz yoluna başvuran diğer bir sanık hakkında verilen bozma kararının sirayeti suretiyle ele alınarak, yapılan uyarlama yargılaması sonucu beraatle sonuçlandırılmasının, hukuka uygun olup olmadığının belirlenmesine ilişkindir.

III- Hukuksal Değerlendirme

a- Kesinleşen hükmün bozmanın sirayeti yoluyla ele alınarak, asıl davayla birlikte uyarlanmasının mümkün olup olmadığına ilişkin talebin değerlendirilmesi;

Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 18.09.2007 gün ve 2007/8-125-186 sayılı kararında da açıklandığı üzere; kanun koyucu, sonradan yürürlüğe giren yasa hükümleri uyarınca yapılacak uyarlama yargılaması ve sonuçlarını 5252 sayılı Kanunun 9. maddesinde özel olarak düzenlemiş bulunduğundan, 1412 sayılı CMUK’nın 325. maddesi hükmünün, lehe yasanın değerlendirilmesi gerekçesiyle yapılan bozmalarda uygulanması olanağı bulunmamaktadır.

Her iki yargılamanın koşulları ve sonuçları birbirinden farklı bulunduğundan, haklarındaki hüküm kesinleşenlerle, yargılamaları devam edenlerin birlikte yargılanması yasal olarak mümkün değildir.

5252 sayılı Kanunun 9. maddesindeki ilkelere uygun olarak yapılacak uyarlama ile, aynı suçun şerikleri hakkında farklı hükümlerin verilmesi ve adaletsizliğin giderilmesi yöntemi kanun koyucu tarafından özel olarak düzenlenmiş bulunduğundan, hakkaniyet, adalet ve usül ekonomisi mülahazalarıyla da olsa, kanun koyucunun açık bir düzenleme ile konuyu çözüme kavuşturduğu konularda, bu iradeye aykırı bir çözüm tarzı benimsenemez.

Bu itibarla temyiz yoluna başvurmadığı için hakkındaki hüküm kesinleşen sanık ... ile bozma kararına konu edilen sanık ...'nun yargılamalarının birlikte yapılamayacağı, 1412 sayılı CMUK'nın 325. maddesi ile 5271 sayılı CMK’nın 306. maddesinde düzenlenen sirayet kurumunun bu durumda işletilemeyeceği, sanık ...'in hukuki durumunun diğer sanıktan ayrı olarak, uyarlama yargılaması suretiyle ele alınarak belirlenmesi gerekmektedir.

b- Uyarlama yargılaması sonucu verilen beraat kararının hukuka uygun olup olmadığının belirlenmesine ilişkin talebin değerlendirilmesi;

Yargıtay Ceza Genel Kurulunun uyarlama yargılamasının kapsam ve sınırlarının anlatıldığı, 20.06.2006 gün ve 2006/10-124-165 sayılı kararında; “Bu yargılamanın temel özelliği, talî yargılama olmasıdır. Bu bağlamda, sonraki yasanın lehe sonuç doğurup doğurmadığının saptanması, lehe ise uygulanması ile sınırlı, kendine özgü bir yargılamadır. Bu talî yargılamada, aslî ceza yargılaması sürecinde kesinleşmiş bulunan önceki kararın dışına çıkılamayacak, oradaki suça konu sabit eyleme uygulanması olanağı bulunan yeni yasadaki hükümler bütünüyle tatbik olunduktan sonra yeni yasanın lehe sonuç doğurduğunun saptanması halinde, hükümlünün bu sonuçtan faydalanması için, infaza konu olabilecek nitelikte bir hüküm kurulmasıyla yetinilecektir.

Bu özellikleri itibariyle uyarlama yargılamasında, asıl ceza yargılamasının esasları ancak zorunlu olduğu ölçüde uygulanacaktır; genel yargılama kurallarının bütünüyle uygulanması söz konusu değildir. Nitekim, sanığın sorguya çekilmesi, gelmeyen sanık hakkında duruşmaya devam olunamaması, sanığın beraberinde getireceği tanıkların dinlenmesinin zorunlu olması gibi bir çok kural, hükümlüler hakkında uygulanmayabilecektir. Keza uyarlama yargılamasında, esas itibariyle yargılamanın yenilenmesine konu olabilecek biçimde yeni kanıt ileriye sürülmesi ve toplanması da mümkün olmadığından, olay yargılamasının zorunlu olduğu durumlar dışında sübut sorunu da çözümlenemeyecek, sadece hukuki değerlendirme yapılabilecektir.

Görüldüğü gibi, “kesinleşmiş mahkûmiyet hükmünde değişiklik yargılaması”, asıl ceza yargılamasının bütünüyle sonuçlanıp hükmün kesinleşmesinden sonra, ancak infazından önce yürürlüğe giren bir ceza yasasının, kesinleşmiş mahkûmiyet hükmüne, dolayısıyla infaza etkisi bulunup bulunmadığının saptanmasına ilişkin talî bir yargılama faaliyetidir. Hükmün infazı söz konusu değilse, böyle bir yargılama faaliyetine de ihtiyaç olmayacaktır.

O nedenle, infaz aşamasında verilen bu kararlar, infazı ilgilendiren ve etkileyen, başka deyişle infaza ilişkin kararlardır. Talî yargılamada verilen bu kararlara karşı temyiz yasa yoluna başvurulabilmesi, bunların infaza ilişkin olma niteliklerini değiştirmez.” görüşlerine yer verilmiş, aynı kararda uyarlama yargılaması sonucu verilen kararların kazanılmış hak oluşturmayacağı ve bu hükümler yönünden cezanın aleyhte değiştirme ilkesinin uygulanamayacağı kabul edilmiştir.

Bu itibarla, 1 Haziran 2005 tarihinden önce işlenen suçlar hakkında sanık lehine uygulama yapılması 5237 sayılı TCK'nın 7/2 ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un 9. maddelerinin gereği bulunduğundan, mahkemece önceki ve sonraki yasaların cezayı artırmayı veya azaltmayı gerektiren ilgili bütün hükümlerinin somut olaya uygulanarak, ortaya çıkacak sonuçlara göre lehe yasanın ve hükmünün belirlenmesi,

bu bağlamda uyarlama yargılaması sırasında, aslî ceza yargılaması sürecinde kesinleşmiş bulunan önceki kararda sabit kabul edilen eylemin sonraki yasal düzenlemede mevcut suç düzenlemesi karşısında değerlendirilmesi ve bu doğrultuda uygulama yapılması ile yetinilmesi gerekirken, bunun dışına çıkılarak, delil yetersizliği gerekçesiyle sanığın beraatine karar verilmesi hukuka aykırıdır.

SONUÇ / HÜKÜM

IV- Sonuç ve Karar

Yukarıda açıklanan nedenlerle; Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın, Kanun yararına bozma isteği doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden; 1- Silâhla tehdit suçundan sanık ... hakkında, ... Asliye Ceza Mahkemesinin 13/09/2006 tarihli ve 2006/89-176 sayılı kararının KANUN YARARINA BOZULMASINA, 2- Kesinleşen hükümlerle ilgili uyarlama yargılamasında kazanılmış hak olmayacağı gözetilerek, 5271 sayılı CMK'nın 309. maddesi uyarınca bozma doğrultusunda karar verilmek üzere müteakip işlemlerin mahkemesince yerine getirilmesine, 05/06/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 4. Ceza Dairesi, E. 2013/15868, K. 2014/20481, 5 Haziran 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Türk Milleti Adına
  4. II- Kanun Yararına Bozma İstemine İlişkin Uyuşmazlığın Kapsamı
  5. III- Hukuksal Değerlendirme
  6. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
4. Ceza Dairesi
Esas No
2013/15868
Karar No
2014/20481
Tarih
5 Haziran 2014

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2013/15868 K.2014/15752
  • Yargıtay 22. Hukuk Dairesi E.2013/15869 K.2014/18249
  • Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2013/15869 K.2014/12400
  • Yargıtay 21. Hukuk Dairesi E.2013/15870 K.2014/13319
  • Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E.2013/15870 K.2014/7830
  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2013/15870 K.2014/10359

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.