KÜNYE
4. Ceza Dairesi 2021/20128 E., 2024/284 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Ocak 2024
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2015/441 E., 2016/219 K.
- Suç
- İmar kirliliğine neden olma
- Hükümler
- Beraat
- Tebliğname görüşü
- Onama
Karar Metni
390 kelime·2 dk okuma·2 bölüm
Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun'un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun'un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ Alaçam Asliye Ceza Mahkemesinin 28.03.2016 tarihli ve 2015/441 Esas, 2016/219 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında imar kirliliğine neden olma suçundan, 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca ayrı ayrı beraat kararı verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılan vekilinin temyiz sebepleri, eksik incelemeyle hüküm kurulduğuna, imar kirliliğinin devam ettiğine, kararın usûl ve yasaya aykırı olduğuna ve resen belirlenecek nedenlere ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR Sanıkların, çatının parabet yüksekliğini imar planına aykırı şekilde yüksek yapıp, imar planında dört katlı gözüken binayı beş katlı hale getirdiklerinden bahisle açılan kamu davalarına ilişkin, Yerel Mahkemece, atılı suçun unsurlarının oluşmadığı kabul edilip sanıklar hakkında beraat kararı verildiği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
Sanıkların yargılama konusu eylemleri için 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 184 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca belirlenecek cezaların türü ve üst haddine göre, aynı Kanun'un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan dava zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır. 5237 sayılı Kanun’un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlem olan sanıkların savunmasının alındığı 11.12.2015 tarihinden itibaren 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.
V. KARAR
Yargıtay 4. Ceza Dairesi, E. 2021/20128, K. 2024/284, 10 Ocak 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama