İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /4. Ceza Dairesi

YARGITAY · 4. CEZA DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2020/33041 K.2023/17099

Şikâyetçi vekilinin temyizi yönünden; şikâyetçinin usulüne uygun şekilde yapılan duruşma gününü bildirir davetiye tebliğine rağmen, duruşmalara gelmediği ve yöntemince kamu davasına katılmadığı tespit edilmiştir.

Esas2020/33041Karar2023/17099Tarih11 Nisan 2023Okuma6 dk · 1.242 kelime

KÜNYE

4. Ceza Dairesi 2020/33041 E., 2023/17099 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
11 Nisan 2023
Mahkemesi
Asliye Ceza Mahkemesi
Suç
Çevrenin kasten kirletilmesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.242 kelime·6 dk okuma·9 bölüm

Şikâyetçi vekilinin temyizi yönünden; şikâyetçinin usulüne uygun şekilde yapılan duruşma gününü bildirir davetiye tebliğine rağmen, duruşmalara gelmediği ve yöntemince kamu davasına katılmadığı tespit edilmiştir.

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun'un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun'un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı, yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Yerel Mahkeme kararı ile sanık hakkında; çevrenin kasten kirletilmesi suçundan açılan davada, olayda sanığın sorumluluğunun bulunmadığının anlaşılması nedeniyle, 5271 sayılı Kanun'un 232 nci maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi gereğince beraatine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

1. O yer Cumhuriyet savcısının temyiz isteğinin, sanığın soruşturma aşamasında yetkili olduğunu belirtmiş olmasına karşın, yargılama aşamasındaki beyanı esas alınarak, eksik inceleme sonucu sanığın beraatine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna resen tespit edilecek nedenlerle hükmün bozulması talebine yönelik olduğu belirlenmiştir. 2. Şikâyetçi vekilinin temyiz isteğinin; katılma taleplerinin kabulü ile sanığın suçu sabit olduğundan cezalandırılmasına karar verilmesi gerektiğine yönelik olduğu anlaşılmıştır.

III. OLAY VE OLGULAR

1. ... tarafından yapılan denetimlerde, ... Tuz Mad. İnş. Tur. Oto. Pet. Nak. San ve Tic. A.Ş. uhdesindeki ... İlçesi ... Köyü ... Tuzlasında yapılan inceleme ve denetim sırasında araç bakım onarım atölyelerinde akü, filtre yağ değişim işlemlerinin yapıldığı, bakım onarımdan kaynaklı atıkların toprak zemin üzerinde açıkta gelişigüzel bırakıldığının tespiti üzerine sanık hakkında çevrenin kasten kirletilmesi suçundan açılan davada, sanığın şirketin yetkilisi olmadığı anlaşıldığından sanığın beraatine ve şirket yetkilisi hakkında suç duyurusunda bulunulmasına karar verilmiştir.

2. Sanığın atılı suçu kabul etmediği anlaşılmıştır.

3. Olay tarihinde şirketin yetkilisini gösteren ticaret sicil gazetesinin ilgili bölümü dosya içindedir.

IV. GEREKÇE

A. Şikâyetçi Vekilinin Temyizi Yönünden

Şikâyetçinin usulüne uygun şekilde yapılan duruşma gününü bildirir davetiye tebliğine rağmen, duruşmalara gelmediği ve yöntemince kamu davasına katılmadığı anlaşıldığından, 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesinin birinci fıkrası ve 1412 sayılı Kanun'un 317 inci maddesi uyarınca şikâyetçi Çevre ve Şehircilik Bakanlığı vekilinin temyiz isteğinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.

B. O Yer Cumhuriyet Savcısının Temyizi Yönünden

Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; bozma sebepleri dışındaki temyiz istemleri ile vesair nedenler yerinde görülmemiştir. Ancak,

Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 56 ncı maddesinin birinci fıkrasına göre herkes, sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama hakkına sahiptir. Aynı maddenin ikinci fıkrasında getirilen düzenleme ile de çevreyi geliştirmek, çevre sağlığını korumak ve çevre kirlenmesini önlemek gerek Devlete gerekse vatandaşlara ödev olarak yüklenmiştir. Anayasa'da yer alan bu ilkeler 2872 sayılı Çevre Kanunu'nun (2872 sayılı Kanun) 3 üncü maddesinin (a) bendinde de benzer biçimde düzenlenmiştir.

Buna göre; gerçek ya da tüzel kişi olarak herkes, çevrenin korunması ve kirliliğin önlenmesi ile görevli olup alınacak tedbirlere ve belirlenen esaslara uymakla yükümlüdür.

Bu bağlamda, “kamu sağlığını ve çevreyi koruma” prensibi Türk Ceza Kanunu’nun birinci maddesinde Kanun’un amaçlarından birisi olarak öngörülmüş, ayrıca “sağlıklı bir çevrede yaşama hakkı” başta bu Kanunun 181 ilâ 184 üncü maddeleri olmak üzere, 2872 sayılı Kanun’da ve diğer bir kısım mevzuatta koruma altına alınmış, çevreyi kirletme eylemi farklı suç ve kabahat türleri ile yaptırıma bağlanmıştır.

Türk Ceza Kanunu'nun 181 inci maddesinin birinci fıkrasında suç olarak düzenlenen atık veya artıklarla çevrenin kasten kirletilmesi fiili, kanunlarda belirtilen teknik usullere aykırı olarak, çevreye zarar verecek şekilde atık veya artıkların alıcı ortamlar olan toprak, su ve havaya kasten verilmesidir. Buna göre suç, atık veya artıkların teknik usullere aykırı olarak bir defa alıcı ortama verilmesiyle oluşacaktır.

“Çevreyi kirletmeme” prensibi ise genel olarak 2872 sayılı Kanun’un “Kirletme Yasağı” kenar başlıklı 8 inci maddesinde düzenlenmiştir. Buna göre; “Her türlü atık ve artığı çevreye zarar verecek şekilde, ilgili yönetmeliklerde belirlenen standartlara ve yöntemlere aykırı olarak doğrudan ve dolaylı biçimde alıcı ortama vermek, depolamak, taşımak, uzaklaştırmak ve benzeri faaliyetlerde bulunmak yasaktır.

Kirlenme ihtimalinin bulunduğu durumlarda ilgililer kirlenmeyi önlemekle, kirlenmenin meydana geldiği hallerde ise kirleten, kirlenmeyi durdurmak, kirlenmenin etkilerini gidermek veya azaltmak için gerekli tedbirleri almakla yükümlüdür.”

Yine aynı Kanun'un “Tanımlar” kenar başlıklı 2 inci maddesine göre atık, herhangi bir faaliyet sonucunda oluşan, çevreye atılan veya bırakılan her türlü madde, alıcı ortam ise hava, su, toprak ortamları ve bu ortamlarla ilişkili ekosistemlerdir. Mevzuatımızda tanımı bulunmayan “artık” ise; öğretideki düşüncelerden de yararlanılarak, bir maddenin tüketimi, kullanımı ya da harcanmasından sonra artan, geriye kalan kısım olarak tanımlanabilir.

Türk Ceza Kanunu'nun “çevreyi kasten kirletme” suçunu düzenleyen 181 inci maddesinin birinci fıkrasında, “taksirle kirletme” suçunu düzenleyen 182 nci maddesinin birinci fıkrası ve 2872 sayılı Kanun’un sekizinci maddesinde suçun unsuru olarak kabul edilen “çevreye zarar verecek şekilde” kavramı ise “gerçekleşen somut bir zararı” değil, “zarar vermeye elverişliliği, zarar ihtimalini” anlatmaktadır. Madde gerekçesinde de açıklandığı üzere atık veya artığın; kasten su, hava ve toprak şeklinde gruplandırılan alıcı ortama ya da bu ortamlarla ilişkili ekosistemlerden birine verilmesi ile suç oluşacaktır. Çevrenin kasten kirletilmesi, kanunda tehlike suçu olarak düzenlenmiştir. Zararın gerçekleşmesi, bu suçta unsur olmadığı gibi cezalandırma şartı da değildir.

Öte yandan atık veya artıkların toprakta, suda veya havada kalıcı özellik göstermesi hali 5237 sayılı Kanun'un 181 inci maddesinin üçüncü fıkrasında, bunların insan veya hayvanlar açısından tedavisi zor hastalıkların ortaya çıkmasına, üreme yeteneğinin körelmesine, hayvanların veya bitkilerin doğal özelliklerini değiştirmeye neden olabilecek etkilerinin olması ise aynı maddenin dördüncü fıkrasında cezanın artırılmasını gerektiren nitelikli haller olarak düzenlenmiştir.

... tarafından yapılan denetimlerde, ... Tuz Mad. İnş. Tur. Oto. Pet. Nak. San ve Tic. A.Ş. uhdesindeki ... İlçesi ... Köyü ... Tuzlasında yapılan inceleme ve denetim sırasında araç bakım onarım atölyelerinde akü, filtre yağ değişim işlemlerinin yapıldığı, bakım onarımdan kaynaklı atıkların toprak zemin üzerinde açıkta gelişigüzel depolanmadığının tespiti nedeniyle yapılan suç duyurusu üzerine yürütülen soruşturma sonucunda sanık hakkında çevrenin kasten kirletilmesi suçundan kamu davası açılmıştır.

Sanık aşamalarda, eylemlere ilişkin sorumluluğunun bulunmadığını beyanla atılı suçlamayı kabul etmemiştir.

Yerel Mahkemece herhangi bir keşif işlemi icra edilmemiş, bilirkişi raporu temin edilmemiştir.

Öncelikle, atığın, yönetmelikte belirlenen limit değerleri aşması ve çevre kirliliğine neden olacak içerikte olması, tek başına suçun oluşumu için yeterli değildir. Atığın alıcı ortamlardan hangisine bırakıldığının belirlenmesi gerekir. Atığın alıcı ortama bırakılması halinde de alıcı ortamın kirlenmesi ya da kirlenme ihtimali kanıtlanmalıdır. Dosyada, temin edilen bilgilere göre atığın hangi alıcı ortama bırakıldığı açıkça belirtilmemiştir.

Bu nedenlerle, dosyanın, üniversitelerin ziraat fakültesi toprak bilimi, bitki besleme, çevre mühendisliği, su ürünleri, kimya mühendisliği bölümlerinde çalışan öğretim üyesi bilirkişilerden oluşacak heyete tevdi edilerek, atığın alıcı ortamı kirlettiği ya da kirletme ihtimali taşıyıp taşımadığı yönünden, ilgili yönetmelikler ya da ekleriyle birebir ilişki kurulmak suretiyle Yargıtay denetimine imkân sağlayacak içerikte rapor alınıp, sanığa yüklenen eylemden kast ya da taksir şeklindeki kusurluluk türlerinden hangisinden sorumlu olduğu tartışılarak,

hükmün kesinleşmesi ile mesul müdür ... hakkında suç duyurusunda bulunulacağının anlaşılması karşısında, ilgili hakkında suç duyurusunda bulunulup sonucuna göre dava açılması halinde hukuki ve fiili irtibat nedeniyle davaların birleştirilmesi ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerekmekte iken yazılı şekilde hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR

A. Şikâyetçi Vekilinin Temyizi Yönünden

Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenle Yerel Mahkemenin kararına yönelik şikâyetçi vekilinin temyiz isteğinin, 1412 sayılı Kanun'un 317 nci maddesi gereği, oy birliğiyle REDDİNE,

B. O Yer Cumhuriyet Savcısının Temyizi Yönünden

SONUÇ / HÜKÜM

Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenle, Yerel Mahkeme kararına yönelik O yer Cumhuriyet savcısının temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 11.04.2023 tarihinde karar verildi.

Yargıtay 4. Ceza Dairesi, E. 2020/33041, K. 2023/17099, 11 Nisan 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Hukukî Süreç
  4. II. Temyiz Sebepleri
  5. III. Olay Ve Olgular
  6. IV. Gerekçe
  7. A. Şikâyetçi Vekilinin Temyizi Yönünden
  8. B. O Yer Cumhuriyet Savcısının Temyizi Yönünden
  9. V. Karar
  10. A. Şikâyetçi Vekilinin Temyizi Yönünden
  11. B. O Yer Cumhuriyet Savcısının Temyizi Yönünden
  12. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
4. Ceza Dairesi
Esas No
2020/33041
Karar No
2023/17099
Tarih
11 Nisan 2023

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2020/33042 K.2023/17051
  • Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2020/33626 K.2023/16802
  • Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2020/33649 K.2023/16924
  • Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2020/33719 K.2023/17564
  • Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2020/33735 K.2023/17554
  • Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2020/33785 K.2023/16864

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.