İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /4. Ceza Dairesi

YARGITAY · 4. CEZA DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2014/26659 K.2014/34495

Tehdit suçundan sanık M.. B.. hakkında yapılan yargılama sonunda, sanığın mahkumiyetine dair Karaman 2. Sulh Ceza Mahkemesi'nce verilen 26.01.2010 tarih ve 2009/281 Esas 2010/36 Karar sayılı hükmün sanık ve O Yer Cumhuriyet Savcısı tarafından temyizi üzerine,

Esas2014/26659Karar2014/34495Tarih27 Kasım 2014Okuma5 dk · 1.094 kelime

KÜNYE

4. Ceza Dairesi 2014/26659 E., 2014/34495 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
27 Kasım 2014
Esas No
2014/26659
Karar No
2014/34495
Tebliğname No
KD - 2010/209383
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.094 kelime·5 dk okuma·3 bölüm

Tehdit suçundan sanık M.. B.. hakkında yapılan yargılama sonunda, sanığın mahkumiyetine dair Karaman 2. Sulh Ceza Mahkemesi'nce verilen 26.01.2010 tarih ve 2009/281 Esas 2010/36 Karar sayılı hükmün sanık ve O Yer Cumhuriyet Savcısı tarafından temyizi üzerine,

Dairemizin 08.04.2014 tarih ve 2012/33606 Esas 2014/11240 Karar sayılı kararıyla;

"Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:

Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.

Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;

Aynı adreste oturan iki ayrı kişiye hitaben yazılan iki ayrı mektubun tek zarf içerisinde aynı adrese gönderilmesi suretiyle tehdit suçunun tek eylemle birden fazla kişiye karşı işlenmesi karşısında tebliğnamedeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.

Sanığa yükletilen tehdit eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı;

Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tipine uyduğu,

Cezanın kanuni bağlamda uygulandığı,

Anlaşıldığından, sanık M.. B.. ve O Yer Cumhuriyet Savcısının ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmemiş olmakla, tebliğnameye aykırı olarak, TEMYİZ DAVASININ ESASTAN REDDİYLE HÜKMÜN ONANMASINA" karar verilmiştir.

I- İTİRAZ NEDENLERİ

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 16/05/2014 tarih ve 2010/209383 sayılı yazısı ile;

"5237 sayılı TCK’nın “zincirleme suç” başlıklı 43. maddesinin 1. fıkrasında; “Bir suç işleme kararının icrası kapsamında, değişik zamanlarda bir kişiye karşı aynı suçun birden fazla işlenmesi durumunda, bir cezaya hükmedilir. Ancak bu ceza, dörtte birinden dörtte üçüne kadar artırılır. Bir suçun temel şekli ile daha ağır veya daha az cezayı gerektiren nitelikli şekilleri, aynı suç sayılır. Mağduru belli bir kişi olmayan suçlarda da bu fıkra hükmü uygulanır” şeklinde zincirleme tanımlanmış, ikinci fıkrasında ise; “Aynı suçun birden fazla kişiye karşı tek bir fiille işlenmesi durumunda da, birinci fıkra hükmü uygulanır” denilmek suretiyle zincirleme suçtan farklı bir müessese olan, aynı nev’iden fikri içtima kuralı düzenlenmiştir.

5237 sayılı Türk Ceza Kanunu sistematiğinde, kural olarak yasadaki suç tanımına uygun her bir netice ayrı bir suç oluşturmasına karşın, bu kuralın istisnaları olarak, TCK’nın “suçların içtimaı” bölümünde, 42, 43 ve 44. maddelerine yer verilmiştir. Aynı nev’iden fikri içtima halinde, fiil hukuksal anlamda tektir ve bu fiille aynı suç birden fazla kişiye karşı işlenmektedir. Bu durumda fiil tek olduğu için, fail hakkında tek bir ceza verilecek, ancak bu ceza mağdur sayısı fazla olduğu için, TCK’nın 43/2. maddesine göre artırılacaktır. (Ceza Genel Kurulunun 05/06/2012 tarih ve 15/491-219 sayılı ilamı da bu doğrultudadır.)

Zincirleme suç hükümlerinin uygulanabilmesi için,

a- Aynı suçun değişik zamanlarda birden fazla işlenmesi,

b- İşlenen suçların mağdurlarının aynı kişi olması,

c- Bu suçların aynı suç işleme kararı altında işlenmesi gerekmektedir.

Maddenin açıklığı karşısında, öğretide zincirleme suç hükümlerinin uygulanabilmesi için suçların farklı zamanlarda işlenmesi gerektiği konusunda görüş birliği bulunmaktadır.

Ceza muhakemesi hukukumuzda serbest ve vicdani delil sistemi benimsenmiş olup, bu sistemle ifade edilmek istenen, delillerin bağımsız, tarafsız ve tam bir vicdani sorumluluk içerisinde değerlendirilmesi serbestliğidir. Ceza yargılamasında somut gerçek arandığından, hâkimi bu gerçeğe götürebilecek kanuni sınırlar içindeki her şey delil olabilecektir. Ancak hükme dayanak alınan delillerin gerçekçi, akılcı, dosya içeriğiyle uyumlu, olayı ayrıntılarıyla yansıtmaya ve ispatlamaya elverişli olmaları, öte yandan hukuka uygun yol ve yöntemlerle elde edilmiş bulunmaları gerekmektedir. Bu belirleme ceza muhakemesinde şekli bir duruma değil, maddi gerçeğe itibar edileceğini ortaya koymaktadır. Aksinin kabulü, hak ve adalet duygularını da zedeleyecektir.

Maddi olayda, sanık M.. B.. ile müşteki E. B.'ün evli oldukları, olay tarihinden yaklaşık bir buçuk yıl kadar önce sanık Murat'ın bir suçtan dolayı tutuklanması nedeniyle Karaman Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda bulunduğu, müşteki E. B.'ün sanık Murat'tan boşanmak için dava açması üzerine sanığın, müşteki eşi E. B.'e göndermiş olduğu mektupta "ben düşmanlarımı hiç bir zaman basit görmedim, ama sen beni basit gör, ama yanıldığını çok yakında anlayacaksın, birinci ayın on beşinin sonuçlarını bekleyeceğim, ondan sonraki sonuca göre sana kendimi tekrar tanıtma atağına geçeceğim, ...hep tepende olacağım, ... Senin elinden tutmaya cesaret edecek ellerin sonu ben bile hayal edemiyorum..." şeklinde sözlere müşteki Esma'yı tehdit ettiği,

Sanık Murat'ın aynı zarf ile kaynı olan diğer müşteki K.. Ç..'e göndermiş olduğu mektupta "...ablanın onun bunun lafına bakıp boşanma davası açtığına mı yanayım..., bir geçmişim var oraya geri döndüğümde işte o zaman kabus başlayacak, o da ablanın elinde mahkemeden önce görüşe gelip davayı geri alır ve hiçbirşey olmamış gibi hayatına devam eder ya da kaderinize razı olursunuz, ...ablana da kendine de iyi bak, ayağın kaymasın" şeklinde sözlerle müşteki K..

Ç..'i tehdit ettiği ve sanığın her iki müştekiye yönelik sarf ettiği sözlerin ayrı ayrı olduğu, ayrı suç oluşturduğu, aynı adreste oturan iki ayrı müştekiye hitaben yazılan iki ayrı mektubun tek zarf içerisinde aynı adrese gönderilmesi suretiyle tehdit suçunun tek eylemle birden fazla kişiye karşı işlenmesi olarak kabul edilemeyeceği, sanığın iki ayrı müştekiye ayrı ayrı sözlerle tehditte bulunduğu ve eylemin zincirleme suç hükümlerini oluşturmadığı ve sanık hakkında gerçek içtima hükümlerinin uygulanması gerektiği nedenle, Yüksek Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 08/04/2014 gün ve 2012/33606 Esas,

2014/11240 Karar sayılı onama kararına itiraz edilmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ VE İSTEM

Yukarıda açıklanan nedenler ve tüm dosya kapsamına göre,

1-İtirazımızın KABULÜNE,

2-Yüksek Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 08/04/2014 gün ve 2012/33606 Esas, 2014/11240 Karar sayılı onama kararının KALDIRILMASINA,

3-Sanığın, müştekilere iki farklı mektup göndererek ayrı söz ve ifadelerle, tehditte bulunduğu ve her iki müştekiye yönelik TCK'nın 106/1-1.cümle maddesi gereğince iki kez cezalandırılması gerektiği gözetilmeden sanık hakkında zincirleme suç hükümlerini uygulayan Karaman 2. Sulh Ceza Mahkemesinin 26/01/2010 tarih ve 2009/281 Esas ve 2010/36 Karar sayılı ilamının BOZULMASINA karar verilmesi,

4-İtirazımız yerinde görülmediği takdirde dosyanın incelenmek üzere, Yüksek Yargıtay Ceza Genel Kuruluna gönderilmesine karar verilmesi, itirazen arz ve talep olunur." isteminde bulunulması üzerine dosya Dairemize gönderilmekle, incelenerek gereği düşünüldü:

II- İTİRAZIN KAPSAMI

İtiraz, tehdit suçundan, sanık M.. B.. hakkında verilen mahkumiyet kararının onanmasına dair, Dairemizin 08/04/2014 tarihli kararına ilişkindir.

III- KARAR

Dosyanın incelenmesinde, mağdur E. B.'ün cezaevinde bulunan sanık Murat'tan boşanmak için dava açması üzerine sanığın, eşine yazmış olduğu mektupta onu tehdit ettiği, yine eşiyle aynı yerde yaşayan eşinin erkek kardeşine de ayrı bir mektup yazarak ona karşı da tehdit içeren cümleler kullandığı, bu iki mektubu aynı zarfa koyarak aynı adrese gönderdiği olayda; birden fazla mağdur bulunsa da, sanığın tehdit içeren iki ayrı mektubu tek zarfla aynı zamanda mağdurlara göndermesi karşısında, sanığın eyleminin de hukuken tek fiil olduğunun kabul edilmesi gerektiği gözetilerek,

Dairemizin 08.04.2014 tarih ve 2012/33606 Esas 2014/11240 Karar sayılı kararı usul ve yasaya uygun bulunmakla, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itirazları yerinde görülmediğinden REDDİNE, 6352 sayılı Kanun ile değişik 5271 sayılı Kanunun 308. maddesinin 3. fıkrası gereğince itirazı incelemek üzere dosyanın Yargıtay Ceza Genel Kuruluna GÖNDERİLMESİNE, 27.11.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 4. Ceza Dairesi, E. 2014/26659, K. 2014/34495, 27 Kasım 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I- İtiraz Nedenleri
  4. Iı- İtirazın Kapsamı
  5. Iıı- Karar
  6. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
4. Ceza Dairesi
Esas No
2014/26659
Karar No
2014/34495
Tarih
27 Kasım 2014

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 22. Hukuk Dairesi E.2014/26659 K.2014/30649
  • Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2014/26660 K.2014/34502
  • Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2014/26661 K.2014/33804
  • Yargıtay 22. Hukuk Dairesi E.2014/26662 K.2014/33664
  • Yargıtay 12. Hukuk Dairesi E.2014/26662 K.2014/27423
  • Yargıtay 22. Hukuk Dairesi E.2014/26664 K.2014/33325

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.