KÜNYE
4. Ceza Dairesi 2021/294 E., 2023/16551 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 28 Mart 2023
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suçlar
- Kasten yaralama, hakaret
Karar Metni
597 kelime·3 dk okuma·5 bölüm
Sanık hakkında kasten yaralama suçundan, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 231 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının aynı Kanun'un 231 inci maddesinin onikinci fıkrası gereği itiraz yoluna tabi olduğu anlaşılmıştır.
Sanık hakkında hakaret suçundan kurulan hükmün; karar tarihi itibariyle 6723 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun'un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun'un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun'un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı, yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ
Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Yerel Mahkeme kararı ile sanık hakkında,
1. Kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası ve anılan Kanun'un 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 1,500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası gereği hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına,
2. Sanık hakkında hakaret suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 125 inci maddesinin birinci fıkrası ve anılan Kanun'un 129 uncu maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca ceza verilmesine yer olmadığına,
Karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafilerinin temyiz isteğinin, atılı suçların işlenmediğine, tanık beyanlarının gerçekten uzak ve mahkemeyi yanıltıcı şekilde olduğuna, hükme esas alınmaması gerektiğine, usul ve yasaya aykırı olan hükümlerin bozulmasına, sanığın beraatine karar verilmesi gerektiğine ve re'sen görülecek nedenlerle hükümlerin bozulması talebine yönelik olduğu belirlenmiştir.
III. GEREKÇE
A. Sanık Hakkında Kasten Yaralama Suçundan Verilen Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması Kararı Yönünden Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarının; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 03.02.2009 tarihli ve 2008/11-250 Esas, 2009/13 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Kanunun 231 inci maddesinin onikinci fıkrası gereği itiraz yoluna tabi oldukları, temyizinin mümkün olmadığı, aynı Kanunun 264 üncü maddesinin birinci fıkrasında yer verilen; "Kabul edilebilir bir başvuruda kanun yolunun veya merciin belirlenmesinde yanılma, başvuranın haklarını ortadan kaldırmaz." şeklindeki düzenleme dikkate alınarak kanun yolu incelemesinin itiraz merciince yapılması gerektiği anlaşılmıştır.
B. Sanık Hakkında Hakaret Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
1. Sanığın yargılamaya konu eylemi için, 5237 sayılı Kanun'un 125 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca belirlenecek cezasının türü ve üst sınırlarına göre aynı Kanun'un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır. 2. 5237 sayılı Kanun'un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (d) bendi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin sanığın 29.08.2014 tarihli savunma tarihi olduğu ve bu tarihten, temyiz incelemesi tarihine kadar, 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.
IV. KARAR
A. Sanık Hakkında Kasten Yaralama Suçundan Verilen Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması Kararı Yönünden Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenle sanık müdafilerinin kanun yolu başvuruları itiraz merciince incelenmek üzere esası incelenmeyen dava dosyasının, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle Mahkemesine iadesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
Yargıtay 4. Ceza Dairesi, E. 2021/294, K. 2023/16551, 28 Mart 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama