KÜNYE
4. Ceza Dairesi 2021/27110 E., 2024/4890 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Nisan 2024
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2014/799 E., 2016/548 K.
- Suçlar
- İmar kirliliğine neden olma, mühür bozma
- Hükümler
- Mahkûmiyet, hükmün açıklanmasının geri bırakılması
- Tebliğname görüşü
- İade, bozma
Karar Metni
659 kelime·3 dk okuma·6 bölüm
Sanık hakkında mühür bozma suçundan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 231 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının aynı Kanun’un 231 inci maddesinin onikinci fıkrası gereği itiraz yoluna tabi olduğu belirlenmiştir.
Sanık hakkında imar kirliliğine neden olma suçundan kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun'un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun'un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir sebeplerin bulunmadığı, yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Yerel Mahkemenin kararıyla; 1. Sanık hakkında imar kirliliğine neden olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 184 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin ikinci fıkrası ve 51 inci maddesi uyarınca 3 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına ve verilen cezanın ertelenmesine karar verilmiştir.
2. Sanık hakkında mühür bozma suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 203 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin ikinci fıkrası, 52 nci maddesi ve 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesi uyarınca 6.000,00 TL adli para cezasıyla cezalandırılmasına ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyizinin; kararın usul ve Yasa'ya aykırı olduğu, beraatine karar verilmesi gerektiği, bu nedenlerle ve resen tespit edilecek nedenlerle hükümlerin bozulması talebine yönelik olduğu belirlenmiştir. Katılanın temyizinin; hükümlerin eksik inceleme sonucu verildiği, yargılama sırasındaki taleplerinin Mahkemece dikkate alınmadığı, kararın usul ve Yasa'ya aykırı olduğu, bu nedenlerle bozulması talebine yönelik olduğu belirlenmiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
Sanığın 105 ada 3 parsel sayılı taşınmazda proje olmaksızın ve yapı ruhsatı almadan inşaat yapmaya başladığı, durumun farkedilmesi üzerine belediye görevlileri tarafından suç tarihinde yapılan mühürleme işlemine rağmen sanığın inşaat faaliyetine devam ettiği, bu şekilde ruhsat almadan inşaat yapmak ve mühürlenen inşaatta faaliyete devam etmek suretiyle atılı suçları işlediği iddia olunarak açılan kamu davasında, Yerel Mahkemece sanık hakkında mühür bozma suçu yönünden hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, imar kirliliğine neden olma suçu yönünden ise mahkumiyetine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
II. KARAR
A. Mühür Bozma Suçundan Verilen Hükmün Temyizinde
Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenle sanığın ve katılanın kanun yolu başvuruları itiraz merciince incelenmek üzere esası incelenmeyen dava dosyasının, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle Mahkemesine iadesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
B. İmar Kirliliğine Neden Olma Suçundan Verilen Hükmün Temyizinde
Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenle, Yerel Mahkemenin kararına yönelik sanığın ve katılanın temyiz istemleri yerinde görüldüğünden, hükmün 1412 sayılı Kanun'un 321 inci maddesi gereği, Tebliğnameye uygun olarak, başkaca yönleri incelenmeksizin, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
17.04.2024 tarihinde karar verildi.
Yargıtay 4. Ceza Dairesi, E. 2021/27110, K. 2024/4890, 17 Nisan 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama