KÜNYE
4. Ceza Dairesi 2021/32208 E., 2024/6291 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 8 Mayıs 2024
- Mahkemesi
- Ceza Dairesi
- Sayısı
- 2019/1021 E., 2020/919 K.
- Suç
- Hakaret
- Hüküm
- İstinaf başvurusunun esastan reddi
- Tebliğname görüşü
- Bozma
Karar Metni
540 kelime·3 dk okuma·7 bölüm
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.İlk Derece Mahkemesinin 30.01.2019 tarihli ve 2018/1285 Esas, 2019/112 Karar sayılı kararıyla sanık hakkında hakaret suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 125 inci maddesinin birinci fıkrasıyla üçüncü fıkrasının (a) bendi, 52 nci maddesi uyarınca neticeten 7.300,00 TL adli para cezasıyla cezalandırılmasına ve 18 eşit taksitlendirmeye, 2.Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesi kararıyla İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanığın istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine, Karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık 23.06.2020 tarihli temyiz dilekçesinde belirttiği sebeplerle hükmün bozulması talebinde bulunmuştur.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1. Sanığın yazdığı dilekçeyle hakim olarak görev yapan katılana hakaret ettiği Yerel Mahkemece kabul olunmuştur. 2. Sanık savunması, katılan beyanı tespit edilerek dava dosyasına eklenmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümde, temel ceza belirlenirken doğrudan 5237 sayılı Kanun'un 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi gereğince uygulama yapılmaması ve sanığın adlî sicil kaydında bulunan hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararları yönünden 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin on birinci fıkrası uyarınca bildirimde bulunulmaması eleştirilerek, bu hususlar dışında usul ve esasa ilişkin herhangi bir aykırılık bulunmadığından sanığın istinaf talebi yerinde görülmemiştir.
IV. GEREKÇE
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; başkaca nedenler yerinde görülmemiştir. Ancak;
Hakaret fiillerinin cezalandırılmasıyla korunan hukuki değer, kişilerin ..., şeref ve saygınlığı olup, bu suçun oluşabilmesi için, davranışın kişiyi küçük düşürmeye yönelik olarak gerçekleşmesi gerekmektedir. Bir hareketin tahkir edici olup olmadığı bazı durumlarda nispi olup, zamana, yere ve duruma göre değişebilmektedir.
Kişilere yönelik her türlü ağır eleştiri veya rahatsız edici sözlerin hakaret suçu bağlamında değerlendirilmemesi, sözlerin açıkça, ..., şeref, ve saygınlığı rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnadını veya sövme fiilini oluşturması gerekmektedir.
Yargılamaya konu somut olayda; sanığın katılana yönelttiği sözlerin, muhatabın ..., şeref ve saygınlığını rencide edici boyutta olmayıp ağır eleştiri, rahatsız edici, kaba ve nezaket dışı hitap tarzı niteliğinde olduğu ve hakaret suçunun unsurlarının oluşmadığı gözetilmeden, yasal olmayan ve yerinde görülmeyen gerekçeyle mahkumiyet kararı verilmesi,
Hukuka aykırı görülmüştür.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden, yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi kararının, 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Yargıtay 4. Ceza Dairesi, E. 2021/32208, K. 2024/6291, 8 Mayıs 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama