KÜNYE
4. Ceza Dairesi 2023/8108 E., 2025/13892 K.
- Karar tarihi
- 22 Eylül 2025
- Konu
- Ceza Hukuku
- Mahkemesi
- Ceza Dairesi
- Sayısı
- 2022/1104 E., 2022/1644 K
- Suç
- Görevi yaptırmamak için direnme
- Hüküm
- Mahkumiyet
- Tebliğname görüşü
- Bozma
Karar Detayı
310 kelime·2 dk okuma·4 bölüm
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında verilen hükmün, suçun 5237 sayılı Kanun'un 125/3-a maddesi kapsamında kaldığı yönünde temyiz edilmesi karşısında temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde sunulduğu ve temyiz dilekçesinde temyiz sebebine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Sanık hakkında hakaret ve görevi yaptırmamak için direnme suçlarından İlk Derece Mahkemesince verilen mahkûmiyet hükümleri Bölge adliye mahkemesi ceza dairesince kaldırılarak görevi yaptırmamak için direnme suçundan mahkumiyet hükmü kurulmak suretiyle istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz istemi, sanığın eylemlerinin ayrı ayrı görevi yaptırmamak için direnme ve kamu görevlisine karşı görevinden dolayı hakaret suçunu oluşturacağına yöneliktir.
III. GEREKÇE
Sanığın yol kontrolü yapan katılanlara yönelik davaya konu sözlerinin bir kısmının, sanığın sevk ve idaresinde olan motosiklete işlem yapılmasını engellemek amacıyla katılanların vücut dokunulmazlıklarına yönelik bir tehdit niteliğinde olduğu, bunun yanında katılanların icra etmek istedikleri alkol ölçümü işlemi sebebiyle söylediği kabul edilen sövme şeklinde sinkaflı sözlerinin ise katılanların cinsel dokunulmazlığına yönelik bir tehdit niteliğinde olmayıp hakaret suçunun unsurlarını oluşturduğu gözetilmeksizin;
görevi yaptırmamak için direnme ve kamu görevlisine karşı görevinden dolayı hakaret suçlarından ayrı ayrı mahkumiyet hükümleri kurulması gerektiği gözetilmeden, eylemin bütün halinde görevi yaptırmamak için direnme suçunu oluşturduğu kabul edilerek 5237 sayılı Kanun'un 265. maddesi uyarınca hüküm kurulması ile yetinilmesi hukuka aykırı görülmüştür.