KÜNYE
4. Ceza Dairesi 2021/33457 E., 2024/9515 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 2 Temmuz 2024
- İncelenen kararın mahkemesi
- Ceza Dairesi
- Sayısı
- 2019/2296 E., 2019/3531 K.
- Suç
- Hakaret
- Hüküm
- Mahkûmiyet
- Tebliğname görüşü
- Bozma
Karar Metni
651 kelime·3 dk okuma·7 bölüm
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Denizli 3.Asliye Ceza Mahkemesinin 19.04.2019 tarih 2018/1253 Esas, 2019/733 Karar sayılı kararıyla, sanık hakkında hakaret suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 125 inci maddesinin birinci, ikinci ve dördüncü fıkraları, 62 nci ve 52 nci maddeleri uyarınca 7.080 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. 2. Sanığın istinaf talebi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, İlk Derece Mahkemesinin kararı kaldırılarak sanık hakkında, 5237 sayılı Kanun'un 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi, 129 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci ve 52 nci maddeleri uyarınca 4.040 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteminin özetle; kötü bir niyetinin olmadığına, katılanın kendisini tahrik etmesi nedeni ile tartışma yaşandığına ancak atılı suçlamayı kabul etmediğine, beraatine karar verilmesi gerektiğine bu ve resen tespit edilecek sebeplerle hükmün bozulmasına yönelik olduğu belirlenmiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Sanığın, babasının gözündeki rahatsızlık nedeniyle gittikleri hastanede görevli doktor olan katılan ile yaşadığı tartışmada katılana hakaret ettiğinden bahisle cezalandırılması talebi ile açılan kamu davasında İlk Derece Mahkemesince; katılanın anlatımı ve bu beyanı destekler tanık Seda'nın ifadesi ile tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirilerek sanığın mahkûmiyetine karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
"İlk derece mahkemesince yapılan yargılama neticesinde sanığın üzerine atılı kamu görevlisine görevinden dolayı hakaret suçunun subüt bulduğu kabulü yapılıp, ceza tayini yoluna gidildiği, bu kabulün dairemizin de kabulünde olduğu, ancak sanığın eylemini muayene edilmesini istediği babasının katılan tarafından o an için muayene işleminin yapılmaması nedeniyle bu olaydan duyduğu hiddet altında gerçekleştirdiği, göz muayenesi işleminin acil işlerden olup olmadığı hususunda sanığın şahsi kanaatinin oluşma imkanının bulunmadığı,
kaldı ki göz doktoru olan katılana, acil polikliğine başvurması üzerine yönlendirilmiş olması da dikkate alınarak sanığın hakaret eylemini katılandan kaynaklanan haksız hareket neticesinde gerçekleştirdiği kabulü gerektiği" gerekçesiyle ilk derece mahkemesince verilen hükmün kaldırılarak sanık hakkında tahrik hükümleri uygulanmak suretiyle mahkûmiyetine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
İncelemeye konu kararın, İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik, istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince verilen mahkûmiyet kararı olduğu nazara alınarak basit yargılama usulünün uygulanması için gerekli koşulun oluşmaması nedeniyle Tebliğnamedeki görüşe iştirak edilmemiştir.
Sanık hakkında kurulan hükme ilişkin olarak, Olay ve Olgular başlıklı bölümde belirtilen hususlar karşısında, sanığın mahkûmiyetine karar verilmesine ve tahrik indirimi uygulanmasına dair gerekçenin yerinde olduğu,
Sanığa yükletilen hakaret eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanun'a uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı;
Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanun'da öngörülen suç tipine uyduğu,
Cezanın kanuni bağlamda uygulandığı,
Anlaşıldığından, yapılan incelemede hukuka aykırılık görülmemiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun'un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sair nedenler yönünden yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun'un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Denizli 3.Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
Yargıtay 4. Ceza Dairesi, E. 2021/33457, K. 2024/9515, 2 Temmuz 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama