KÜNYE
4. Ceza Dairesi 2021/28456 E., 2024/5431 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Nisan 2024
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2016/27 E., 2016/651 K.
- Suçlar
- Hakaret, kasten yaralama
- Hükümler
- Beraat
- Tebliğname görüşü
- Onama
Karar Metni
404 kelime·2 dk okuma·4 bölüm
Şikâyetçi ...'nin 24.02.2016 tarihli celsede şikâyetçi olduğu ve davaya katılmak istediğini bildirmesine karşın, katılma hususunda bir karar verilmemiş ise de, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 237 nci maddesinin ikinci fıkrası gereğince şikâyetçinin kamu davasına katılan, olarak kabulüne karar verilmiştir.
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun’un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Sanık hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 86 ncı maddesinin ikinci fıkrasında düzenlenen kasten yaralama suçundan, aynı Kanun'un 25 inci ve 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (d) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir.
2.Sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 125 inci maddesinin birinci fıkrasında üzenlenen hakaret suçundan, 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılanın temyiz isteği; beraat hükümlerinin bozulması gerektiğine, delilleri değerlendirmede hataya düşüldüğüne, vesaire ilişkindir.
III. GEREKÇE
1.Sanığın yargılamaya konu eylemleri için, 5237 sayılı Kanun'un 125 inci maddesinin birinci ve 86 ncı maddesinin ikinci fıkraları uyarınca belirlenecek cezasının türü ve üst sınırlarına göre aynı Kanun'un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır. 2. 5237 sayılı Kanun'un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin sanığın 22.03.2016 tarihli savunması olduğu ve bu tarihten, temyiz incelemesi tarihine kadar, 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.
IV.KARAR
Yargıtay 4. Ceza Dairesi, E. 2021/28456, K. 2024/5431, 25 Nisan 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama