KÜNYE
4. Ceza Dairesi 2023/13364 E., 2023/26312 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Aralık 2023
- Mahkemesi
- Ağır Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2014/368 E., 2016/70 K.
- Suç
- Hakaret
- Hüküm
- Mahkûmiyet
- Tebliğname görüşü
- Bozma
Karar Metni
642 kelime·3 dk okuma·6 bölüm
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun'un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun'un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir sebeplerin bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Bakırköy 4. Ağır Ceza Mahkemesi kararı ile sanık hakkında hakaret suçundan; 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi, 62 nci, 50 nci ve 52 nci maddeleri uyarınca neticeten 6.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteğinin; adil savunma hakkının ihlal edildiğine, suçun yasal unsurlarının oluşmadığına ve eylemin kendisi tarafından gerçekleştirilmediğine, çıkarı karşılığında tanıktan aynı gün alınan iki değişik ifade ile aleyhinde suç yaratıldığına ve hükmün bozulmasına yönelik olduğu belirlenmiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
Avukat olan sanığın, cezaevinde bulunan müvekkili adına, mağdur hakime yönelik hakaret cümleleri içeren dilekçe yazıp imzaladıktan sonra Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmek üzere mahkemesine verdiği iddia ve kabul olunmuştur.
IV. GEREKÇE
5271 sayılı Kanun'un 251 inci maddesinin birinci fıkrasında "Asliye ceza mahkemesince, iddianamenin kabulünden sonra adli para cezasını ve/veya üst sınırı iki yıl veya daha az süreli hapis cezasını gerektiren suçlarda basit yargılama usulünün uygulanmasına karar verilebilir." biçimindeki düzenleme göz önüne alındığında, basit yargılama usulünün uygulanamayacağı anlaşıldığından Tebliğname'deki görüşe iştirak edilmemiştir.
Sanığa yükletilen hakaret eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanun'a uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanun'da öngörülen suç tipine uyduğu,
Durma süresi nazara alındığında dava zamanaşımı süresinin dolmadığı,
Seçimlik ceza öngören hakaret suçunda sanık hakkında temel ceza olarak 5237 sayılı Kanun'un 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca hapis cezası tercih edildikten sonra, bu ceza aynı Kanun'un 50 nci maddesinin ikinci fıkrasına aykırı olarak hapis cezasına çevrilmiş ise de aleyhe temyiz bulunmadığından bozma yapılamayacağı anlaşıldığından,
Sanığın temyiz sebepleri ve sair yönlerden yapılan incelemede eleştiri dışında hukuka aykırılık görülmemiştir.
V. KARAR
Gerekçe kısmında açıklanan nedenlerle Yerel Mahkemenin kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden temyiz sebeplerinin reddiyle HÜKMÜN, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy çokluğuyla, ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 25.12.2023 tarihinde karar verildi (Muhalif) (Muhalif)
KARŞI OY
Sanık hakkında kamu görevlisine hakaret suçundan açılan kamu davası neticesinde Bakırköy 4. Ağır Ceza Mahkemesince sanığın mahkumiyetine karar verilmiş ve bu karar Dairemizce oy çokluğuyla onanmıştır.
Avukat olan sanık ...’ın müvekkili ... adına Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmek üzere Küçükçekmece 1. Asliye Ceza Mahkemesine vermiş olduğu dilekçede hakaret olduğundan bahisle Küçükçekmece 1. Asliye Ceza Mahkemesince suç ihbarında bulunmuş bunun üzerine yapılan soruşturma, Adalet Bakanlığının izniyle sanık hakkında kamu davası açılmıştır. Ancak gerek iddianamede gerekse mahkemece yapılan yargılamada mağdurun kimliği açıkça tespit edilememiş.
İddianame, gerekçeli mahkeme karar başlığı ve mahkeme kararının içeriğinde mağdur belirlenmeden yargılama yapılmış ve sanığın mahkumiyetine karar verilmiştir. Hakaret suçları gerçek kişiye karşı işlenen suçlardan olup mağdur belirlenmeden yargılama yapılması usul ve yasaya aykırıdır. Öncelikle kararın bu sebeple bozulması gerekir.
Kaldı ki dilekçe içeriğinde mahkeme hakiminin takdir hakkını yanlış kullandığı ve suçun unsurlarını yanlış değerlendirdiğinden bahsedilmiş, dilekçe bir bütün olarak değerlendirildiğinde de sözlerin hakaret boyutuna ulaşmadığı TCK'nın 128. maddesi gereğince savunma dokunulmazlığı kapsamında kaldığı, ağır eleştiri niteliğinde olduğu ve suçun unsurlarının oluşmadığı düşüncesiyle kararın bozulması gerektiği anlaşıldığından çoğunluk görüşüne katılmıyoruz.
Yargıtay 4. Ceza Dairesi, E. 2023/13364, K. 2023/26312, 25 Aralık 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama