KÜNYE
4. Ceza Dairesi 2014/42502 E., 2019/1102 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Şubat 2019
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Tehdit
- Hüküm
- Mahkumiyet
Karar Metni
274 kelime·1 dk okuma
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü: Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi. Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir. Ancak;
Mağdurların kolluktaki ifadelerinde, olay günü telefonda görüştükleri sanığın kendilerini tehdit ettiğini, ardından evden çıktıklarında 4 el silah sesi duyduklarını ancak kim tarafından ateş edildiğini görmediklerini belirttikleri, olayın ihbarı üzerine kolluk görevlileri tarafından çevrede yapılan araştırmada, bir adet boş kartuş bulunduğunun tutanak altına alındığı,
sanığın aşamalardaki savunmalarında ve temyiz dilekçesinde ise, kesinlikle mağdurların ikametlerine gitmediğini, mağdurların evinin 4 sokak ötesinde bulunan kendi evinin önünden havaya 4 el ateş ettiğini, tehdit gayesi olmayıp bir anlık sinir boşalması yaşadığını ve evinden mağdurların evinin hiçbir şekilde görünmediğini belirttiğinin anlaşılması karşısında, olay yerinde keşif yapılarak, sanığın ateş ettiğini iddia ettiği evi ile mağdurların ikametgahı arasındaki mesafenin ve görünebilir nitelikte olup olmadığının tespit edilmesi,
ihbar üzerine kolluk görevlilerince el konulan boş kartuşun bulunduğu yerin ve mağdurların evlerine olan yakınlığının kuşkuya yer vermeyecek şekilde belirlenmesi, kollukta ifadeleri alınan mağdurların aynı zamanda olayın tek görgü tanıkları olması nedeniyle, CMK’nın 210/1. maddesi uyarınca duruşmada ifadelerinin alınmasından sonra, sonucuna göre, sanığın eyleminin TCK’nın 170/1-c maddesinde düzenlenen suçu oluşturup oluşturmayacağı tartışılmadan, eksik kovuşturma ve yetersiz gerekçeyle yazılı biçimde hüküm kurulması,
Yargıtay 4. Ceza Dairesi, E. 2014/42502, K. 2019/1102, 4 Şubat 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama