İçeriğe geç
AC
4. Ceza Dairesi Esas: 2023/14028 Karar: 2025/19399 Tarih: 2025

Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2023/14028 K.2025/19399

4. Ceza Dairesi 2023/14028 E. , 2025/19399 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/3805 E., 2022/3689 K. SUÇLAR : Hakaret, cinsel taciz HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi, hükmün düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama, düzeltilerek onama Yapılan ön inceleme

Karar Özeti

4. Ceza Dairesi 2023/14028 E. , 2025/19399 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/3805 E., 2022/3689 K. SUÇLAR : Hakaret, cinsel taciz HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi, hükmün düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama, düzeltilerek onama Yapılan ön inceleme

Karar Detayı

4. Ceza Dairesi 2023/14028 E. , 2025/19399 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/3805 E., 2022/3689 K. SUÇLAR : Hakaret, cinsel taciz HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi, hükmün düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama, düzeltilerek onama Yapılan ön incelemede; Bölge Adliye Mahkemesinin 21.12.2022 tarih ve 2022/3805 Esas, 2022/3689 Karar sayılı kararıyla sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince hakaret suçundan kurulan hükümler yönünden istinaf başvurusunun esastan reddine ve cinsel taciz suçundan hükmün düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildikten sonra 08.05.2023 tarihli ek kararıyla 21.12.2022 tarihli karar kaldırılarak yeniden esas incelemesi yapılıp hakaret suçundan kurulan hükümler yönünde istinaf başvurusunun esastan reddine ve cinsel taciz suçundan hükmün düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş ise de, bahse konu Bölge Adliye Mahkemesinin 08.05.2023 tarihli ek kararının hukuki değerden yoksun olduğu, Cumhuriyet savcısının temyiz isteminin sanık hakkında hakaret suçundan kurulan hükümlere münhasır olduğu, Bölge Adliye Mahkemesince cinsel taciz suçundan kurulan hükmün kesin nitelikte olduğu, bu hüküm yönünden 5271 sayılı Kanun'un 308/A maddesine göre, Bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet başsavcılığınca, sanık lehine süre sınırı olmaksızın itiraz başvurusunda bulunulabileceği, Hakaret suçundan verilen hükümlere yönelik temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı, Tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında hakaret ve cinsel taciz suçlarından verilen mahkûmiyet hükümlerine yönelik olarak Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesince hakaret suçundan kurulan hükümler yönünden istinaf başvurusunun esastan reddine, cinsel taciz suçundan kurulan hükümler yönünden hükmün düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Cumhuriyet savcısının temyiz istemi özetle: hakaret eylemlerinin kamu görevinden kaynaklanıp kaynaklanmadığı belirlenmeden eksik incelemeyle hüküm kurulduğu, Sanık müdafiinin temyiz istemi özetle; arama-elkoyma işleminin hukuka aykırı olduğuna, e-postaların müvekkili tarafından gönderilmediğine, silahların eşitliği ilkesinin ihlal edildiğine, köşe yazılarını yazan müvekkil olmadığından aleniyet hükümleri uygulanmasının yerinde olmadığına, katılanların sunduğu ekran görüntü çıktılarından başka delil bulunmadığına, cinsel taciz kastının bulunmadığına, hapis cezasının seçenek başkaca yaptırımlara çevrilebilecekken adli para cezasına çevrilmesinin kabul edilemeyeceğine, sanığın soruşturmanın genişletilmesi isteminin dikkate alınmadığına, resen gözetilecek nedenlerle hükmün bozulması gerektiğine, İlişkindir. III. GEREKÇE A.Cinsel Taciz Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Bölge Adliye Mahkemesince cinsel taciz suçundan kurulan hükümle sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince hükmolunan sonuç adli para cezasının hapis cezası olarak düzeltilmediği, sadece sanık hakkında fazla ceza belirlendiğinden bahisle düzeltme yapılmak istenirken sonuç adli para cezası düzeltilmeden hükmün düzeltilerek esastan reddine karar verilmiş olduğu ve sonuç cezanın 3600 TL adli para cezası olarak kaldığı, bu suretle Bölge Adliye Mahkemesince cinsel taciz suçundan kurulan hükmün 5271 sayılı Kanun'un 286. maddesi uyarınca kesin nitelikte olduğu, incelemeye konu suçun, 5271 sayılı Kanun’un 286/3. maddesi kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, sanık müdafiinin temyiz isteminin, aynı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca reddine karar verilmesi gerektiği belirlenmiştir. B.Katılan ... Hakkında Hakaret Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Savunma, katılan beyanı ve tüm dosya kapsamından Mahkemenin takdir ve gerekçesi yerinde bulunduğundan temyiz sebeplerinin reddine karar vermek gerekmiştir. Sanığa yükletilen hakaret eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı; Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, Cezanın kanuni bağlamda uygulandığı, Anlaşıldığından, yapılan incelemede hukuka aykırılık görülmemiştir. C.Katılan ... Hakkında Hakaret Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; başkaca nedenler yerinde görülmemiştir. Ancak; 1.5237 sayılı Kanun'un 125/3-a maddesinde düzenlenen hakaret suçunda mağdur kamu görevlisi olup kamu görevlisinin, anılan Kanun'un 6/1-c maddesinde “kamusal faaliyetin yürütülmesine atama veya seçilme yoluyla ya da herhangi bir surette sürekli, süreli veya geçici olarak katılan kişi” olarak tanımlanması, dolayısıyla her olayda, mağdurun kamu görevlisi olup olmadığının anılan maddedeki tanım çerçevesinde belirlenmesi, ayrıca hakaretin yerine getirilen kamu görevi nedeniyle yapılması, kamu görevi ile hakaret eylemi arasında nedensellik bağının bulunması gerekir. Somut olayda sanığın katılan kendisine sataştığı için suça konu maili gönderdiğinin yazı içeriğinden anlaşılması karşısında; sanığın eyleminin 5237 sayılı Kanun'un 125/2-1 maddesi kapsamında kalıp kalmadığı değerlendirilmeden ve hangi gerekçeyle katılanın yerine getirdiği kamu görevi nedeniyle yapıldığının kabul edildiği tartışılıp açıklanmadan yetersiz gerekçeyle sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 125/3-a maddesinin uygulanması, 2.Hakaret suçu mağdurun doğrudan vakıf olamayacağı bir şekilde işlendiğinde gıyapta hakaret suçu oluşmaktadır. Ancak gıyapta hakaret suçunun cezalandırılması için, failin mağdur dışında toplu veya dağınık en az üç kişiyle ihtilat ederek bu suçu işlemesi gerekmektedir. Suçun faili ihtilatı bilerek ve isteyerek gerçekleştirmelidir. İhtilat kişilerle birebir görüşerek gerçekleşebileceği gibi, üç veya daha fazla kişiye mektup göndermek, telefon etmek, SMS veya e-mail göndermek suretiyle de gerçekleştirilebilir. Ancak ihtilat unsurunun gerçekleşmesi için, failin sözleri en az üç kişinin duyabileceği bir ortamda ve şekilde söylemesi yeterli olmayıp, muhatapların bizzat anlamaları ve vakıf olmaları lazımdır. Somut olayda; sanığın katılan ...'a gönderdiği bir mail içeriğinde katılana hakaret edildiği ancak katılana yönelik hakaret içeren diğer maillerin sadece dosyadaki diğer katılan ...'e gönderildiği ve bu mailler yönünden gıyapta hakaret suçu için öngörülen "en az üç kişiyle ihtilat" öğesinin oluşmadığı gözetilmeden, sanık hakkında zincirleme suç hükümleri uygulanarak fazla ceza tayini, Hukuka aykırı bulunmuştur. IV. KARAR A.Cinsel Taciz Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenle Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi kararının, 5271 sayılı Kanun'un 286. maddesi uyarınca kesin nitelikte olduğu ve temyiz incelemesine tabi bulunmadığı anlaşıldığından, sanık müdafiinin temyiz isteminin, aynı Kanun’un 298/1. maddesi uyarınca Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE, B.Katılan ... Hakkında Hakaret Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi kararında Cumhuriyet savcısı ve sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun'un 289/1. maddesi ile sair nedenler yönünden yapılan temyiz incelemesi sonucunda isabetsizlik bulunmadığından, 5271 sayılı Kanun'un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, C.Katılan ... Hakkında Hakaret Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Gerekçe bölümünün (C) bendinde açıklanan nedenlerle Cumhuriyet savcısının ve sanık müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden, yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi kararının, 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304. maddesi uyarınca Silivri 2. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 23. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 26.11.2025 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla