İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /4. Ceza Dairesi

YARGITAY · 4. CEZA DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2017/17859 K.2017/17953

Tehdit suçundan sanık ...'in, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 106/1-1. cümle, 43/2 ve 62/1. maddeleri uyarınca 7 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına dair, Edirne 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 20/11/2014 tarihli ve 2014/592 esas, 2014/388 sayılı…

Esas2017/17859Karar2017/17953Tarih15 Haziran 2017Okuma4 dk · 853 kelime

KÜNYE

4. Ceza Dairesi 2017/17859 E., 2017/17953 K.

Karar tarihi
15 Haziran 2017
Konu
Finans Hukuku

Karar Detayı

853 kelime·4 dk okuma

Tehdit suçundan sanık ...'in, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 106/1-1. cümle, 43/2 ve 62/1. maddeleri uyarınca 7 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına dair, Edirne 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 20/11/2014 tarihli ve 2014/592 esas, 2014/388 sayılı kararının, Adalet Bakanlığı tarafından kanun yararına bozulmasının istenilmesi üzerine,

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 25.04.2017 gün ve 25506 sayılı tebliğnamesiyle dava dosyası Dairemize gönderilmekle incelendi: İstem yazısında: “Dosya kapsamına göre, 1-Söz konusu mahkeme kararının gerekçe kısmında, sanığın eyleminin sair tehdit kapsamında kaldığının kabul edilmesine karşın, hüküm kısmında sanığın 5237 sayılı Kanun'un 106/1-1. cümlesi gereğince mahkûmiyetine karar verildiğinin anlaşılması karşısında, gerekçe ile hüküm arasında çelişki oluşturulmasında,

2-Sanık hakkında basit tehdit suçundan 5237 sayılı Kanun'un 106/1-2. cümlesi gereğince cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmasına rağmen sanığa ek savunma hakkı verilmeden anılan Kanun’un 106/1-1. cümlesi uygulanmak suretiyle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 226. maddesine aykırı davranılmasında, isabet görülmemiştir.”denilmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA I-Olay: Tehdit suçundan sanık ... hakkında yapılan yargılama sonucunda, Edirne 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 20/11/2014 tarihli kararı ile, 7 ay 15 gün hapis cezası verildiği, yoklukta verilen kararın temyiz edilmeksizin kesinleşmesi üzerine, infaz aşamasında kısa karar ile gerekçeli karar arasında çelişki oluşturulması ve değişen suç vasfına yönelik ek savunma verilmeden hüküm kurulması gerekçesiyle, kanun yararına bozma yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır.

II-Kanun Yararına Bozma İstemine İlişkin Uyuşmazlığın Kapsamı: a- Gerekçeli kararda sanığın eyleminin sair tehdit kapsamında kaldığının kabul edilmesine karşı, kısa kararda ve gerekçeli kararın hüküm fıkrasında TCK'nın 106/1-1.cümlesi uyarınca hüküm kurularak çelişkiye yol açılmasına, b- Sanık hakkında TCK'nın 106/1-2.cümlesi uyarınca kamu davası açılmasına rağmen aynı Kanun maddesinin birinci cümlesinin ek savunma hakkı verilmeden uygulanmasına dair hukuka aykırılıklara ilişkindir.

III-Hukuksal Değerlendirme: 1-Gerekçe ile hüküm arasındaki çelişkinin değerlendirilmesi.

Türkiye Cumhuriyeti Anayasa'sının 141/3. maddesinde, “ Bütün mahkemelerin her türlü kararları gerekçeli olarak yazılır.” Anayasanın 141, CMK’nın 34 ve 230. maddelerindeki düzenlemeler uyarınca mahkeme kararlarının sanıkları, mağdurları, Cumhuriyet Savcısını ve herkesi inandıracak ve Yargıtay denetimine imkan verecek biçimde olması gerektiği kuşkusuzdur.5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 34/1. maddesinde, “Hâkim ve mahkemelerin her türlü kararı, karşı oy dahil, gerekçeli olarak yazılır.

Gerekçenin yazımında 230. madde göz önünde bulundurulur. Kararların örneklerinde karşı oylar da gösterilir." Aynı Kanun'un 289. maddesinin (g) fıkrasında da hükmün 230 uncu madde gereğince gerekçeyi içermemesi, hukuka kesin aykırılık halleri arasında sayılmıştır.

5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 106. maddesinin 1. fıkrasında “bir başkasını, kendisinin veya yakınının hayatına, vücut veya cinsel dokunulmazlığına yönelik bir saldırı gerçekleştireceğinden bahisle tehdit eden kişi, altı aydan iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.

Malvarlığı itibarıyla büyük bir zarara uğratacağından veya sair bir kötülük edeceğinden bahisle tehditte ise, mağdurun şikayeti üzerine, altı aya kadar hapis veya adli para cezasına hükmolunur.” hükmü yer almaktıdır.

İnceleme konusu somut olayda; iddianamede, sanığın duruşmanın bitiminde müştekilere parmağını sallayarak onlara hitaben "az kaldı, göstereceğim, ben bu adaletten korkmuyorum, cezaevinden çıkacağım gösteririm” şeklinde sözler söyleyerek tehdit ettiği belirtilerek TCK'nın 106/1-2.cümlesinin uygulanması istemiyle kamu davası açıldığı, mahkemece de eylem iddianamede açıklandığı şekilde kabul edildiği halde suçun nitelendirilmesinde hataya düşülerek sanığın TCK'nın 106/1-1. cümlesi uyarınca cezalandırılmasına karar verildiği anlaşılmıştır.

Oluşa uygun kabule göre, sanığın katılanlara söylediği iddia ve kabul edilen “Az kaldı, göstereceğim, ben bu adaletten korkmuyorum, cezaevinden çıkacağım gösteririm” biçimindeki sözler mağdurların hayatına, vücut veya cinsel dokunulmazlığına yönelik bir saldırı gerçekleştirmeyi bildirme niteliğinde olmayıp, maddede sayılan hangi hukuksal değere yönelik olduğu açıkça belli olmadığından ikinci cümle kapsamındaki sair tehdit suçunu oluşturmaktadır.

Bu itibarla, eylemin nitelendirilmesinde hataya düşülerek fazla ceza verilmesi hem de kabul ile uygun düşmeyecek şekilde hüküm kurularak çelişki oluşturulması hukuka aykırıdır. 2-Ek savunma konusunun değerlendirilmesi, 5271 sayılı CMK’nın “Suçun niteliğinin değişmesi” başlıklı 226. maddesinde.

“1) Sanık, suçun hukukî niteliğinin değişmesinden önce haber verilip de savunmasını yapabilecek bir hâlde bulundurulmadıkça, iddianamede kanunî unsurları gösterilen suçun değindiği kanun hükmünden başkasıyla mahkûm edilemez. 2) Cezanın artırılmasını veya cezaya ek olarak güvenlik tedbirlerinin uygulanmasını gerektirecek hâller, ilk defa duruşma sırasında ortaya çıktığında aynı hüküm uygulanır.

3) Ek savunma verilmesini gerektiren hâllerde istem üzerine sanığa ek savunmasını hazırlaması için süre verilir. 4) Yukarıdaki fıkralarda yazılı bildirimler, varsa müdafie yapılır. Müdafii sanığa tanınan haklardan onun gibi yararlanır” düzenlemelerine yer verilmiştir.

Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 19.06.2012 gün ve 13/125-236 sayılı kararında da belirtildiği üzere, sanığın ceza yargılamasındaki en önemli haklarından biri yargılamanın her aşamasında göz önünde bulundurulması gereken savunma hakkıdır. Anayasa ve uluslararası sözleşmelerle güvence altına alınmış olan bu hakkın, herhangi bir nedenle sınırlandırılması olanaklı değildir.

Nitekim 1412 sayılı CMUK’nın 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca halen yürürlükte bulunan 308/8. maddesine göre de savunma hakkının kısıtlanması mutlak bozma nedenlerindendir.

Maddenin açık düzenlemesinden de anlaşılacağı üzere, iddianamede gösterilen eylemin hukuki niteliğinin değişmesi ya da cezanın artırılmasını veya cezaya ek olarak güvenlik tedbirlerinin uygulanmasını gerektirecek hallerin ilk defa duruşma sırasında ortaya çıkması halinde, anılan maddenin birinci fıkrası uyarınca sanık veya müdafiine ek savunma hakkı verilmesi gerekmektedir.

İnceleme konusu somut olayda; iddianamede sanık hakkında TCK'nın 106/1-2.cümlesi uyarınca kamu davası açılmasına karşın, yargılama safhasında ek savunma hakkı tanınmadan TCK'nın 106/1-1.cümlesi uyarınca hüküm kurulması hukuka aykırıdır.

SONUÇ / HÜKÜM

IV-Sonuç ve Karar: Adalet Bakanlığının isteği üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden, 1- Tehdit suçundan sanık ... hakkında, Edirne 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 20/11/2014 tarihli ve 2014/592 esas, 2014/388 sayılı kararının, 5271 sayılı CMK'nın 309. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 2- Anılan Kanun maddesinin 4/b fıkrası gereğince, sonraki işlemlerin mahallinde tamamlanmasına, 15/06/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Daire
4. Ceza Dairesi
Esas No
2017/17859
Karar No
2017/17953
Tarih
15 Haziran 2017
Konu
Finans Hukuku

İlgili Rehberler

  • MASAK & Hesap Bloke Savunması
  • Kripto & Dolandırıcılık Toplu Talep

İlgili Kararlar

  • 4. Ceza Dairesi — Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2017/17856 K.2017/17985
  • 4. Ceza Dairesi — Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2017/16473 K.2018/16297
  • 4. Ceza Dairesi — Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2024/2567 K.2024/4101
  • 4. Ceza Dairesi — Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2024/2529 K.2024/3712
  • 4. Ceza Dairesi — Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2024/2528 K.2025/7259
  • 4. Ceza Dairesi — Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2024/2523 K.2024/3703

Tüm Arşiv

Karar Arşivine Dön
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.