KÜNYE
4. Ceza Dairesi 2021/15337 E., 2023/22280 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Ekim 2023
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2014/651 E., 2016/165 K.
- Suç
- İmar kirliliğine neden olma
- Hüküm
- Beraat
- Tebliğname görüşü
- Onama
Karar Metni
387 kelime·2 dk okuma·5 bölüm
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Yerel Mahkeme kararı ile sanık hakkında imar kirliliğine neden olma suçundan açılan kamu davasında, atılı suçu işlediğinin sabit olmadığı gerekçesiyle 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan vekilinin temyiz isteğinin; kararın usul ve yasaya aykırı olduğu, bu nedenlerle ve resen tespit edilecek sebeplerle hükmün bozulmasına yönelik olduğu belirlenmiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
Sanığın, ruhsata aykırı inşaat yapmak suretiyle imar kirliliğine neden olma suçunu işlediği iddia edilen olayda; yasal unsurların oluşmadığı gerekçesiyle sanığın beraatine karar verilmesi gerektiği Yerel Mahkemece kabul edilmiştir.
IV. GEREKÇE
1. Sanığın yargılama konusu imar kirliliğine neden olma eylemi için, 5237 sayılı Kanun’un 184 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır. 2. 5237 sayılı Kanun’un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (d) bendi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin sanığın 12.12.2014 tarihli sorgusu olduğu ve bu tarihten, temyiz incelemesi tarihine kadar, 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.
V. KARAR
Yargıtay 4. Ceza Dairesi, E. 2021/15337, K. 2023/22280, 10 Ekim 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama