KÜNYE
4. Ceza Dairesi 2021/13589 E., 2023/21649 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Eylül 2023
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2015/554 E., 2016/60 K.
- Suç
- Hakaret
- Hüküm
- Mahkûmiyet
- Tebliğname görüşü
- Onama
Karar Metni
568 kelime·3 dk okuma·5 bölüm
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Karar başlığında tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Yerel Mahkemenin kararı ile sanık hakkında hakaret suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi, dördüncü fıkrası, 43 üncü, 62 ve 52 nci maddeleri uyarınca 8.840,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve cezanın taksitlendirilmesine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği; haksız tahrik hükümlerinin uygulanmasına, vesaire ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Suç tarihinde polis merkezine gelen sanığın polis memuru olan şikâyetçilere "Hemen kocamı arayın, bulun, çocuğumu hastaneye götüreceğim." dediği, şikâyetçilerin sanığa böyle bir yetkilerinin olmadığını söylemeleri üzerine sanığın şikâyetçilere hitaben polis merkezinin giriş kapısının önünde "P...ler, Allah belanızı versin." diyerek hakaret ettiği iddia olunmuştur.
1. Sanığın saçlamayı inkar ettiği belirlenmiştir.
2. Mağdurlar benzer anlatımlarda bulunmuşlardır.
3. Tanık anlatımları dosyada mevcuttur.
4. 28.09.2015 tarihli olay tutanağı düzenlenmiştir.
5. Sanığa ait adli sicil kaydı ve nüfus kayıt örneği dosyada mevcuttur.
6. Yerel Mahkemece; iddia, savunma, şikayetçilerin beyanları, tanık anlatımları, olay tutanağı, dosya arasında bulunan diğer bilgi ve belgeler değerlendirilerek; sanığın karakol binasının bahçesinde herkesin duyabileceği bir şekilde görevli polis memuru olan şikâyetçilere "Ş...iz polisler, p...k polisler." şeklinde sözler sarf ederek zincirleme şekilde kamu görevlisine görevinden dolayı hakaret suçunu işlediği kabul olunmuştur.
IV. GEREKÇE
1. Sanığın Temyiz Sebebi Yönünden
Sanık aşamalardaki savunması, mağdurların beyanları, dosya arasında yer alan diğer bilgi ve belgeler bir bütün olarak değerlendirildiğinde; şikayetçilerden kaynaklanan ve sanık lehine haksız tahrik teşkil edebilecek herhangi bir söz veya davranışın bulunmadığı anlaşıldığından, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. Sair Yönlerden
Sanığa yükletilen hakaret eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanun'a uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanun'da öngörülen suç tipine uyduğu,
İleri sürülen başkaca temyiz nedenleri yerinde görülmediği gibi hükmü etkileyecek oranda hukuka aykırılığa da rastlanmamıştır.
Ancak;
Sanık hakkında kurulan hükümde, Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen "6545 sayılı Kanun'un 81 inci maddesi ile değişik 5275 sayılı Kanun'un 106 ncı maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, adli para cezalarının ödenmemesi halinde kamuya yararlı bir işte çalışma kararı verilebilecek olması karşısında, hükümde infaz yetkisini kısıtlayacak şekilde para cezasının ödenmemesi halinde kalan cezanın hapse çevrilmesine karar verilmesi " dışında bir hukuka aykırılık görülmemiştir.
V. KARAR
Yargıtay 4. Ceza Dairesi, E. 2021/13589, K. 2023/21649, 27 Eylül 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama