KÜNYE
4. Ceza Dairesi 2023/15730 E., 2025/18335 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Kasım 2025
- Mahkemesi
- Ceza Dairesi
- Sayısı
- 2023/1554 E., 2023/1523 K.
- Suçlar
- Görevi yaptırmamak için direnme, hakaret
- Hükümler
- İstinaf başvurusunun esastan reddi
- Tebliğname görüşü
- Ret, onama
Karar Metni
517 kelime·3 dk okuma·6 bölüm
Yapılan ön inceleme neticesinde sanık hakkında; Görevi yaptırmamak için direnme suçundan kurulan hükme yönelik Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi kararının kesin nitelikte olduğu, Sanık hakkında hakaret suçundan kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Sanık hakkında görevi yaptırmamak için direnme ve hakaret suçlarından İlk Derece Mahkemesince verilen mahkûmiyet hükümlerine yönelik yapılan başvuru üzerine Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesince, istinaf başvurusunun esastan reddi kararları verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz istemi; atılı hakaret suçunda olayın polislerin kişisel alınganlıkları nedeniyle meydana geldiğine, dosyada hakaret suçu için şikayetçiler ve karakoldaki bir polisin beyanı dışında delil olmadığına, tahrik hükümlerinin uygulanması gerektiğine ve atılı suçu işlemediği için kararın bozulması gerektiğine, görevi yaptırmamak için direnme suçunda ortada görev olmadığına, mağduriyetinin olduğuna, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı uygulanmadığından bahisle kararın bozulması gerektiğine yöneliktir.
III. GEREKÇE
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç, takdir ve gerekçesi ile incelenen dava dosyası içeriğine göre, sanık hakkında kurulan hükme ilişkin olarak katılan beyanları, şikayetçi beyanı, tanık beyanları, tutanak, cd izleme ve çözüm tutanağı, cd inceleme tutanağı ve tüm dosya kapsamı ile sanığın atılı hakaret suçunu işlediğine, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının uygulanmamasına yönelik Mahkemenin takdir ve gerekçesinde hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmıştır.
Sanığa yükletilen hakaret eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanun'a uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanun'da öngörülen suç tipine uyduğu,
Ancak katılan sayısı dikkate alındığında hükümde 5237 sayılı Kanun'un 43/2. maddesinin tatbiki sırasında arttırım oranında alt sınırdan uzaklaşılması gerektiği gözetilmemiş ise de aleyhe temyiz olmadığından bozma yapılamayacağı anlaşıldığından, eleştiri dışında hukuka aykırılık görülmemiştir.
IV. KARAR
A. Görevi Yaptırmamak İçin Direnme Suçu Yönünden
5271 sayılı Kanun’un 286/2-a maddesinde yer verilen“İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ve incelemeye konu suçun aynı Kanun'un 286/3. maddesi kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, sanığın temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298/1. maddesi uyarınca, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
B. Hakaret Suçu Yönünden
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Bölge adliye mahkemesi ceza dairesi kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun'un 289/1. maddesi ile sair nedenler yönünden yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun'un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Yargıtay 4. Ceza Dairesi, E. 2023/15730, K. 2025/18335, 17 Kasım 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama